Yeni Türkiye’nin Paradigması Bu Meydanlardan Çıkacak

0
111

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir birinci haftasına giren FETÖ’cü darbe girişimine karşı Demokrasi Meydanı’nda sürdürülen eylemde bir konuşma yaptı.

Bülbülzade Vakfı başkanı Turgay Aldemir, Gaziantep Demokrasi Meydanı’nda sürdürülen nöbette bir konuşma yaptı.

Konuşmasında yeni Türkiye’nin paradigmasının, muştusunun ve destanının bu meydanlardan çıkacağını belirten Aldemir şunlar dile getirdi:

“Kıymetli kardeşlerim Allah’ın selamı rahmeti bereketi hepinizin üzerine olsun.

Rabbimiz, “bir uçurumun kenarında idiniz, sizi oradan alıverdim. Ve sizleri kardeşler kıldım” buyuruyor. Daha geçen hafta Kürt, Türk, Arap, Suriyeli diye ayrışmış, televizyonlarda birçok tartışmaların konusu olmuştuk. Ama hamdolsun, ülkemin tüm meydanlarında yeni bir milletin, yeni bir uyanışın sizler vesilesiyle doğumuna şahitlik ediyoruz.

Değerli kardeşlerim,

Direniş bayramınız, uyanış bayramınız, yeni bir milletin doğum bayramınız kutlu olsun. Bilin ki artık bizi Kürt, Türk, Arap, Sünni, Alevi diye ayıramayacaklar. Bu ayrımların hepsi sunidir. Bugün aramızda bir tek ayrılık vardır, hainler ve hainlere karşı direnen bu şanlı insanlar. Bugün ahlakın, erdemin, ahlaki asaletin hainlere, bu milletin arını, namusunu, zekâtını, infakını tertemiz gençlerini emperyalistlere kurban eden hainler vardır.

Bu kavga hak batıl kavgasıdır. Bu savaş yerli olanlarla emperyalistler ve onların uşakları arasındadır. Bugün yeniden millet olurken, bizi onlardan ayıran tek şey bu meydanda bulunanlar 1000 yılı aşkındır Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla adaletin sancağını bu topraklarda dalgalandıran ve hâkim kılan Anadolu’daki büyük irfan mektebine yaslanmaktadır. Bu savaş Allah’a adananlarla, inananlarla tüm şer odaklarının uşakları arasındadır.

Kıymetli kardeşlerim,

Direniş ruhu yeniden canlandı. Millet olma bayramını yaşarken, size şunu sorarlar artık; nerde doğduğunuzu sorduklarında, deyin ki milletin direniş meydanlarında doğduk ve yeniden doğduk. Eğer bir ülkeye giderseniz sizlere vatanınızı sorarlarsa deyin ki darbelere, yedi düvele, tüm işbirlikçilerine karşı direnen bir milletin vatanından geliyorum deyin.

Değerli kardeşlerim,

Ülkemizin meydanları ayrıştırılmıştı. Bazı meydanlar, bazı kesimlere topluluklarımıza has kılınmıştı. Bugün Taksim meydanından, Antep meydanına, Konya meydanından Van meydanına, Diyarbakır meydanından, İzmir Konak meydanına tüm meydanlar Anadolu insanının yeniden doğum mektebidir.

Değerli kardeşlerim,

Sevgili gençler, bilin ki bu meydanlar artık bizim yeni üniversitemizdir, yeni kampüslerimizdir, yeni fikirlerin, düşüncelerin hayat bulduğu, mayalandığı ocaklardır.

Kıymetli kardeşlerim,

Bu ocaklar yeni Türkiye’nin üniversitesidir, 15 Temmuz tarihçiler için yeni bir milat olacak. Bilin ki tüm peygamberlerin mektebi o şehirlerin meydanları olmuştur. Bugün de yeni Türkiye’nin yeni paradigması, yeni muştusu, yeni türküsü, bestesi, filmi ve yeni destanı bu meydanlardan çıkacak.

Değerli kardeşlerim,

Şunu hepinizin yüreğinde içselleştirmesi lazım, biz 15 yıllık süreçte milletimizle bütünleştik. Sosyal devleti toplumun içine indirdik. Hamdolsun, emeği geçenlerden rabbim razı olsun.

Yerli tank ürettik, yerli uçak üretiyoruz, yollar, köprüler yapıyoruz, ama yeni bir kafa, yeni bir düşünce, yerli bir fikir, yerli bir insan üretemedikçe emperyalistlerin NATO’nun eğitim konseptinde yetişen her insan önce onlara bağlılığını bildiriyor. Bunun için yerli bir kafayı bu meydan üniversitelerinde yetiştirmemiz gerek. Aksi takdirde yerli tankları, uçakları kullanan emperyalist kafalar bize karşı kullanmaya devam eder. 

Değerli kardeşlerim,

Bunun için bakın en fazla Fetullahçı terör örgütünün mensuplarının yuhalandığı yer okullarımız olmuştur. Evlatlarımızı çaldılar, bunun için yeni bir eğitim paradigmasını o tarihi geçmişimize yaslanarak inşa etmedikçe, bu emperyalistlerin bize dayattığı eğitim politikaları uşak ruhlu, ur taşıyan, rabbinden uzak ama efendisine, emperyalistlere beynini kiraya veren insanlar yetiştirir.

Değerli kardeşlerim,

Her darbe bu ülkede bir toplum kesimini kullanarak yapılmıştır. Solculardan ulusalculara, Kemalistlerden Alevilere ve bugün devşirilmiş Fetullahcı terör örgütlerine gelinmiştir.

Değerli kardeşlerim,

İnsanı kâmil yapan aklıdır, yüreğidir. Ne olur sevgili gençler yüreğinizi, aklınızı kimseye kiraya vermeyin. Başınızı rabbinizin huzurundan başka hiç bir düşüncenin karşısında eğmeyin.

Değerli kardeşlerim,

Başınızı eğmeyin ki, sizi kullanmaya kalkmasınlar. İnsanı insan yapan, iradesiyle verdiği kararlardır. Eğer sözüm ona eğitimli bir asker, binbaşı, yüzbaşı, general bunca eğitime rağmen içinden doğduğu millete uçaklarla saldırılıyorsa bu eğitim sistemi topyekûn sorgulanmalıdır.

Sevgili kardeşlerim,

Bilin ki özgürlük bedel ister. Gerektiğinde yeni bedeller istendiği zaman var mısınız? Duyuyoruz ki, birileri yeni hareketlilik peşinde, o şehadete koşan kardeşlerimiz gibi direnmeye var mısınız?

Değerli kardeşlerim,

Bedeli ödenmeyen özgürlük, sunidir. Sizin elinizden alınır. Onun için, özgürlüğünüz için sürekli bir çaba, gayret ve bedel ödeme sözünü veriyor musunuz?

Kıymetli kardeşlerim,

Şunu unutmayın, İslam’ı, Müslümanları, tarihte özne yapan adalettir. Adaleti, toplumun tüm kesimlerinde hâkim olması için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Unutmayın, halk adalet şuuru olmayanların özgürlük bilinci olamaz, oluşamaz.

Değerli kardeşlerim,

Bu kutlu yürüyüşümüz, şu aziz meydanda kadınıyla erkeğiyle günlerdir devam ediyor. Ne mutlu burada bu direnişi gösteren sizlere. Allah’a emanet olun. Yürüyüşünüz adalet, mücadeleniz kutlu olsun.”