Ana Sayfa Kuruluşlar Anadolu Öğrenci Birliği Yeni Anayasa İçin 2012 Üniversiteli Fikir

Yeni Anayasa İçin 2012 Üniversiteli Fikir

0
Yeni Anayasa İçin 2012 Üniversiteli Fikir

Türkiye Cumhuriyeti halkı 1921 anayasasından sonra ilk defa kendi anayasasını yapabilme fırsatına kavuşmuştur.

Ancak meclisteki siyasi partilerin süreci kavgaya dönüştürmeleri ve parti ideolojilerinin halkın menfaatlerinden fazla öncelemeleri hali halkın anayasasını ideolojilere ve çıkar çatışmalarına kurban etmeye doğru götürmektedir.

Halkın geleceğini ve “Büyük Türkiye” idealini ipotek altına alan bu gereksiz kamplaşma haline medyanın tüm organları da bir şekilde taraf olmakta ve medya eliyle yeni kamplaşmalar oluşmaktadır

Yine hükümetin anayasa sürecinde sivil toplum kuruluşu algısının mesleki ve ekonomik örgütlerle görüşmek olduğu gerçeği de yeni anayasa yapım sürecinde ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu anayasa, Türkiye’de yaşayan tüm halkın geleceği olma hükmünde olacaktır bundan dolayı bizler Anadolu Öğrenci Birliği olarak 2012 üniversite öğrencimizin yeni anayasa ile alakalı görüşlerini TBMM Anayasa Komisyonuna ulaştıracağız.

Ve Türkiye’deki her bir bireyin kendi anayasasıyla alakalı görüşünü TBMM Anayasa Komisyonu’na göndermesini önemle öneriyoruz.

Görüşlerimi nasıl komisyona ulaştırırım?

1. Adım:

https://yenianayasa.tbmm.gov.tr/gorusgonder.aspx

linkini internet tarayıcımızdan açıyoruz.

2. Adım:

Karşımıza TC kimlik numaramızın istendiği bir ekran gelecektir. TC kimlik numaramızı yazıp karşımıza çıkan foruma görüş ve önerilerimizi yazıp yolluyoruz.

TBMM Anayasa Komisyonu kendisine giden hiçbir görüşten dolayı inceleme,kovuşturma vb. bir süreç başlatmayacağını da garanti etmiştir.

Tüm Anadolu Öğrenci Birliği üyeleri ve destekçileri kendi özgün ve özgür görüş ve önerisini lütfen TBMM Anayasa Komisyonu’na ulaştırsın.

Örneklik teşkil etmesi amacıyla bazı teklif öneriler şunlardır:

Anadolu Öğrenci Birliği’nin de üyesi olduğu Anadolu Platformu’nun

 

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ

GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ:

 

Yaşadığımız şu dönemde toplumsal sosyolojinin gerisinde kalmış, ideolojik bir anayasa mevcut. Aslında Kemalizm’e dayalı olan bu anayasa, halkın sosyal hayatında ve vicdanlarda fiilen mülga olmuş durumda. Yaşadığımız coğrafyanın tarihi ve ruhuyla bağdaşmayan darbe anayasası miadını çoktan doldurmuştur. Bu anayasaya dayalı mevcut devlet yapısı da insanımızın ve yeni koşulların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Artık devlet ve millet olarak 82 Anayasası’nın etrafımıza ördüğü duvarları ortadan kaldırmalıyız. Sahip olduğumuz değerlerle örtüşen; zamanın ruhuna hitap eden bir “anayasamız” olmalıdır.

 Yeni anayasanın oluşmasına katkı sunmak amacıyla Anadolu Platformu olarak aşağıda belirtilen ilkelerin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.

 1. Anayasal karar halka aittir. Kurumları oluşturacak olan da halk iradesidir. Bu nedenle darbe anayasalarının öngördüğü ‘halka rağmenci’ kurumların yerine anayasa yazma ve yasalaştırma çalışmasını halkın görüşleri ve istekleri üzerinden oluşturulacak “genel esas ve ilke” raporları çerçevesinde yapılmalıdır. Bu çerçevede 82 Anayasasında yer alan başlangıç metni yeni anayasada bulunmamalıdır.

