Ufukder Reyhanlı Raporu

0
205

Anadolu Platformu üyesi Reyhanlı Ufuk Eğitim Derneği’nin hazırlamış olduğu Reyhanlı Raporunu kamuoyu ile paylaşıyoruz

ANADOLU PLATFORMU ÜYESİ REYHANLI UFUK EĞİTİM DERNEĞİ

REYHANLI RAPORU

REYHANLI’ nın nüfusu 83.000 dir. Halkın büyük çoğunluğu Arap kökenli ve Sünni’dir. Türkmen, Çerkez ve Kürtler de yaşamaktadır. Reyhanlı halkıyla akrabalık bağları da olan, Arapçanın da konuşulduğu ilçe ve köylerinde kendilerini daha rahat hisseden Suriyeli kardeşlerimizin yaklaşık 40.000’i ilçemizde yaşamaktadır. Böylece ilçe nüfusu 120.000’in üzerine çıkmıştır. Suriye halkının bir kısmı sınırın hemen ötesindeki bölgede oluşturulan kamplarda yaşamaktadır. Bu kamplarda da 50.000 üzerinde insan yaşam mücadelesi vermektedir. Sınır ötesindeki bu insanların ihtiyaçları da büyük oranda Reyhanlı bölgesinden sağlanmaktadır. Bölgede, içerisinde REYHANLI UFUK EĞİTİM DERNEĞİ’nin de bulunduğu 20’nin üzerinde yerli ve yabancı yardım kuruluşu çalışmalar yürütmektedir.

ŞEHİR MERKEZİNDE BOMBALI TERÖRİST SALDIRISI

11 Mayıs 2013 Cumartesi günü şehir meydanında tahrip gücü çok yüksek bomba taşıyan iki araç 13.45 saatlerinde 7 dakika arayla patlatılmıştır. Hafta sonu ve halkın yoğun olduğu saatlerin seçildiği terör saldırısında 51 vatandaşımız şehit olmuş yüzlercesi yaralanmıştır. Çevredeki bazı binalar yıkılmış, çoğu işyeri ve mesken kullanılamaz hale gelmiştir.

6 Mayıs 2013’te meydana gelen bayrak yakma provokasyonu ile bu saldırı arasında bağlantı olduğu ve eylemi yapanlar tarafından psikolojik alt yapı hazırlandığını düşünmekteyiz.

Patlamaların akabinde hemen olay yerinde belirdikleri görülen, üzerlerinde MHP/Ülkü Ocakları sembol ve işaretleri taşıyan gurubun, patlamayı gerçekleştirenlerle bağlantılı olup, aslında MHP ile ilgileri olmadığı düşünülen ve kargaşa ortamında öncelikle milliyetçi kesime başı çektirerek halkı istenen yönde tahrik amacıyla eylem yapan provokatörler olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim bu kişiler veya bunlardan tahrik olanlar patlama akabinde mültecilere saldırmış ve darp etmiştir. Patlamalardan sonra mülteciler için Reyhanlı yaşanmaz hale getirilmiştir. Mülteciler hastalarını bile hastaneye götürememişler, tedavileri evlerde gizli gizli yapılmış, Reyhanlılı komşuları ve yardım kuruluşları tarafından temel ihtiyaçları giderilmeye çalışılmıştır. 3.000’in üzerinde mültecinin yaşam endişesiyle, zulümden kaçtıkları Suriye’ye geri döndüğü yetkililerden öğrenilmiştir. 

Kanaatimiz odur ki; olayların patlamayı gerçekleştiren örgüt bağlantılı, maksatlı veya tahrike meyilli marjinal gurupların işi olduğu yönündedir. Genelde Reyhanlı halkı; olayları metanet ve sağduyuyla karşılayarak, olaylarla ilgisi olmayan mültecileri koruma ve kollamaya devam etmektedirler.

18 Mayıs 2013 Cumartesi günü öğle saatlerinde yapılan miting ve yürüyüşe 500-600 civarında kişinin katıldığı, katılanların genelde ilçeye dışarıdan gelen marjinal sol örgüt mensupları olduğu, bazı gençler hariç Reyhanlı halkının eyleme itibar etmediği görülmüştür.

Ufuk Eğitim Derneği öncülüğünde bir araya gelen, Dernek, Vakıf, Sendika ve Oda temsilcileriyle Muhtarlardan oluşan Reyhanlı Sivil İnisiyatif Platformu 21 Mayıs 2013 günü yaptığı basın açıklamasıyla, Reyhanlı halkının olayların bilincinde olduğunu, sağduyu ve metanetle sıkıntıların atlatılacağını ve bundan sonra yapılması gerekenleri kamuoyuyla paylaşmıştır.
 

