Ana Sayfa Kuruluşlar Ülfet Der Kadın Komisyonu Toplantısı Gerçekleşti

Ülfet Der Kadın Komisyonu Toplantısı Gerçekleşti

0
Ülfet Der Kadın Komisyonu Toplantısı Gerçekleşti

Ülfet Kadın Komisyonu Aralık ayı

Ülfet Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Kadınlar Komisyonu tarafından düzenlenen ve 29 Aralık 2013 tarihinde Ülfet Der binasında gerçekleştirilen genel toplantıya ilgi ve katılım yüksekti. Kadın Komisyonu, toplantıda Adana’nın Kozan ilçesinden gelen misafirlerini de ağırladı.

 

Ülfet Der Kadınlar Komisyonu’nun hazırladığı toplantı Kur’an-ı Kerim ve Yüce Meali ile başladı. Anadolu Platformu ve Kadınlar Komisyonunu tanıtan slaytlar konuklara sunulduktan sonra, “İhtiyaç Analizi” isimli konuşmasını yapmak üzere kürsüye Sevil ALDEMİR Hoca davet edildi.

 

Aldemir’in sunumunda öne çıkan çarpıcı başlıklar şöyleydi:

 

” İnsanlar bilgili olarak doğmaz, daha sonra bilgi ürününü ortaya çıkarırlar. Rabbimizin bizlere verdiği güzellikler olmasaydı, bizler buralara gelemezdik. Hepimizin Simurg olma hayalleri var. Her akıl sahibi düşünmez, her göz sahibi görmez, her kulak sahibi işitmez. Canlı insan, duyularını kullanan insandır. Peki bizler bu duyularımızı ne kadar kullanıyoruz? Toplumda maalesef akılları alınmış, aciz güruhlar haline geldik. Kes-Kopyala-Yapıştır şeklinde yaşamaya başladık. İslâm, insanı yaşayan hale getirmek için, eğitimi farz kılmıştır. Karşımıza üç kavram çıkıyor. 1). Eğitim. 2). Öğretim. 3). İnsan yetiştirme. 

“İkra” ayeti tekrar gündemimize düşmeli. Biz okumayı öğreniyoruz, batılılar ise öğrenmek için okuyor… Basiret seviyesini yükseltmeliyiz, arkasını dolduracak cümlelerimiz olmalı. Hedefsiz yola çıkılmaz. Bir program dizesi için mutlaka ihtiyaç listesi yapmalıyız. Kişilerin özelliklerine göre ihtiyaçlarını sıralamalıyız ve eksiklerini tamamlamalıyız.

 

TEMEL ADIMLAR 

1). Hedef 

2). Gerekli verileri topla

3). Gerekli verileri teyit et

4). Raporları hazırla

 

ETKİLİ EĞİTİM PROGRAMININ KARAKTERİSTLİKLERİ

 

1). Devamlılık

2). Plânlama

3). Harekete geçme

4). Değerlendirme

 Sevil Aldemir’in sunumundan sonra çay arası verildi ve sıcak bir hasbihal eşliğinde ikramlar sunuldu…

Çay ikramı sonrasın da “Ülfet-Der” Komisyonlarının tanıtımına geçildi.

 

İlk olarak Ayşegül KILIÇPARLAR, “Çalışma Yapılırken Kadın-Erkek Ayırt Etmeden Ortak Çalışma” başlıklı sunumu ile, Kadınlar Komisyonu’nun çalışmaları hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

 

Kılıçparlar’ın dikkat çektiği konular şu yöndeydi:

 

“Kadın kimdir? Nasıl olmalıdır? Bunları düşünmeliyiz, kendi kendimizi sorgulamalıyız. Nereye doğru gidiyoruz? Bireysel ibadetlerimiz çalışmalarımıza yön vermeli. Davet eden kadın modeli olmalı, söz hakkı olmalı. İbadetlerini sadece evde yapmayan, toplumda da yön verebilen olmalı, sahalara inmeli ve aktif davetçi olmak için kendini her alanda yetiştirmeli. Davet eden bir kadın önceliyoruz. Kadın ve erkek fizyolojik olarak farklıdır. İslâm bu fizyolojik farklılığı ön plâna çıkarmayıp, “Ey İman Edenler” derken, kadın ve erkek hepsini kapsar. İslâmi çalışmalarda birliktelik ve toplanma olmalı, örgütlenme olmalıdır. Bu örgütlenmede aile vardır, sadece erkek yoktur. Kadınsız bir örgütlenme söz konusu değildir ve devrimci öncü kadronun eğitilmesi gerekir. Kadın Komisyonun da, üç yılda on sekiz erkek grubu oluştu, daha sonra ek olarak on, on iki grup oluştu. Bir yıl içinde her mahallede gruplar oluşturuldu ve semt çalışmaları başladı.”

