Ana Sayfa Yazarlar Ömer Faruk Söyler Üç Renk-III: Gri – (Ömer Faruk Söyler)

Üç Renk-III: Gri – (Ömer Faruk Söyler)

0
Üç Renk-III: Gri – (Ömer Faruk Söyler)

Yeni Türkiye’ye uyanmak

Türkiye’yi teslim almak isteyen paralel örgütle devletin mücadelesi seçimlere sayılı günler kala tüm hızıyla devam ediyor.

Bu mücadelede Başbakan’ın şantajlara ve kumpaslara boyun eğmeyen kararlı duruşu meydanları dolduran milyonların yüreğinde karşılığını buluyor.

İstanbul Mitinginde Yenikapı Meydanındaki iki milyonu aşkın coşkulu kitle bu sağlam duruşun belgesiydi adeta.

Millet, Başbakan’ının yanında paralel örgütün ise karşısında olduğunu her platformda net bir şekilde ortaya koyuyor, irfanıyla ve derin duruşuyla oynanmak istenen oyuna prim vermiyor.

Paralel örgüt ve bu örgüte teslim olduğunu gördüğümüz siyasi partiler milletin gözünde itibar kaybetti ve yalnızlaştı.

Başbakan’ın “İkinci İstiklal Mücadelesi” adını verdiği bu kavgada, paralel örgütün ihaneti tevil götürmez bir şekilde meydandayken hala ortada duran, tarafını belli etmeyen, suya sabuna dokunmayan kişiliklerin ve grupların olduğunu görüyoruz.

Araf’ta bekleyen bu orta yolcular görebildiğimiz kadarıyla kavganın sonucunu görmeyi ve kazanan tarafa göre pozisyon almayı bekliyorlar.

Bunlar her devrin adamıdır.

Güçlü belli olsun onun yanında yer alalım” diyen, menfaatlerinden başka kutsalı olmayan bu güruh en kestirme tabiriyle güce tapınmaktadır.

Röntgencilik yapan, herkesi dinleyen ve kaydeden, mahreme tecavüz eden, tuzak kuran, şantaj yapan, iftira atan, yalan söyleyen, manipülasyon yapan, dini değerleri arsızca kullanan paralel örgüte rağmen hala ortada duran ve

“Her iki tarafa da söyleyebilecek sözlerimiz olmalı.”

“Kardeşlik hukukunu zedeleyici hareketlerden kaçınmalıyız.”

“Biz kardeşiz.”

“Yarın ortam yatıştığında birbirimizin yüzüne bakabilecek yüzümüz olsun.” mavraları atanlar ve “Ama Başbakan da…” şeklinde başlayan cümleler kuranlar, sizi iyi tanıyoruz.

Sizleri ibretle, hayretle izliyor ve ihanete ortak olduğunuzu biliyoruz.

Başbakan’ın yanında gibi görünen bazı bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar ve siyasetçiler, Brütüs olduğunuz ve elinize geçecek ilk fırsatta Başbakan’ı paralel örgüt gibi sırtından hançerleyeceğiniz o kadar belli ki!

Sözde devrimci ve özgürlükçü bir İslami söyleme sahip olduğunu söyleyen gruplar ve kanaat önderleri, ülkeyi kasıp kavuran bu savaştaki suskunluğunuzun ve sinikliğinizin nedeni nedir?

Risale-i Nur geleneğinden gelen cemaatlerin sergilediği tavrı gösteremediniz, yazıklar olsun size.

Bediüzzaman Said Nursi’nin talebeleri her yerde paralel örgütle aralarına mesafe koyarken ve bu mücadelede Başbakan Erdoğan’ın yanında yer aldıklarını ilan ederken, sizler hala neyi bekliyorsunuz?

Yoksa sizin de tapeleriniz ve kasetleriniz mi var?

Bugün dik durmayacaksanız ne zaman erdemli bir tavır sergileyeceksiniz?

Paralel örgüt ülkeyi ele geçirdikten sonra mı ortaya çıkıp mücadele edeceksiniz?

Paralel örgütün fedai gazetecisinin attığı şu mesajı da mı görmediniz: “Erdoğan’la birlikte hareket eden bütün yapılar, buna cemaatler ve tarikatlar de dâhil tasfiye edilecekler. Yarının Türkiye’sinde AKP’yle teması olan hiçbir kurum, kuruluş, yapı kalmayacak. Buna TÜRGEV, SETA, E-5 üniversiteleri, havuz medyası dâhil.”