 2. Kuruculuk “halkla başlayan, meclisle devam eden ve halkla biten” bir süreç olarak tanımlanmalıdır.

 3. Yeni anayasa yasalaştırma süreci eski anayasadan bağımsız olarak, onu referans almaksızın, özgün bir meclis kararı ile yürütülmelidir. Bu nedenle mecliste ortaya çıkacak temsil eksikliğini gidermek üzere, parlamento dışı siyasi partileri ve sivil yapıları da anayasa yapım sürecine katacak mekanizmaların oluşturulması gerekir.

 4. Anayasada hiçbir kutsiyet, değiştirilmez dogma veya ırkçı-şoven, ötekileştirici, dışlayıcı kavrama ve yaklaşıma yer verilmemelidir. Yapılacak anayasada hiç bir etnik tanımlama olmamalıdır. Darbe anayasalarının özgürlük maddelerinde yer alan “ama”lar, ‘ancak’lar olmamalıdır.

 5. Özgürlükçü demokratik bir düzen inşa edilmeli; demokratik siyaset dışında hiçbir odağın, zümrenin veya vesayet yapısının siyasal alanı belirlemesine imkân tanınmamalıdır. Mevcut anayasada olduğu gibi toplumsal sözleşmenin, bir tarafın lehine değişmez maddeleri olamaz. Özgürlük ve toplumsal taleplerin karşılanması devletin varlık nedeni olarak kabul edilmelidir.

 6. Bütün vatandaşlar devlet nezdinde eşit olmalı ve bu anayasal güvence altına alınmalıdır.  Eşitlik ve sosyal adalet temel ilke olarak benimsenmelidir. Vatandaşlık, hiçbir etnik kökene bağlı olmaksızın Türkiye toplumunda yaşayan tüm halkları kapsamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşayan herkes eşit olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı sayılmalıdır.

 7. Yeniden tanımlanacak hukuk devleti ilkesine göre, devlet organlarının, kendilerini var eden ve toplumun özgür iradesiyle oluşacak anayasa ve yasaların belirleyeceği hukuksal çerçeve içinde kalması sağlanmalıdır.

 8. Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalıdır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmalı, yargı birliği sağlanmalı ve denetim altına alınmalıdır. Milli Güvenlik Kurulu ve Yüksek Askeri Şura, Başbakanlığa bağlı bir kurum olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Askeriyenin uygulama ve bütçeleri sivil denetimlere açık ve şeffaf olmalıdır.

 9. İlk ve ortaöğretim kurumları ayrım yapılmaksızın Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde olmalıdır. Askeri liseler, sağlık liseleri vb.

10. İster federatif, ister üniter devlet yapısı tercih edilsin; demokratik katılım yerelden itibaren, her bir farklılığın kendini kurucu ve değerli olarak göreceği biçimde inşa edilmelidir. Bu minvalde yerel yönetimlerin yetkilerini artırarak, güçlendirecek siyasal sisteme daha fazla katılımını sağlayacak kamu yönetimi reformu yapılmalıdır.

11. Demokratik hukuk devleti bütün inanç gruplarının ve yaşam biçimlerinin teminatıdır. Din ve vicdan hürriyeti devletin müdahale alanı olmaktan çıkarılmalıdır. Ülkemizin toplumsal yapısı ve yaşadığı süreç göz önünde tutularak, bugüne kadar çok suiistimal edilen ve yanlış uygulamalara dayanak yapılan laiklik kavramına yeni anayasada yer verilmemelidir.

