Yüreğine Dokunulmamış Çocuk Kalmasın

0
188

Evde Karakter Eğitimi Çalıştayı Gerçekleştirildi

Anadolu Platformu, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu tarafından tertip edilen “Değişen Dünya’da Çocuğun Karakter Eğitimi” üst başlıklı Hizmetiçi Eğitim Çalıştayı, yurdun dört bir yanında insana dair her alanda eğitim, kültür ve sosyal içerikli faaliyetler sürdüren altmışı aşkın Sivil Toplum Kuruluşuna mensup yüzotuz eğitim gönüllüsünün katılımı ile 26/27 Ekim 2013 tarihlerinde Ankara’da Keçiören Belediyesi ev sahipliğinde Necip Fazıl Sahnesi’nde yapıldı.

Anadolu Platformu ve Evde Karakter Eğitimi Komisyonu tanıtım sinevizyonları gösteriminin ardından, açılış konuşmalarını yapmak üzere kürsüye davet edilen Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR, “Çalıştay programımızın ana hedefi; aynı amaca yönelik faaliyetlerini sürdürmekte olan siz çok değerli eğitim gönüllülerinin bir araya gelmesi, tanışıp – kaynaşması, bilgi ve tecrübelerini paylaşması, konularda ortak bakış ve uygulama birlikteliğinin sağlanmasıdır. Tüm bunların yanı sıra örneğin; atölye çalışmaları vesilesi ile katılımcıların birlikte çalışma fırsatı yakalamaları, alanında uzman kişilerden seminer almaları da elbette ki çok değerli görülmelidir. Unutmamak gerekir ki çocuklarımız Allah’ın bize emanetidir. Bir toplumun geleceği iyi yetişmiş ve karakter sahibi çocuklara bağlıdır. Bir insanı ahlaken eğitmeden yalnızca zihnen eğitmek topluma problem kazandırmaktır. Bizler çocuklarımızın sevgiyi, duyarlığı, paylaşmayı, sorumluluğu, samimiyeti ve daha birçok erdemi hayatın içinde öğrenmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu proje nesillere karşı sorumluluğumuzu yerine getirme çabasıdır, umut olmaktır ve bir özgürleşme hareketidir. Dolayısı ile yüreğine dokunulmamış çocuk kalmamalıdır. Evde Karakter Eğitimi Projesinin bugünlere gelmesinde büyük emeği olan, ülkemizin dört bir yanından büyük fedakârlıklar göstererek programa katılan siz değerli eğitim gönüllülerine çok teşekkür ediyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.

Programa ev sahipliği yapan Keçiören Belediye Başkanı Vekili, Keçiören Belediyesi Sosyal İşler Müdürü Tekin BAŞER, yapmış olduğu selamlama konuşmasında “Çok önemli bir tespitte bulunarak kendisini çocuklarımızın manevi değerlerimizle buluşturulması yüksek hedefine adamış siz değerli eğitim gönüllülerini kutluyorum. Yıllardan beri sürdürmekte olduğunuzu öğrendiğim ve büyük heyecan duyduğum çalışmalarınızın yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi bakımından bizlere düşen her türlü katkıyı vermeye hazırız.” dedi.