 

Komisyon tanıtımlarında sırayı “Aile Komisyonu” aldı ve konu ile ilgili bilgiyi Zahide İNCEOĞLU şöyle aktardı.

 

” Aile eğitimi nasıl verilecek? Komisyon çalışmalarımız iki aşamadan oluşuyor. Yedi ay süren iki yıllık bir sürecimiz mevcut. Toplantılarımız on beş gün ara ile gerçekleştiriliyor. Bazen bu süre, üç haftada bir de olabiliyor. Şu an iki grubumuz var ve ilk grubumuz Ocak ayın da mezun olacak ve sertifika almaya hak kazanacak.

 

İLK DERSLER

1) Aile Eğitimi

2) Değerler Eğitimi

 

Programımız Ekim ayında başlıyor ve Nisan ayında son buluyor.

 

İnceoğlu konuşmasını, konu ile bağlantılı slayt gösterisi ile sonlandırdı.

 

Ve son olarak, Mürşide ÇAKMAK, “Orta Öğretim Komisyonu” hakkında konukları bilgilendirdi:

 

“Çalışmalarımızda Anadolu Platformunun kitabından yararlanıyoruz. Yedi grubumuz var. Programlarımız yirmi dört haftalık. Öğrencilerimize ayda bir kitap okutuyoruz, derslerimiz bir buçuk saat sürüyor. Ezberleri mutlaka mealleri ile birlikte alıyoruz. En büyük amacımız, namaz sevgisini aşılamak, Kur’an-ı Kerim okutuyoruz ve her hafta mutlaka geçmiş haftanın tekrarını yapıyoruz. Öğrencilerimizin çalışmaları gereken yerleri, kaynakları ile birlikte veriyoruz. Her bir öğrencimizin, dünya ve ahiretini kazanabilme noktalarında, elimizden gelenin en iyisini verme gayreti içerisindeyiz. Ayet veya hadis ezberlemeleri için teşvik ediyoruz, aileler ile mutlaka direk temas halinde oluyoruz ve bence çocuklarımız için eğitici kamplar düzenlemeliyiz”

 

Mürşide ÇAKMAK’ın sunumundan sonra, Öğle Yemeği ve Öğle Namazı arası verildi. Yemek ve Namaz arasından sonra, çay eşliğin de programa kalındığı yerden devam edildi.

 

Programda son üç komisyon tanıtıldı ve ilk sırayı “Üniversite Komisyonu” nu tanıtmak üzere Sevil ALDEMİR aldı.

 

Aldemir, şu detayları konuklarla paylaştı:

 

“Komisyonumuzda, üç evimiz ve on altı kızımız var. Derslerimiz üç hafta dolu, bir hafta boş şeklinde yapılmaktadır. Bir hafta gençlik kürsüsü, bir hafta panel, bir hafta da şahsiyet eğitimi veriliyor. Üniversite çalışması dışa açılmamızda en geniş kapıdır ve geleceği inşa edecekler onlardır. Bizler öğrencileri ne kadar sahiplenirsek, öğrenciler çalışmalarımıza o kadar dahil olurlar”

 

İkinci komisyon olan “Evde Karakter Eğitimi” ( EKE ) hakkındaki bilgileri de Şeyma YOLAÇAN aktardı:

 

“Evde Karakter, çocuk merkezli ve aile odaklı bir eğitimdir. Yirmi bir grubumuz ve iki yüze yakın öğrencimiz bulunmaktadır. Bunun dışında sekiz eğitici ablamız görev almaktadır. Evde karakter, sokak çocuklarına ulaşılmadıkça başarılı sayılamaz ve ailelerin sahip çıkması ile daha da bir anlam kazanır. Eke evde yapılır ve eğitimci ablalar öğrencilere eğitim verir. Eğiticilere yönelik hizmet içi seminerlerimiz mevcuttur, ayda bir defa kitap okunur ve analizi yapılır. Ve eğitici ablalarımıza yönelik hizmet içi kamplarımız vardır. Öğrencilerimize yönelik yılda iki kez kamp yapılır ve bunun yanı sıra, tiyatrolar, piknikler, uçurtma şenlikleri ve radyo etkinliklerimiz bulunmaktadır. “