12. Vatandaşların eğitim hakları devletin güvencesi altında olmalı ve maddi, manevi imkanı olmayan ve okumak isteyen vatandaşlara her türlü imkan devletçe sağlanmalıdır. Eğitim, yalnızca bir sosyal hak olarak tasnif edilemez. Bu hakkın sağlanması, devlete, çocukları ve gençleri belirli ideolojiler, inançlar ve yaşam tarzları doğrultusunda biçimlendirme yetkisi sunmaz. Devlet eğitim olanağı yaratırken, hiçbir koşulda ayrımcı, dışlayıcı, sorgulama imkânı bulunmayan doktrinleri dayatıcı bir politika takip edemez.

13. Anadilde eğitim her vatandaşın hakkıdır. Vatandaşların anadillerini öğrenmeleri için örgün eğitimde bunun altyapısı oluşturulmalı ve iki dilli eğitimin önü açılmalıdır.

14. İlk, orta ve yükseköğrenim özgürlükçü, demokratik düzen gereklerine göre yeniden tasarlanmalı, merkeziyetçi ve hiyerarşik yapılar kaldırılmalıdır. Bu bağlamda eğitimin yapılandırılmasında bölgesel gereklilikler göz önünde bulundurulmalıdır. Devlet dışı eğitim imkânları da aynı ölçüde meşru ve değerli kabul edilmelidir.

15. Anadolu’da birlikte yaşamanın, çok hukukluluğun bin yılı aşkın bir arka planı var. Bu coğrafyada farklılıklarımız dün olduğu gibi bugün de tehdit değil fırsata dönüştürülebilmelidir. Toplum olarak farklılıklarımız inanç, mezhep ve kültürler olarak kendi iç hukukuna tabi olabilmelidir. Bu anlamda çok hukukluluğu mutlaka tartışabilmeliyiz. Çoğunluğu dikkate alan, tatmin edici, azınlığı da gören ve onların haklarını da gözeten adil bir yaklaşımla işi ele alabilmeliyiz. Yeni Anayasa hukuksal olarak toplumun tüm katmanlarının kaygılarını giderecek özelliklere sahip olmalıdır.

16. Anayasa beş temel hakkı mutlaka güvence altına almalıdır. (Can, akıl, nesil, mal, din / düşünce…) Bu temel haklar açısından her insan eşit haklara sahip olmalıdır. Bu toplumsal sözleşme, hakları tarif etmeli ve evrensel temel değerlere vurgu yapmalıdır.

17. Yeni anayasada devlet; sosyal devlet özelliğine sahip olmalı ve her alanda zalime karşı ve mazlumun yanında yer almalıdır. Zayıf olanların tüm haklarını devletin güvencesi altına almalı; mahrum ve mağdurların oluşmasına fırsat vermemelidir. Her alanda olduğu gibi gelir dağılımında da adaleti sağlayıcı tedbirler alabilmelidir.

18. Anayasa; eşitliğin siyasal katılım, ekonomik, toplumsal, dinsel, cinsel, etnik ve kültürel boyutlarının farkında olmalı ve kamusal alandaki hizmetlerden herkesin eşit ve adil bir biçimde yararlanmasını esas almalıdır.

19. Ülke genelinde kabul gören genel ahlaka mugayir olmamak şartıyla, isteyen istediği yerde istediği şekilde kendi kılık kıyafetini belirleyebilmelidir. Bu serbestiyet, “kamusal alan”, “hizmet alan veya hizmet veren” gibi yapay ve anlamsız ayrımlara mahal bırakmayacak şekilde; eğitim, öğretim ve çalışma hayatında engel teşkil etmeyecek tarzda açıkça tanzim edilmelidir.

20. Doğanın korunması ve doğal felaketlere karşı önlemler almak anayasal olarak devletin görevleri arasında sayılmalıdır.

21. Sağlıklı bireylerin, sağlıklı bir aile ortamında yetiştiği gerçeğinden hareketle, devlet pozitif ayrımcılık yaklaşımıyla aileyi ve bununla birlikte çocukları, engellileri ve kadınları koruyucu tedbirler almalıdır.