SORUN VE ÖNERİLER

1-     Reyhanlının bu saldırılarda hedef seçilmesinin bizce sebebi; Suriye muhalefetine ve halkına ulusal ve uluslararası yapılan yardımların büyük bir kısmının buradan yapılıyor olmasıdır. Bu ve önceki saldırının hedefi; bu yardımların kesilmesi ve Suriyeli misafirlerimizle bizi karşı karşıya getirmektir. Alınacak güvenlik tedbirleri bu hedefe ulaşmalarına engel olacak şekilde olmalıdır.

2-     Hatay, Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa; Suriye sınırında olan illerimizdir.  Bu illerdeki Valilerden başlamak üzere tüm idareci ve amirlerin, Suriye politikasını benimsemiş kişilerden seçilmiş olmaları gerekmektedir.

3-      Tüm bu illerde, özelde Reyhanlı’da Emniyet, Güvenlik ve istihbarat sayı ve nitelik bakımından üst düzeyde olmalıdır.

4-     Emniyet birimleri her türlü provokasyonlara zamanında ve etkili müdahalede bulunmalıdır. (Bayrak yakma provokasyonunda etkili müdahale olmuş olsaydı, patlama sonrası hedef olarak Suriyeli mülteciler konulmaz Esed ve yandaşları konulurdu)

5-     Kamplarda kalan mültecilerin ilaç ve tedavi masrafları devlet tarafından karşılanmakta, fakat yerleşim birimlerine sığınan mültecilerin acil vaka (trafik kazası, diyaliz, kalp krizi…) dışında hizmet verilmemekte, verilirse de ücret alınmaktadır. Bu konuda tedbir alınması gerekmektedir.

6-     Hatay ilk mültecilerin giriş noktası olmuş , iki yıllık süreçte de bu yoğunluk giderek artmasına rağmen,  başta güvenlik birimleri olmak üzere, sağlık, sosyal hizmetler  vb.  ihtiyaç duyulan alanlarda görevli personel sayısı, arttırılması gerekirken  Reyhanlıda polis sayısı 3 yıl önce 170 iken şimdi de 170 tir. Hastane acilinde doktor sayısı 12 iken şimdi 4 de düşmüş bu diğer kurumlarda da maalesef bu şekildedir. İhtiyaçlar yeniden belirlenerek acilen artırılmalıdır.

7-     Bölgede görev alan yetkililer başta olmak üzere, her kademedeki görevliler sorunları zamanında tespit edip muhtemel tehditlere göre zamanında tedbir alabilecek, halkla, STK’ larla, emrindeki personelle sağlıklı diyalog kurabilme yeteneğine haiz kişilerden seçilmelidir. (Hiçbir karşılık beklemeden insanlara hizmet gayretinde olan yardım kuruluşlarına bile en basit işlemlerde zorluk ve engel çıkaran yetkililerin başarılı olması beklenemez.)

8-     Zarar gören esnaf ve ilçe sakinlerinin maddi zararları karşılanırken, hasar tespit komisyonunun daha dikkatli çalışması gerekmektedir. Şimdiye kadar bu yönde yapılan çalışmalarda, hasarla karşılanan miktar arasında uçurumlar oluşmuş, buda halkımızın tepkisine yol açmıştır.(sadaka gibi maddi zarar karşılanmamalıdır) 

9-     Provokasyonlar sonucu Kendileri ve Araçları zarar gören Suriyeli misafirlerimizin de zararları devlet tarafından karşılanmalıdır. 

10- Suriye muhalefeti denince Suriye dışındaki oluşturulan komisyonların sadece anlaşılması ve diyalogların onların üzerinden yapılması bizce eksik ve yanlıştır. Suriye muhalefetini oluşturan esas unsurların Suriye de savaşan gruplar ve Suriye halkı olduğu unutulmamalıdır. (Bu konuda Suriye içerisine yardım yapan STK’larla işbirliği oluşturulmasında fayda vardır.)

11- Suriye’nin savaş sonrası Afganistan olmamsı için gerekli tedbirler şimdiden alınmalıdır

12- Kamp dışında kalan Suriyeli misafirlerimizin barınma yiyecek giyim… gibi temel ihtiyaçları yardım kuruluşları tarafından karşılanmaya çalışılmakta ancak yetersiz kalmaktadır. Süreç uzadıkça bu konulardaki sıkıntılar başka sosyal sıkıntılara yol açacağından, devletin bunların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olması gerekmektedir.