Yeni Türkiye ve Değerler

0
200

Anadolu Platformu tarafından 20- 25 Ağustos tarihlerinde Sakarya Kuzuluk’ta düzenlenen “Değişen Dünya ve İslam” konulu sempozyumda “Yeni Türkiye” konusu ele alındı.

Yeni Türkiye inandığı değerler üzerinden yürüyecek

Mehmet Alpcan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Yazar Ömer Altaş; AK Parti Sonrası Değişen Türkiye, Yazar Hikmet Gök ise; Eski ve Yeni Türkiye’de Medya Manzaraları üzerine konuştu.

Moderatör Mehmet Alpcan,”Değişen Dünya ve İslam” konulu sempozyumun bugünkü oturumunda eski ve yeni Türkiye’yi değerlendireceklerini belirtti. Suriye’de yaşanan katliama dikkat çeken Yazar Ömer Altaş ise son günlerde güne hep acılarla uyandıklarını söyledi. Altaş  “Suriye’de tarihin en kanlı diktatörü tarafından kadın, çoluk-çocuk demeden insanlar acımasızca katlediliyor.  Bunun suçlusu kim? Bunların hepsi batının birer kuklası. Bunların demokrasisi kendilerine. Bunlar kendileri dışındakilere zulüm yaparlar. Bugün Suriye’de kimyasal silahlar deneniyor. Bunların toplumumuzun temsil ettiği zihinle sorunları var” dedi.

2007 Türkiye’nin dönüm noktası

AK Parti’nin 2002 yılında siyasete girmesinin Türkiye için bir dönüm noktası olmadığının altını çizen Altaş, Türkiye için asıl dönüm noktasının 2007 yılı olduğunu söyledi. 2002 ile 2007 yılları arasının sakin geçtiğini kaydeden Altaş, “2007 yılına kadar devlet Kemalist bir yapıda gidiyordu. 2007’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile bu yapı kırıldı. Amerikalı Neo-conlar (sermayeyi elinde tutan güç) için hazırlanan raporda, ‘AK Parti Türkiye’de sistemin dağlarını yerinden oynatmıştır’ ibaresi yer aldı. Türkiye 2007’den sonra batılı olmaktan uzaklaşmaya başladı. Bunun üzerine batı, ellerinden gelen bütün komplo teorilerini ortaya koymaya başladı. Gezi Parkı olayları da bunlardan biriydi. Ama başarılı olamadılar” dedi.

Müslümanlığın sonsuz bir yürüyüş olduğunu ifade eden Altaş, yeni Türkiye’nin inandıkları değerler üzerinde yürüyeceğini vurguladı.

“Din haber ise verilen her haber verenin dinine dair özellikler taşır” diyen Hikmet Gök, eski ve yeni Türkiye’de medya manzaralarına ilişkin karşılaştırmalar yaptı.

Teknolojik devrim

Radyonun medyada ilk teknoloji devrimi olduğunu söyleyen Gök, “Radyonun özelliği sizi işinizden alıkoymadan herhangi bir fiziki ve mali efor sarf etmeden size ulaşmasıydı. Sonra televizyon geldi, sese görüntü eklendi. Ancak sizi sabit bir noktada tutma gibi bir durumu var. Şimdi de hayatımıza internet girdi. İnternet aşaması televizyon, radyo, gazete, telefon vs. hepsinin bileşeninin olduğu yeni bir aşama. İnternetin, cep telefonları ile birleşmesiyle birlikte günün her anı her ortamda iletişimi mümkün kılar hale geldi” dedi.

Aktörleri iyi tanımamız gerek

İnsanoğlunun hayatındaki bütün teknolojilerin askeri nedenlerle geliştiğini ileri süren Gök, “Bu klasik bir tespittir. Baltadan tutun evinizdeki elektrik süpürgesine, arabadan uçağa ve internete kadar her şey savaşın araçları ve silah olarak geliştirilip, günlük hayatımızın içine girmiştir. Medya da bunlardan biri. Bugün nasıl bir medya yapısının mevcut olduğu ve yarın nasıl bir yapı ve gelişme süreci olacağı en temel sorumuz. Bu soruya net ve sağlıklı cevaplar verebilmemiz için dünün sistematiğini ve bu sistematiği oluşturan aktörleri iyi tanımamız gerekir” şeklinde konuştu.

Değişim ve dönüşüm medyada da gerçekleşiyor

Modern dönemde bir form, bir yapı, bir yönetim aracı olarak şekillenen medyanın, o ülkenin ve hatta emperyalist ve küresel güçlerin yapılanmasından farklı, bağımsız olmadığına dikkat çeken Gök, sözlerine şöyle devam etti;

“Medya; yapısal ve ekonomik olarak olmadığı gibi zihinsel, değerler bağlamında da kopuk, bağımsız ve ayrı değil. Yani her dönemde, her bölgede, her ülkede nasıl bir siyasal sistem, nasıl bir ekonomik işleyiş, nasıl bir toplumsal düşünce, dini vs. varsa, medya da aynı formatı taşır. Şu anda varılan noktadaki medya imkanları ve yapılanmaları ‘bizim’ değil, ‘diğerleri’ tarafından şekillendiği için onların ahlaki, siyasi, mali, duygu ve kültürel kodlarını taşıyor. AK Partiyle birlikte devlette gerçekleşen değişim ve dönüşüm en yavaş ve sancılı şekilde medyada da gerçekleşiyor. Son dönemde şahit olduğumuz olaylar bunun yansımalarıdır.

Yeni Türkiye’nin medyasını gençler oluşturacak

Yeni Türkiye’nin medyası oluşma sürecine girdi diyebiliriz. Siyasal etkilerin sermayedeki ve dolayısıyla medyadaki yansımalarını yaşıyoruz. Çünkü gazetecilik kelimeler ve cümlelerle yapılıyor. Yeni Türkiye’nin medyası bundan sonra sermaye boyutunda ve zihinsel boyutta oluşacaktır. Bunu da biz değil şu anda 20 yaşında olan gençler yapacak.”

Konuşmacılar katılımcılardan gelen soruları yanıtlarken, program sonunda da konuşmacılara plaket sunumu yapıldı.