Ülfet-Der’de “10. Anadolu Buluşmaları”nı Değerlendirdi.

0
112

Ülfet-Der’de “100 Yıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa” başlığı altında 10. Anadolu Buluşmaları programının değerlendirmesi yapıldı.

Ülfet-Der'de "100 Yıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa" başlığı altında 10. Anadolu Buluşmaları programının değerlendirmesi yapıldı.

"100 Yıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa" programının değerlendirmesi geniş katılımla gerçekleştirilirken;

Program, açılış konuşmasıyla ve slaytlarla başladı.

Programda söz alan Ülfet-Der Yönetim Kurul Başkanı ve Anadadolu Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Gazi Kılıçparlar, "10. Anadolu Buluşmaları"  programın yöntemi ve alınan kararlar ile ilgili bilgi verdi. 

Ülfet-Der Yönetim Kurulu Başkanı Gazi Kılıçparlar kunuşmasının devamında şu başlıklara değindi:

"Bu Buluşmalarda birçok meselemizi gündeme getiriyoruz.

10. Anadolu Buluşmaları’  yoğun istişareler sonucunda oluşturulmuştur.  

Çalışmalarımız artık biz bize olmaktan çıkmış durumdadır. Bu çalışmalarımızın gelecek adına olumlu ve verimli olması için çalıştık. 

Toplumu ilmek ilmek dokumakla mükellefiz. Bu programın buna dönük de beklentileri var.

Anadolu Platformu derneklerimizi bir adım daha yukarı taşımıştır."

Toplantıda hazır bulunan katılımcılara da "100 Yıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa" başlıklı 10. Anadolu Buluşmaları hakkında söz hakkı  verildi.

Bu konuda söz hakkı alan katılımcıların yorumları ise şöyle:

Mehmet Hayri Aç 

“Bu benim ikinci katılımım. Kuzuluk’taki buluşma da güzeldi; fakat Kızılcahamam’daki ortam ve sayının fazla olması, mekanın elverişli olması bu buluşmanın daha güzel olmasını ve verimli olmasını sağladı. ( Dar alanda yapılan toplantıların daha genişi ve  verimli olanı idi)

Epey mesafe alınmış; Anadolu’dan gelenlerle büyük metropollerden gelenler arasında büyük bir fark yoktu.(Aradaki mesafe kapanmış durumdadır).

Anadolu platformu Doğu-Batı-Kuzey ve Güney’in birleşme noktası durumuna gelmiştir.

Bilgiye ulaşmak artık çok zor ve uzak değildir;  oraya giden arkadaşlar bilgiden çok moral ve motivasyon yüklenmelidir. O ortamlardan enerji yüklenerek gelmelidirler ve bunu yansıtmalıdırlar.

Farklı cemaatlere mensup kişiler de bu programlara davet edilse iyi olur diye düşünüyorum..

Katılımcılar daha çok sahada olanlarından seçilmeliydi. Mesela Mehmet Göktaş’ı orada görmek isterdim.

Ama hakikaten çok verimli bir buluşma oldu. Katılım çok iyiydi; fakat farklı simalar olsaydı daha iyi olurdu.”

Aydın Kaya 

“2006’da başlayan bir süreç var. Bu 10.su gerçekleşti ve o zamandan bu güne birçok şey değişti. Hem yapı hem de bilgi olarak.

Oralardan ne alacağız, bu oturumlardan ne kazanacağız ve bunu kendi ortamlarımıza nasıl getireceğiz?.. Kendi muhasebemizi iyi yapmalıyız. Bu birikimleri kendi ortamlarımıza da taşıyabilmeliyiz.

Sadece belli başlı ibadetleri yapmakla yetinmemeliyiz. Sadece tefsir dersi, beş vakit namaz, oruç, zekat ve hac gibi ibadetleri yerine getirmek yeterli değildir.

Diyar-ı İslam’dan Diyar-ı küffar’a bir Müslüman, birileri sığınıyorsa biz Müslümanların iyi düşünmesi gerekir ve iyi bir muhasebe yapmalıyız. 100 yıldır Ümmetin kanayan yarasına çare bulmalıyız.

Sadece belli başlı ibadetlerle yetinmeyip ümmetin kurtulması noktasında çeşitli projeler üretmeliyiz.

Mehmet Makas 

“Organize anlamında diğer Anadolu Buluşmalarından çok daha iyi bir program gerçekleşti.

Yaklaşık 1150 kişi katılmasına rağmen herhangi bir sorun yaşanmadı. Onun için program bu anlamda çak iyi organize edildi diyebiliriz.

Anadolu’nun her yerinden insanlar geldi. Bu çok heyecan vericiydi.

Kızılcahamam’da bir yerde unuttuğum eşyamı uzun bir süre geçmesine rağmen geri gelip baktığımda halen yerinde duruyor olması aslında orya gelen her bir kişinin Allah rızasını hedeflediği ve samimi oldukları çok iyi anlaşılıyordu. Bu memnun edici bir durumdur.

Evet bilgi çağındayız, bilgiye çok farklı alternatiflerden de ulaşabiliriz; ama böyle atmosferler insanı motive eder, moral verir.

Türkiye’de tarih perspektifi anlayışı sorunu dile getirildi. Bu kayda değer bir durum.

Gerçekten Türkiye’de tarih tasavvurunu iyi bilmeliyiz. Gençlerimiz tarih tasavvurundan bihaberdir. Tarihten haberdar olmalıyız.

Yurtdışından gelenler Türkiye’yi örnek alıyor.  Onun için her şeyiyle durum değerlendirmesi yapmalı ve her yaptığımız şeyi, davranışlarımızı iyi tartıp öyle hareket etmeliyiz.

Yerle ilgili biraz sıkıntı vardı ama inşallah gelecek yıllarda bu sorunlarında önüne geçilecektir. Ama böyle basit sorunlarla insanlar gündemlerini doldurmamalıdırlar.”

İsmail Yiğit

2,  2,5 aylık bir tatilimiz oluyor bunun için belli programlar yapmalıyız.

 Plan ve programlarla gençlerin nasıl geliştirileceği noktasında görüş ve önerilere açığız.

Geleceğe yönelik tedbir, önlem nasıl alınır veya onlara nasıl öncülük ederiz, bunu düşünmeliyiz.         

Günümüz Türkiye’sinde oluşan siyasi çalkantıları bir kenara bırakıp ümmetin derdiyle dertlenmeliyiz.

Geleceğe dönük plan ve programlar oluşturmalıyız.”

Ramazan Mengütaycı 

“Her yönüyle çok güzel bir programdı. Toplantı salonlarının çokluğu, mekan, çok rahat hareket etmemizi sağladı .

‘Sanat Programı’ hariç tüm oturumlara katıldım.

Anadolu Platformu’nun Tevhit, adalet, meşveret… kavramlarını gündeme getirmesi kayda değer bir durumdur.

Biz orada bir enerji alıyoruz. Kendi beldelerimize döndüğümüzde bunu oralara ne kadar yansıtabiliriz onun hesabını yapmalıyız .

Artık biz bize değiliz; Ümmetin sorumluluğu bizim üzerimizdedir. Tüm mazlum diyarlar yönünü bize döndürmüş durumdadır. Elde ettiğimiz enerji ile hem kendi toplumumuzu hem de Batı toplumlarınıdiğer toplumları da kurtarabiliriz.

Toplumun bize ihtiyacı var. Sorumluluk bilincimizi bilirsek çok mesafe kat ederiz.”

Kasım Pamuk

“Toplantı içerik olarak çok güzeldi. Yeni arkadaşlarla tanışmak, o kulis ortamlarını değerlendirip  muhabbet halkaları oluşturmak çok keyif vericiydi.

Oralar sadece bilgi edinme yerleri değil, ortak paydalar bulabilme yerleridir.

Turgay Hoca’nın yaptığı bir konuşma beni çok etkiledi; Birilerinin yumurtaya dıştan müdahale etmesi hayat alanını yok ediyor.

Bu ortamlar fırsattır, bu ortamları iyi değerlendirmeliyiz.

Sürekli Ümmetin değişik coğrafyalarında yaşanan olaylara dikkat çektik Hama vb. olaylar gibi.   Bunları gündemimize getirmeyelim demiyorum;  Ama ülkemizde yaşanan olaylara da kulak tıkamamalıyız kendi sorunlarımıza dikkat çekmemiz, daha fazla üzerinde durmamız gerekiyor. 