Anadolu Platformu, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu Başkanı Yunus EREN, “Evden Evrene Yeni Bir Nizamın Adı: Evde Karakter Eğitimi Projesi” konulu sunumunda, “Paylaşımcı ve şahsiyet odaklı eğitim anlayışında özgün bir yürüyüş olan Evde Karakter Eğitimi Projesi ile yaşam içerisinde inisiyatif alabilen, görüş ortaya koyabilen, özgür ve özgün bireyler yetiştirmek istiyoruz. ‘Proje niçin ev merkezlidir, niçin evlerimiz?’ sorusunun cevabını Cenab-ı Allah, ‘Evlerinizi mescidler edininiz.’ diyerek vermektedir. Bu ilahi bir işarettir. Proje; bilginin kutsandığı bir çağda erdemi, başarının öncelendiği bir zihniyette iyiliği ve bireysel çıkarlara karşı toplumsal duyarlığı inşa etme kaygısıdır. Arzumuz, değer merkezli bir bakış açısı ile duygu ve düşünce dünyalarına erdemin hâkim olduğu çocuklar yetiştirmektir. Aynı zamanda mücadele ruhunu çocuklara aktarabilecek eğitimciler yetiştirme azmindeyiz.Bizler, bir taraftan yeni ufuk açıcı projeler üretirken; diğer taraftan yalın, basit , sıradan, mütevazi duyarlılıklarımızı unutmamamlıyız. Amatör ruhumuzu koruyarak profesyonelleşmeliyiz.” dedi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Görevlisi Mehmet AKYÜZ, “5-10 Yaş Arası Çocukların Gelişim Dönemlerine Göre Çocuklara Yaklaşımlar” konulu sunumunda “Beş-on yaş dönemi orta çocukluk dönemidir. Bu dönemde çocuklar yavaş yavaş aileye olan bağımlılıklarından kurtulmaya başlarlar. Daha düne kadar rahat rahat oyun oynayabiliyorlarken artık ebeveynleri sürekli olarak derslerini gündeme getirmektedir. Bu nedenle verilecek ahlak eğitiminin çocukların eğlenerek öğrenmelerini mümkün kılabilecek tarzda ve doğal süreçler dahilinde tasarlanmış olması gerekir. Örneğin; gezi-gözlem programlarıyla ya da topluca yapılacak etkinlik ve faaliyetlerle. Çocuklar bizleri çok iyi anlarlar, hiçbir şeyi gözden kaçırmazlar, varsa çelişkileri hemen tespit eder ve gündeme getirirler. Sürekli soru sorarlar. Belki yaşamış oldukları belirli olaylara dayalı olarak büyüklerinin beklentilerine uyumlu davranmaya, -mış gibi görünmeye çalışabilirler. İşte bu yanlışa düşülmemelidir. Çocukların önyargıları yoktur. Dolayısı ile gayet girişken ve üretkendirler. Sosyal yaşamlarında karşılaştıkları birtakım olaylara paralel çekinik hale gelmemelerine dikkat edilmelidir.” dedi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Yaşar ÇIRAKLI, “Materyallerle ve Drama Yöntemi ile Ders Anlatımının Çocuğun Değer Gelişimine Katkısı” konulu sunumunda “Günümüzün klasik eğitim öğretim şartlarında çocuklar ağırlıklı olarak sınıflara, sıralara, kitaplara ve genellikle de tek yönlü bir iletişime muhatap olmaktadırlar ki bu durum sağlıklı bir öğrenme imkânını cidden sıkıntıya sokmaktadır. O halde ahlak derslerinin çocuklarda herhangi bir sıkılma ve ilgisizliğe yol açmadan yapılması gerekmektedir. Dersin takibini ve çocuklarda kalıcı izler bırakmasını mümkün kılacak birtakım öğelere ihtiyaç duyulmaktadır ki bunlar materyaller ve drama teknikleridir.” dedi.

Anadolu Platformu Evde Karakter Eğitimi ARGE Komisyonu Üyesi Fazilet SEVİÇ, Evde Karakter Eğitimi Projesinin yenilenen eğitimci kitaplarının tanıtımını yaptığı sunumunda “Ar-Ge Grubu olarak yaklaşık iki yıldır çok büyük fedakârlık ve emeklere dayalı çalışmalarımızı tamamlamış bulunuyoruz. Hepimiz, alanda hissedilen yenilenme ihtiyacının karşılanabilmesi ve çalışmaların daha verimli kılınabilmesini hedefledik. Öyle sanıyoruz ki bu hedefimizi büyük ölçüde yakaladık. Eğitim alanında meydana gelen gelişmelere duyarlık göstermeyi sürdüreceğiz.” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Özcan KARS, Üstün Zekâlı ve Yetenekli Çocuklarla Karakter Eğitimi” konulu sunumunda “Üstün zekâlı ve üstün yetenekli olmak bir hazır bulunuşluk durumudur. Ancak, uygun yönlendirmelerde bulunulamadığı zaman ne yazık ki bu özellikler sönümlenmektedir. Gün itibarı ile alanda hizmet üreten kurum ve kuruluşlar gerek sayıca gerekse de nitelik olarak oldukça yetersiz durumdadır. Her durumda bilinçli veli profili mutlak gerektir. Çocukların körelmesine göz yumulmamalı, bilimsel temelli desteklerle önleri açılmalıdır. Bunun yanı sıra ortalama zeka ve yetenek seviyesinde yer alan çocukların çok yönlü gelişimlerinin desteklenmesi de asla göz ardı edilmemelidir. ” dedi.

