Ülfet Der Metin Önal Mengüşoğlu’nu Ağırladı

0
109

Yazar Metin Önal Mengüşoğlu, Ülfet Derneği’nde düzenlenen “Düşünmek Farzdır” başlıklı konferansın konuşmacısı oldu.

Ülfet Derneği Öğretmen Komisyonu tarafından aylık periyotlarla düzenlenen kitap tahlil programlarının Ocak ayı konuğu Yazar Metin Önal Mengüşoğlu oldu. 14 Ocak 2019 Pazartesi günü Ülfet Derneği Merve Algan Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa Ülfet Derneği YK Başkanı Gazi Kılıçparlar, Kızılay Adana İl Başkanı Ramazan Saygılı, KYK Erkek Öğrenci Yurt Müdürü İsmail Yiğit başta olmak üzere STK Temsilcileri, dernek yöneticisi ve üyelerinden oluşan yaklaşık 300 kişi katılım gösterdi.

Hasan Demir’in sunuculuğunu yaptığı program, Eğitimci Halid Kolan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından kürsüye gelen Ülfet Derneği Öğretmen Komisyonu Başkan Hasan Göktürk bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Konuşmanın akabinde Yazar Metin Önal Mengüşoğlu sahneye davet edildi.

Azizliğin belli bir çaba sonucu elde edildiğini ve bundan dolayı bu hitabı tercih ettiğini belirten Mengüşoğlu sunumuna şöyle devam etti: “Neden düşünmek farz? Neden ‘düşünmek farzdır´ diyorum bunu konuşmamın başında belirtmem gerekir. İnsanın bir işi var ki ancak asaleten olursa geçerli olur; emaneten ve vekaleten olmaz. O da “düşünmek”tir. Düşünmek akletmektir, akıl faaliyeti sonrasında İman ortaya çıkar. Selim akıl, vahye aykırı bir fikre iman etmez. Kim düşünmeyi terk etmişse insanlıktan çıkmış demektir. İnsan beyni ile düşünmez. İnsan kalbiyle düşünür.

Yürümemiş insan, dogmatik bir bağlam olabilir ama düşünce caddesinden geçilmemişse iman değildir. Bunun için düşünmek farzdır. Her hitap mutlaka bir muhataba karşı sarf edilir. İnsan düşünerek muhatap oluyor. İlahi hitaba düşünerek muhatap olduğumuz için Kur´an-ı Kerim´in her ayeti düşünceye hitaptır. Düşüncenin ilahi hitapta karşılıkları vardır. İsim olarak ilahi kelam akıl diye bir organdan söz etmez. Akıl etmekten söz eder. İlahi hitaptaki kalp insana yaratılışının son safhasında insanda mevcut olan varlık sonucu, ilahi muhataba muktedir olabilmedir. Yürek açılıp kapanıyor. Kalp kelimesinin anlamı değişip dönüşebilen bir kavram. Bazıları 6. his, fıtrat vs. diyorlar. Böylesi bir cevher duygularından, düşüncenin de temel merkezidir.”

“Kur´an beynin değil, kalbin akletme faaliyetinden söz eder” diyen Mengüşoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Biz akledilebilir bir gaybe iman ediyoruz. İman, yakindir. Yani bütün şüphelerden arınma halidir. Akletme, sağlama yapma işidir. Düşünmek bir insanın cihad etme işidir aynı zamanda. Hiçbir yerde Kur´an akletmeye bir sınır koymaz, aksine Kur´an birçok yerde bu işi az yaptığımızı söylüyor. O zaman bunu çok yapmakla mükellef olduğumuz çıkar ortaya. Kur´an´ın akıldan değil akletmekten söz etmesi, düşünmenin sürekli bir faaliyet olduğuna işaret eder. Akıl kelimesini ilahi kelam kullanmadı. Akıl etme imanın eş değerlisidir. Temiz ve ulvi duygularla birlikte fikrin, zikrin aktif kılındığı, duyguların kalbe aktarıldığı bilgi ve veri hazinesinden derin düşünceye dalarak bütün kaygılardan endişelerden, yabancı unsurlardan kurtulduktan sonra, nihai kaygının da ortadan kalktığı anda akıl ediyoruz. Üretime geçiş, kaygıları kaldırıp bütün ilahları reddeden andır. Bunun için düşünceye ihtiyaç vardır. Akıl etme ilahi kelamda geçtiği için daraltılmış bir zihinle meseleye bakmak zorunda kalıyoruz.

Müslüman doğruyu arayandır. İnceleme ve araştırma olmaksızın inanç tanımlanıyor ama Müslüman arayandır. Allah aramayanı pislik içinde bırakır. Zulümdür, fısktır, cehalettir buradaki pislik. Cahilden yüz çevir, müşrikten yüz çevir. Zannın çoğundan sakının der. Amasız fakatsız bir ikaz vardır. Ne kadar az düşünüyorsunuz doğru mu? Yeter ya fazla düşündüm. Bir deve yükü kitap almışsın. Bu kadar düşünme aklını yitirme, ama Kur´an ne diyor az düşünüyorsunuz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.