Diğer liderler için endişelendiğimiz gibi ülkemizdeki lider  için endişelenmiyoruz… İslam toplumlarında ne kadar büyük bir sinerjinin biriktiğinin farkında değiliz.

Elimizdekinin kıymetini elden çıkmadan bilmeliyiz.

Biraz daha yerel sorunlarımızla ilgilenilmeli, yerel sorunlarımız dillendirilmeli ve bayraklaştırılmalıdır."

Ahmet Sungur

“Fiziki ortam çok güzeldi. Akademik bir ortam vardı.

Toplantının iki yönü vardı.

Eleştirel muhalefetten gelen bir hareketiz. Türkiye’de hem iktidarda olmalı hem de muhalefet etmeliyiz.”

Mehmet Aldemir

“İnşallah daha sonraki programların canlı yayın saatleri haber verilirse, programın takibi açısından daha isabetli olur”

Muhammet Çiftçi 

“İlk katılımım olması hasebiyle çok büyük feyiz aldım. Katılımcılarla aynı zihniyette olmak çok keyif vericiydi.  Yeni arkadaşlarla tanıştık.

Böyle bir başlığın şimdiye kadar verilmemiş olması bana çok ilginç geldi.

Ortadoğu sorun çözme yerine sorunun kaynağı durumundadır.

Muhasebe ve inşa başlığı inşaya yönelik olsa da asıl olması gereken kendi muhasebemizi yapmaktır. Yeniden inşa ancak muhasebeyle imkan bulacaktır.”

Nihat Aydoğmuş

“Programı Vuslat Tv.den izledim. Her zamanki gibi olumlu bir program olmuş. Program fena değildi.  Bu ortamlar bilgi elde etme kaynağı değildir. Elbette bilgiyi başka kaynaklardan da çok çabuk bulabiliriz. Ama asıl sorun okumamak.

Genelde emperyalistleri suçlamamız kendi muhasebemizi iyi yapmadığımızdan kaynaklanmaktadır.

Beş dakika muhasebe yapmazsak (Namaz Muhasebesi) 100 yıllık muhasebe yapmak zorunda kalırız.

Yakın tarihi, İslam Tarihini… okumuyoruz.

Nefis muhasebemizi yapmadığımız için 100 yıllık muhasebeler yapmak durumunda kalıyoruz.

Sürekli davet ediyoruz; ama ne kadar başarabiliyoruz. Gerçekten dinamik bir gençliğe sahip miyiz?  Bu durumların değerlendirmesini yapmalıyız.

İnsan, hayatındaki her saatiyle muhasebeye çekilmelidir.

Biz de böyle buluşmaların küçük boyutlusunu bölgesel veya yerel yapabiliriz. Örneğin 2 günlük gibi sempozyumlar yapabiliriz. Böyle bir çalışmanın iyi sonuçlar elde etmemize vesile olacağını düşünüyorum.”

Ramazan Yıldız

“ Beş gün boyunca ümmetin muhasebesi yapıldı. Son gün de Sn. Mehmet Görmez yılın muhasebesini yaptı.

Döndük evimize geldik, şimdi sıra bizde. Şimdi kendi muhasebemizi yapmalıyız.

Geçmiş inşa süreçlerini değerlendirip yeni bir inşa sürecine girişmeliyiz.

Ramazan Kayan’ın: ’Şu anda diğer bütün cemaatlerin çalışmaları dahil gençliğin sadece % 2,5’ine ulaşabilmiş durumdayız.’ İfadesi çok düşündürücüdür.

Allah’a nasıl hesap veririz? Gençliğin % 97,5’si boşlukta kalıyorsa bizim geleceğimiz karanlıktır.

Bu salondaki herkes şahit olsun ki, biz gençliği değerlendirmezsek elimizdeki iktidarları da kaybetmeye mahkum olacağız.

Biz iktidarı da ele geçirsek toplumsal dönüşümü sağlayamıyorsak iktidarı kaybetmeye mahkumuz. Tırtıl, böcek örneği.

Dışarıdan müdahale eden her bir hareket çökertiliyor.

Hesaplarımızı düzgün yaparsak Rabbimiz bize yeni ufuklar ve yeni nimetler bahşeder.”

Zeynel Abidin Altınyüzük

“Çok değerli bir buluşma olarak buluyorum. İçerik çok güzeldi.

Geçmişte Müslümanlar sürekli hor görüldü. Çok şükür Müslümanlar da artık görülmeye başlandı, biz de artık varız diyor.

Müslümanlar çok çalışmalı. Ailelerimize ve yakın çevremize daha çok gitmeliyiz. Şu anki Türkiye’nin rahat ortamını çok iyi değerlendirmeliyiz.

Eskiden Müslümanları istedikleri gibi yönlendirmeye zorlarlardı; ama şu an öyle değil onun için bugünkü şartları iyi değerlendirmeliyiz.

Müslümanı Müslümanla vurmak günümüzün en büyük hasarlarından (fitnelerinden) biri durumundadır.

Bazı illegal örgütlerin İslâm adına (sözde) eylem yapmaları kabul edilemez.”

İbrahim Koçak

“Muhasebe ve inşa birbiriyle girişik kavramlardır.

100 veya 1000 yıllık değil, 1435 yıllık muhasebemizi yapmalıyız. İnşaya nereden başlamamız gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor. Kendimizi iyi değerlendirmeliyiz. Yaptığımız muhasebe ve davet acaba ne kadar Peygamber dönemi ile uyuşuyor. Ona göre değerlendirmemizi iyi yapmalıyız.

Organize anlamında çıta yükseldi. Bu çıtanın düşmemesi gerekir.

Esnaf olarak de biz bir araya gelip yeniden muhasebemizi yapacağız.”

Mehmet Demirtaş 

“Bu ortamlara her katılımımızda daha da kazanımlı olarak dönüyoruz.

Bu sene biraz daha yerel bir çalışma olmuş. Oturumlara katıldık ve sunucuları dinledik. Payımıza düşeni aldık, kendi muhasebemizi yaptık.

Entelektüel konuşmalar olduğundan sunumlar biraz fazla karışık geldi; ama oturum sonrasındaki sorularla pek çok şey kazandığımızı söyleyebilirim

Zeki Babadan tavsiyeler aldık; kendi çevremize ve yakınlarımıza gitmeli ve çevremizle içli-dışlı olmalıyız. Biz de dönüşte Adana’ya gelene kadar kendi muhasebemizi yaptık.

Ailemle, çevremle ne yapabiliriz’in muhasebesini yapmalıyız.

Kazandıklarımızı değerlendirebilirsek verimlilik anlamında çok olumlu olur.”

İhsan Deniz

“Konu içeriğine ve sunuculara baktığımızda gerçekten bir derdimizin olduğu belliydi.

Sürekli bir hareketlilik, bir dinamiklik vardı. Bu anlamda çok güzeldi.

Sunuculara verilen 20 dakikalık süreler çok azdı.

Salonun dışındaki muhabbet içindeki sunumdan çok daha iyiydi. Salon içinde dış sorunları; salon dışında ise iç durumumuzu gündeme getirdik. Bu durum hakikaten kayda değerdi.

Ahmet Kaya

“Bu başlık geç kalınmış bir başlık oldu ( 100 Muhasebe ve Yeniden İnşa).”

Son dokuz programımız yumurtanın içten dışarıya çıkma süreciydi; ama 10. Program yumurtanın içten dışarı doğru kırılmasıydı.

Adana ekibinin hareketliliği çok güzeldi.

1150 kişi ancak bu kadar ağırlanabilirdi.

Bazı konuşmacılar için süre azdı.

Mehmet Çakmak 

“Bu durum değerlendirmesi ilk defa oluyor ( 10. Anadolu Buluşmaları’nın  Adana’daki değerlendirmesi)

Bu bir Hac provasıydı. Çünkü ümmet adına kafa yorma meselesi idi.

Oradaki atmosfer anlatılmaz yaşanır.

Geçmiş yüzyılın muhasebesi çok da iç açıcı değil. Geçmişin kazası olmuyor; gelecekle ilgili meseleleri kazaya bırakmamalıyız.

Sorumluluk bilinciyle insan oralara gidip geldiğinde bir kucaklaşma duygusu gelişiyor.

Burada bulunan arkadaşlarımız yaptıkları eylemleri küçümsememeliler.

Oraya gittiğiniz zaman sorumluluk bilincini kuşanıyorsunuz.

Önümüzdeki yüzyıllık muhasebeyi herkes çok iyi yapmalıdır."

Galeri için tılayınız…