Kürt halkı ve BDP sizden daha sağlıklı bir duruş sergiliyor, bunu görmüyor musunuz?

(Bu mücadelede az da olsa Başbakan’ın yanında yer alan grupları ve cılız da olsa ses vermeye çalışanları dışarıda tutarak bu serzenişi yapıyoruz.)

Araf’ta duranlar ve istiklal mücadelesinde hakkın ve haklının yanında yer almayan silik ve kayıp kişilikler, mücadele nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bu durumun getirdiği ezikliği ve yıkımı nefes aldıkları her gün yeniden ama yeniden yaşayacaklar.

Kurt kuzuyu yerken tarafsız kalmak kurttan taraf olmaktır.

Meşru bir iktidara saldırı varken susmak, fazilet ve erdem değil fitneye ortak olmaktır.

30 Mart seçimleri sadece Paralel Örgüt + CHP + MHP üçlüsünün kaderini belirlemeyecektir, durumu idare eden ve elini taşın altına koymayan siyasetçilerin, bürokratların, iş adamlarının, yazarların, akademisyenlerin, dini grupların ve demokrat geçinenlerin de kaderini çizecektir.

Güce iman ederek paralel örgüt yöneticisinin elini öpmek için Amerika’nın yolunu tutanlar, kendinizi daha fazla gizleyemeyeceksiniz.

30 Mart seçimlerinde milletimiz Yeni Türkiye ile Eski Türkiye arasındaki tercihini yapacak.

Yeni Türkiye’de orta yolculara yer yok.

Yeni Türkiye’de arafta duranlara yer yok.

Yeni Türkiye’de şantaja boyun eğenlere yer yok.

Yeni Türkiye’de Başbakan’ı yalnız bırakanlara ve davaya ihanet edenlere yer yok.

Yeni Türkiye’de münafıkça davranışlar sergileyenlere yer yok.

Yeni Türkiye’de kendini gizleyen korkaklara, kaçaklara ve omurgasızlara yer yok.

Yeni Türkiye’de insanların mahremini bilmenin getirdiği özgüvenle ahkâm kesenlere yer yok.

Yeni Türkiye’de bedduacılara, küçük dünyalarına vatana ihaneti sığdıran kıtmirlere yer yok.

Yeni Türkiye’de paralel örgütün çapulcular ve ergenekoncularla kurduğu işbirliğine yer yok.

Yeni Türkiye’nin teminatı milletten gücünü alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Dinamitlenmek istenen Yeni Türkiye’nin barışı, huzuru ve kardeşliğidir, mutlu ve güvenli yarınlarıdır.

Seçimlerden sonra paralel örgütün nasıl dağıldığını ve küçüldüğünü hep birlikte göreceğiz.

Siyasi çıkarları için bu örgütle birlikte hareket eden CHP ve MHP’deki yönetici kadroların tasfiyesine hep birlikte tanıklık edeceğiz.

Paralel örgütün değirmenine su taşıyan ve bu süreçte başarılı bir sınav veremeyen BBP ile SP yöneticilerine ne olacağını bekleyip göreceğiz.

Arafta duran orta yolcuların Başbakan’ın etrafında pervane gibi nasıl döneceklerini ibretle seyredeceğiz.

Bu arada Cumhurun Reisinin dengeleri gözetmek adına Başbakan’a karşı yaptığı manevraların gözden kaçtığı düşünülmesin, bunları tarihe not düşüyoruz.

30 Marttaki Yerel seçimlerde, arkasından gelecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile Genel seçimlerde oylanacak olan Yeni Türkiye’nin geleceğidir.

Osmanlı’nın hinterlandı olan coğrafyanın kaderini de Yeni Türkiye’nin geleceği belirleyecektir.

31 Mart sabahı Yeni Türkiye’ye uyanmak isteyenler kime oy vereceklerini çok iyi biliyor.

Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlar da ne yapacaklarını çok iyi biliyor.

Peki ya siz ey orta yolcular; dümen kırmaya ve yeni ufuklara yelken açmaya devam mı edeceksiniz?

ofaruksoyler@gmail.com

———————————-

Ömer Faruk Söyler

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI