Türkiye’nin ve İslam Dünyası’nın Geleceği

0
97

Akdeniz Derneği tarafından, Abdurrahman Dilipak’ın katıldığı “Türkiye’nin ve İslam Dünyasının Geleceği” konulu konferans düzenlendi.

Akdeniz Derneği tarafından, 22 Şubat 2014 Cumartesi günü Gazeteci/Yazar Abdurrahman Dilipak’ın konuşmacı olarak katıldığı “Türkiye’nin ve İslam Dünyasının Geleceği” konulu konferans düzenlendi.

Birçok resmi kurum, sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı konferans Suphi Öner Öğretmen Evi Tarsus Salonun da gerçekleşti.

Reşat Yıldırım’ın sunuculuğunu yaptığı program Hafız İmam Hatip Bilal Ömeroğlu’nun kuran tilaveti ile başladı. Akdeniz Derneği tanıtım filmi ile devam etti.

Akdeniz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yalçınkaya, yaptığı selamlama konuşmasında derneğin amacını “Akdeniz Eğitim Sağlık ve Yardımlaşma Derneği olarak temel amacımız, bilgiden hareketle kültürümüzün yerel değerlerini, İslam kültürünün kadim değerlerini ve insanlık kültürünün evrensel değerlerini birlikte önemseyen, insan merkezli medeniyet eksenli bir yaklaşımla, eğitim, kültür ve sosyal alanda etkinlikler düzenlemek, projeler gerçekleştirmek ve bu yolla başta şehrimiz olmak üzere ülkemizin entelektüel, sosyal ve kültürel açıdan gelişimine katkı sağlamaktır.” Diye ifade etti.

Sayın Yalçınkaya’nın konuşmasının ardından Anadolu Platformu’nun tanıtım filmi izlendi ve gazeteci/yazar Abdurrahman Dilipak’ın konuşmasına geçildi.

“Fatih tahtına oturduğunda 7 dil bilen şiir yazan 19’unda bir gençti. Eyyub el-Ensari İstanbul’u fethe gittiğinde 70 yaşında idi. Bu gün bu ruhu sahip 19’undaki delikanlı ile 70 yaşındaki dedenin el ele tutuşarak geleceğe doğru yürümesi gerekiyor. Fethe çıkmalıyız.


300 yıl öncesine kadar dünyada dört büyük ırkın yaşadığını belirten Dilipak, “Bunlar Kızıl derililer, Kara derililer, Sarı derililer ve Beyaz derililer. Ama bugün artık kızıl derililer yok. Biz kovboy filmleri izleyerek, Tommiks Teksas’lar okuyarak büyüdük. Beyaz adamın vahşi kızıl derililere adam edebilmek için nasıl çalıştıklarını anlattılar bizlere. 300 yılda dünyada yaşayan dört büyük ırktan biri yok edildi. Amerika kıtasında yaşayan İnkalar ve Aztekler yok edildiler. Artık bir kaç köyde koruma altına alındılar, bir insan türü sona ermesin diye. Afrika kıtası, Kara derililer, tamamı köleleştirildi. Dünyada yaşayan dört büyük ırktan bir diğeri olan Kara derililerin tamamı köleleştirildi. Avustralya orada Aborjinler denilen bir halk yaşıyor. 150 sene önce orada katliamlar yaşandı. İlkönce kızıl derilileri katlettiler. Sonra Afrika’ya gelince ‘Bunları öldürmeyelim, tarlalarda çalışsınlar, gemilerde çalışsınlar. Neden öldürüyoruz ki? Kızıl derilileri öldürdük de ne geçti elimize? Köleleştirelim bunları.’ dediler. Avustralya’ya geldiklerinde Aborjinler direnmeye başladılar, direnince öldürmeye başladılar. Aborjinleri insanlaşma aşamasını tamamlamamış maymunlar olarak öldürdüler. Biz hepimiz Adem’in çocuklarıyız. Bu ırkçılık ne menem şeydir böyle” dedi.

Geçmişteki bir çok halk hareketlerini anlatan Dilipak bundan sonrası için; “Şimdi yeni bir dünya kuruluyor. Öyle sanıyorum ki gün döndü. 300 yıllık mahmuz tarihimiz sona eriyor. Bundan sonra servet ve iktidarla imtihan olunacağız.” Diyerek geleceğe dair tespitleri ile sözlerini tamamladı.

Konferans gazeteci/yazar Abdurrahman Dilipak’ın okuyucularına kitaplarını imzalamasıyla tamamlandı.