Günümüz çocuk edebiyatı alanının güçlü isimlerinden Mevlana İdris ZENGİN, “Hatıra, Hikâye ve Nüktelerle Çocukta Din Eğitimi” konulu sunumunda “Çocuklarınızın gerçekten iyi insanlar olmasını istiyorsanız, onlara ayırdığınız nitelikli zamanı en az iki katına çıkartmalısınız. Özellikle sanal alemin çocuklar için oluşturduğu risklerin indirgenmesi hususu bununla çok yakından ilgilidir. Manevi değerlerimizin çocuklara aktarımının istendik yaygınlık ve kalite düzeyinde sağlanabilmesi, örgütlü iyilik çalışmalarının geliştirilerek sürdürülmesini gerektirmektedir.” dedi.

Sosyal Hizmet Uzmanı Hacer BAŞER, “Çocuk Evleri ve Evin Okulculuğu” konulu sunumunda “Doğan her çocuk yeryüzünden Allah’ın umudunu kesmediğinin belirtisidir. Dolayısıyla her çocuk sevgiyi hak eder. Ne yazık ki toplumumuzda değişik nedenlerle ailesinden ayrı düşmüş pek çok çocuk bulunmaktadır. Bu çocukların tek ihtiyacı aile ortamı doğallığında bir sevgi ile tanışabilmeleridir. Bu noktada herkesin üstlenebileceği ciddi sorumluluklar bulunduğunu biliyorum.” dedi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhittin OKUMUŞLAR, “Çocuğun Ahlak Tasavvurunun Oluşmasında Hikâyelerin Önemi” konulu sunumunda “Çocuklara kazandırmaya çalıştığımız ahlaki değerleri günün şartlarını göz önüne alarak anlatmak zorundayız ki buna o kişinin bugününe gitmek ya da pedagoji diyoruz. Çocuklarla olan paylaşımlarımızda ‘ Bu durumdan da bu ders çıkar.’ demek gibi bir zorlamaya gidilmemelidir. Çünkü çocuklar anlamaları gerekeni zaten anlarlar. Onlara algı normlarını kazandırmayı denemeliyiz. Zihni arka planı verebilmeliyiz. Şabloncu bir algı sahibi olmalarının hiçbir anlamı olmayacaktır. Öte yandan yaşı ilerleyip benzer olayları yaşadığında, o zaten gerekli bağı kuracak ve sağlıklı tepkiler üretmeyi başarabilecektir. Güncel bir durum olarak çocukların sosyal medya ile olan bağlarının pratikte sıfırlanamayacağı gerçekliğinden hareketle sağlıklaştırılarak olumlu yönde kullanımının denenmesi gerekmektedir.” dedi.

Katılımcıların gruplara halinde gerçekleştirmiş oldukları “Karakter Eğitiminde Çocuğa Ufuk Verebilme” , “Evde Karakter Eğitiminde Sürekliliği Yakalamak İçin Verimliliği Artırmak” , “Evde Karakter Eğitiminin Çocuğun Kişisel Gelişmesine Etkisi ve Önemi” ve “Çocuk Eğitiminde Din Dilini Yakalamak” konulu atölye çalışmaları sonucunda ortaya çıkan değerlendirme raporları grup sözcüleri tarafından okundu.

Programa ev sahipliği yapan Keçiören Belediye Başkanı Vekili, Keçiören Belediyesi Sosyal İşler Müdürü Tekin BAŞER’e ve Hizmetiçi Eğitim Çalıştayı seminer sunumcularına programa olan katkılarından dolayı plaket takdim edildi.

Evde Karakter Eğitimi Komisyonu eğitim gönüllülerinden; program boyunca elde etmiş oldukları kazanımları, evlerine döndüklerinde programa katılma fırsatı yakalayamayan diğer eğitim gönüllülerine de aktarmaları gerektiği hatırlatıldı ve topluca hatıra fotoğrafları çekildi.

Sergilemiş olduğu eşsiz ev sahipliği ve konukseverliği ile gönüllere taht kuran Keçiören Belediye Başkanı Vekili, Keçiören Belediyesi Sosyal İşler Müdürü Tekin BAŞER’e, sunumculara, eğitim gönüllülerine ve programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür edilerek programa son verildi.