 

 Üçüncü ve son komisyon olan “Yetim Komisyonu” bilgilendirmesini de Müge KAYA’dan dinledik:

 

“Komisyona ilk başladığım dönemlerde anladım ki, çocukları sadece dünyaya getirmek değil, onların yüreklerine dokunabilmeyi bilmekmiş aslında annelik… Komisyonumuz da on sekiz yetim ailemiz bulunmaktadır. Ocak 2014’den itibaren de hedefimiz elli yetim ailemize ulaşabilmektir. Peki yetim komisyonu nasıl işliyor? Komisyonumuza ulaşan yetim aile adreslerine ekipçe gidiyor ve önce tespit formlarımızı ailemizden aldığımız genel bilgiler ışığında dolduruyor ve komisyon ile birlikte istişare ediyor sonra da kabul edilip edilemeyeceğine karar veriyoruz. Kabul edilen yetim ailelerimizden birkaç evrak istiyor ve kayıtlarını yapıp dosyalıyoruz. Ve her ayın yirmisinden sonra ki ilk cumartesi günü dernekte ailelerimiz için bir program hazırlıyoruz. Program içeriğimiz şöyle, her ay daha önceden belirlediğimiz Ülfet’den bir hocamız, kendi seçtiği bir konuyu ailelerimize sunum şeklinde anlatıyor ve ailelerimizi konu hakkında bilinçlendiriyor. Sunum sonunda soru-cevaplı bir hasbihalden sonra, ikram ve aidat dağıtımı ile programımız sona eriyor… Bunların dışında yetimlerimiz Eke ve Akademik Destek komisyonlarına yönlendiriliyor ve burada ücretsiz eğitim alıyorlar. Bu zamana kadar yaptığımız faaliyetler arasında, yetimlerimizi Kurban bayramında giydirme ve et dağıtımı, Ramazan bayramında giydirme, okul açılmadan önce her çocuğumuza tüm kırtasiye seti ve derneğimiz de kahvaltı yer almaktadır…  Ara ara da, hayırsever vatandaşlarımızın yetim ailelerimiz için bizlere teslim ettikleri infakları da ailelerimize ulaştırıyoruz… 2014 yılı içerisindeki plânlarımız arasın da, Aile Komisyonu Destekli Pdr uzmanları tarafından iki ayda bir annelerimize “Bilinçli ve Sağlıklı Çocuklar Nasıl Yetiştirilmeli” konulu seminerler verdirmek…  Yetim ailelerimiz bizler için çok hassas ve önemli bir konu. Lütfen sizler de ellerinden tutmamıza yardımcı olun ve sponsorluklarınızla bizleri destekleyin. Teşekkürler.”

 

Müge KAYA’nın konuşmasının ardından programa, İkindi Namazı arası verildi…

 

Ve programın son sunumu “Birlikte Çalışma Zorunluluğu” başlığı ile Fethiye YILDIZ’dan geldi.

 

Yıldız’ın sunumunda öne çıkan çarpıcı başlıklar şöyleydi…

 

” Ekip, uyumlu ve bütün olarak birlikte çalışma yöntemidir. Bu ancak karşılıklı güven sağlamış bir geçmişin temelleri üzerine kurulabilir. Ekip bilinci çekişmeyi önler, birbirine yaklaştırır, geleceğe ümitle baktırır ve kişiliği geliştirir. Bir ekibe dahil olmayan insan, ne kadar zeki ve kabiliyetli olsa da kumlar arasında kaybolmaya mahkûm olan bir damlaya benzer. Ekip için mutlaka takımlar oluşturmalıdır. Çünkü hak yolda ekip olabilme, Allah’ın bir rahmetidir. Ekip elemanları ekibini kurumsallaştırmalı çünkü bir araya gelmek başlangıç, bir arada kalmak ilerlemedir, birlikte çalışmak başarıdır, bunun dışındakiler ise mağlubiyettir. Bir vücuda bir baş ne kadar gerekiyorsa, dünya ve ahiret içinde ekip olmak o kadar gereklidir. Çünkü zafer, inandığı davada ekip olabilenlerindir. “

 

Program, Hatice DURMUŞ’un yaptığı ve “Amin”lerin karıştığı DUA ile son buldu.