Zihnimiz Berrak Olmalı

0
132

“Değişen Dünya ve İslam” sempozyumunda 5 nci gününün konukları TRT Türk Genel Yayın Yönetmeni Nasuhi Güngör ile SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş oldu.

Anadolu Platformu’nun düzenlediği “Değişen Dünya ve İslam” sempozyumunda  5 nci gününün konukları TRT Türk Genel Yayın Yönetmeni Nasuhi Güngör ile SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş oldu. Nasuhi Güngör, Türkiye’nin Siyasi Mücadelede yakın Tarihi Perspektifini ortaya koyarken, Ufuk Ulutaş ise Arap Baharını anlattı.

Arap Baharı’nın yaşandığı ülkeler olan Tunus, Mısır, Libya ve Suriye gibi ülkelerdeki siyasal yapılanmalarla ilgili genel bilgi veren Ufuk Ulutaş, bu ülkelerdeki İslami hareketlerin, batı dünyasında çok farklı bir şekilde konuşulduğunu ifade etti. SETA Dış Politika Direktörü Ulutaş, İslam coğrafyasında uzun süredir muhalefette olan kesimin iktidara gelmesinin de batının endişe duymasına sebep olduğuna vurgu yaptı.

Arap Baharını başlatan etkenler

Ufuk Ulutaş, dış destekli bir komplo olarak yansıtılmaya çalışılan Suriye’deki durumun, aslında ülkenin kendi iç dinamiklerinin bir sonucu olduğunu belirterek, çıkış noktasında Tunus’un yer aldığı Arap Baharı’nı başlatan etkenlerin tamamının, hatta belki daha fazlasının Suriye’de mevcut olduğuna değindi.

Türkiye’nin Suriye politikası

Türkiye’nin Suriye ile bu kadar ilgilenmesinin coğrafi, kültürel pek çok sebebinin bulunduğuna işaret eden Ulutaş, “ Suriye’nin Osmanlı uzantısı olması, kültürel benzerlikler, sınırlarımızdaki akrabalık bağları ve daha pek çok unsurun Türkiye’yi sürece müdahil konuma taşımıştır” şeklinde konuştu.

Tüm bu sebepler ışığında Türkiye’nin, Suriye konusunda nasıl bir politika izlemesi gerektiği konusunda da düşüncelerini aktaran Ulutaş, Türkiye’ nin, Arap Baharı öncesi izlediği politikadan başlayarak bugün geldiğimiz noktayı değerlendirdi.

Türkiye yanı başında yaşanan olaylara kulak tıkayamazdı…

Türkiye, Esad rejiminin halktan gelen taleplere kulak tıkaması, Tunus’la başlayıp tüm Ortadoğu coğrafyasını saran halk hareketinin Suriye’ye de sıçramasının ardından, uyarı ve eleştiri yollarını takip ettiğini söyleyen Ulutaş, “Kendisine Suriye halkının yanında bir konum belirleyen Türkiye, yapabileceklerini büyük ölçüde yaptı. Türkiye bu aşamada oyun kurucu konumunda. Konumundan dolayı da Ortadoğu’da çıkar güden küresel güçlerle mücadele halinde” dedi.

Ekmek ve insanlık onuru

Mısır’ı devrime sürükleyen gerekçelerin Arap Baharından etkilenen diğer Arap ülkelerindekilerden farklı olmadığına da dikkat çeken Ulutaş, devrimin nedenlerini “ekmek” ve “insanlık onuru” kavramlarıyla açıkladı. Bu devrimin, senelerce diktatörlük rejimiyle yönetilmiş Mısır halkının iradesini yönetime yansıtmak istemesi olarak izah edilebileceğini belirten Ulutaş, senelerce askeri diktanın ve istihbarat sultasının baskısı altında olmanın verdiği rahatsızlıkla halkın sokağa döküldüğünü söyledi.

 Hadiseler karşısında kuşkulu düşünmeye açığız

TRT Türk Genel Yayın Yönetmeni Nasuhi Güngör ise; Türkiye’nin siyasi mücadelede yakın tarihi perspektifini anlattı. Türkiye’de ki Müslümanların hadiseler karşısında net tavır sergileyemediklerini, kuşkuya düşmeye açık olduklarını ifade ederek sözlerine başlayan Güngör, “Bugün burada gerçekleşen sempozyum, Anadolu Platformu’nun bu konuda sergilediği dik duruşunda bir göstergesi. Onun için burada bulunanlara teşekkür ediyorum” dedi.

Zihnimiz berrak olmalı

Türkiye’de ki Müslümanların Arap Baharını nasıl yorumladıklarını bir düşünün diyen Güngör, “Pek çoğumuz bir rüzgarla, ‘Arap Baharı’ Kışa döndü söylemlerine inanıyor. Buda olaylara kuşku içinde bakmamızdan kaynaklanıyor. O nedenle zihnimizin berrak olması gerek” şeklinde konuştu.

Batının oyunu

Arap Baharı ile ortaya çıkan olayların batının bir oyunu olarak değerlendiren Güngör, batının İslam coğrafyasını bölüp parçalamak istediğini ileri sürdü. Bu güçlere karşı Müslümanların birlikte olmaları gerektiğini belirten Güngör; karşı karşıya değil, yan yana İslam coğrafyasına sahip çıkılması gerektiğini kaydetti.

Gezi olayları uluslar arası güçlerin oyunu

Bugün Mısır’da yaşanan olayın bir benzerinin Türkiye’de Gezi olayları ile yaşatılmak istendiğinin de altını çizen Güngör, “Gezi olayları bizi terbiye etmek, topyekün hükümeti düşürmeye yönelik yapılan bir harekettir. Uluslararası güçlerin bir oyunudur. Bugün Hükümetimiz dik duruşu ile bu olayları yatıştırmıştır. Ancak ben bu olayların böyle kapanacağını sanmıyorum. Bu Uluslararası güç gençlerimizi hedef almıştır. İnşallah benim düşündüğüm gibi bu olaylar tekrarlanmaz” dedi.

Açık kapatılmalı

Türkiye’de entelektüel bilgiyle siyasi bakış açısının arasındaki açığın   kapatılması gerektiğine de dikkat çeken Güngör, “Bu açık kapatılmadığı sürece, siz sadece Suriye’ye, Mısır’a ilgi gösteriyor gibi görünürsünüz” dedi.