22. Yeni anayasanın temel önceliklerinden biri devleti, çocuk haklarını korumak, çocuk emeğinin istismarını engellemek olmalıdır. Bu kamusal görevle birlikte, şiddet, tecavüz ve istismar durumları dışında, ailenin çocuklar üzerindeki yetiştirme haklarına devletin saygılı olması esastır. Bu bağlamda evde eğitim modelleri meşrulaştırılmalıdır.

23. Yeni anayasa zihinsel ve bedensel engellilerin eğitim, çalışma ve sözleşme haklarını önceleyen bir yapılanmaya gitmeli, devleti toplumsal ve fiziksel çevreyi zihinsel ve bedensel engellilerin yaşam koşullarını kolaylaştırma doğrultusunda tanzim etmelidir. Bu kesime yardım değil, gündelik yaşamın aktörleri durumuna gelebilmelerini sağlama anlayışı esas alınmalıdır.

24. Ülkemizin sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ülkemizde yaşayan her vatandaşımızın ortak hukuku ve ortak çıkarıyla işletilmelidir. Zenginliklerimiz hepimizindir; bir sınıfın veya bir çevrenin tekeline bırakılmamalıdır. 

25. Yeni Anayasa ile yargıda çift başlılığa sebep olan ve askeri komuta zinciri içerisinde hareket eden asker kişilerin objektif ve tarafsız yargılanmalarına engel teşkil eden Askeri Mahkemeler, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemeleri kaldırılmalıdır. Yargı birliğine mani olan ve hâkimlik teminatına aykırı bu mahkemeler tamamen sivil bir yapılanma içinde suçun mahiyetine göre adli ve idari yargı içinde konumlandırılmalı, ülkede yargı birliği tesis edilmeli, hiçbir meslek mensubunun kendine özgü yargı mercii ve yargılama usulü bulunmamalıdır.

 

Anadolu Platformu Üyesi İlsander’in Anayasa Önerileri;

OSMANİYE İLİM SANAT VE KÜLTÜR DERNEĞİ (İL-SAN DER)

ANAYASA ÇALIŞMASI İÇİN ÖNERİLER

   Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği olarak biz, Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek’in, ve hükümet yetkililerinin STK’lara yönelik ‘gelin Anayasayı birlikte yapalım’ davetinden hareketle, hem STK olarak,  hem de vatandaş olarak yeni Anayasa konusundaki görüş ve önerilerimizi aşağıda belirtmeye çalıştık:

     Hemen şunu belirtelim ki, Türkiye’de ilk defa toplumun her katmanının dâhil olduğu bir Anayasa hazırlama çalışması başlatılmış bulunuyor. Bunun anlamı darbe anayasaları döneminin kapatılması ve sivil bir anayasa çalışmasının başlatılmasıdır. Bu durum hem toplumsal değerlerin dikkate alınması, hem öze dönülmesi açısından umut verici bir olay. 

   Yeni anayasada olması gereken temel özellikler:

         1- Anayasalar kanunlar üstü bir kurallar manzumesidir. Bu sebeple hükümlerinin açık, net, genel kısa ve özlü olması gerekir. Yani kanun veyahut diğer hukuki düzenlemeler gibi detay hükümler ihtiva etmemelidir.  Detayları kanun ve diğer hukuki düzenlemelere bırakmalıdır. Kısa sürede değiştirilmeye ihtiyaç hissedilmemelidir. Kapsayıcı ve uzun soluklu olması düşünülerek hazırlanmalıdır.

     2- Yeni anayasa yasalaştırma süreci eski anayasadan bağımsız olarak, yani 82 anayasası referans alınmaksızın, özgün bir meclis kararı ile yürütülmelidir. Bu nedenle mecliste ortaya çıkacak temsil eksikliğini gidermek üzere, parlamento dışı siyasi partileri ve sivil yapıları da anayasa yapım sürecine katacak mekanizmaların oluşturulması gerekir. Toplumun tüm kesimlerinin dâhil olduğu bir anayasadan bahsediliyorsa toplumsal mutabakat için, halkın katılımını direkt olarak sağlayacak tedbirlere de ihtiyaç var.

     3-  Ayrıca yeni Anayasa ülkemizde yaşayan tüm bireyleri kapsayıcı, hem daha çok hak ve özgürlük tanıyıcı, hem de milli birlik ve beraberliği çok daha fazla sağlayıcı olmalıdır. Zira sürekli farklılıklara işaret eden bir dille, farklılıkların bir arada özgürce ve onurlu bir şekilde yaşayacağı bir armoni sağlanması mümkün değildir.

       4- Anayasada hiçbir kutsiyet, dogma veya ırkçı-şoven, ötekileştirici, dışlayıcı bir kavrama ve yaklaşıma yer verilmemelidir. Yapılacak anayasada hiç bir etnik tanımlama olmamalıdır. Darbe anayasalarının özgürlük maddelerinde yer alan “ama”lar, ‘ancak’lar olmamalıdır.

      5-Anayasa beş temel hakkı mutlaka güvence altına almalıdır. Bunlar; can, mal, din / düşünce, akıl ve nesildir. Bunların güvence altında olması şarttır.  Bu temel haklar açısından her insan eşit haklara sahip olmalıdır. Bu toplumsal sözleşme(Anayasa), hakları tarif etmeli ve evrensel temel değerlere vurgu yapmalıdır.  

     6-Yeni anayasada devlet; sosyal devlet özelliğine sahip olmalı, sosyal adalet ve özgürlükleri öne çıkarmalıdır. Ve her alanda zalime karşı ve mazlumun yanında yer almalıdır. Zayıf olanların tüm haklarını devletin güvencesi altına almalı; mahrum ve mağdurların oluşmasına fırsat vermemelidir. Her alanda olduğu gibi gelir dağılımında da adaleti sağlayıcı tedbirler alabilmelidir.

 

        GENEL HÜKÜMLER:

        Anayasanın Dili ve Dayanakları:

     Yeni anayasanın boşlukta kalmaması isteniyorsa meşruiyetini tarihi ve kültürel tecrübe, din ve ahlak kurallarımız, örf ve adetlerimizden almalıdır. Ülkemizde yaşayan tüm kesimlerin ortak kültürel ve manevi değerlerini koruma altına alınması gerekir. Kullanılan dil ise, geçmişin birikimini ve tecrübesini değerlendirerek geleceğe dair kurucu ve yapıcı bir dil olmalıdır. Salt eleştirel bir dil, yapılmaması gerekenler üzerine kurulu cümleler, “ama”lar ve “ancak”larla farklı yorumlara açık muğlâk ifadeler yeni anayasada yer almamalıdır. Daha çok yapılması gerekenleri ifade eden olumlu ve sade bir dil kullanılmalıdır.

     Özgürlükler:

     Özgürlükçü bir düzenin inşa edilebilmesi için ferdin doğuştan sahip olduğu temel insan hakları, her hangi bir kesimin lehinde olmamak üzere toplumsal yaşama kuralları tanımlanmalıdır. Demokratik siyaset dışında hiçbir odağın, zümrenin veya vesayet yapısının siyasal alanı belirlemesine imkân tanınmamalıdır. Özgürlük ve toplumsal taleplerin karşılanması devletin varlık nedeni olarak kabul edilmelidir.

       Eşitlikler:

      Bütün vatandaşlar devlet nezdinde eşit olmalı ve bu anayasal güvence altına alınmalıdır.  Eşitlik ve sosyal adalet temel ilke olarak benimsenmelidir. Vatandaşlık, hiçbir etnik kökene bağlı olmaksızın Türkiye toplumunda yaşayan tüm yurttaşları kapsamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşayan herkes eşit olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı sayılmalıdır.

        Değiştirilemeyecek Hükümler:

      Mevcut anayasada olduğu gibi toplumsal sözleşmenin, bir tarafın lehine değişme