Türkiye’de Kadının Serencamı

0
176

Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER)’in düzenlediği hizmetiçi eğitim programında Hidayet Şefkatli Tuksal, “Türkiye’de Kadının Serencamı” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

09 Mart 2019 Cumartesi günü Bülbülzade Vakfı’nın ev sahipliğinde Gaziantep’te dördüncüsü düzenlenen Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER)’in Hizmet İçi Eğitim programına Kahramanmaraş, Elbistan, Şanlıurfa, Adıyaman, Kilis, Gaziantep ve Nizip’ten 170 AKADDER üyesi katıldı.

Programda, “Türkiye’de Kadının Serencamı” konulu bir sunum yapan Hidayet Şefkatli Tuksal şu ifadelere yer verdi: “AKADDER oldukça ilkeli çalışan bir kurumdur. Türkiye’de dindar kesim oldukça fedakârlık yapan bir kesimdir. Allah rızası ve salih amel motivasyonu vardır. Benim yaşıma yakın olanlar; dindar insanların ezildiği, potansiyel suçlu ilan edildiği, İslamofobinin ülkemizde yaşandığı dönemlerden geçti, fakat ilişkiler oldukça tatlıydı. Emek çaba ve gözyaşının olduğu bir dönemdi. Geçmişteki çalışma usulleriyle şimdiki usuller farklılıklar gösterebiliyor.

Bizde dedikodu ve kötü zanda bulunmak yasaktır. Bizde negatif enerji yaymak, bu enerji üzerinden ortamın havasını bozmak yasaktır. Ancak bir zulme uğramışsak o zulmü dile getirebiliriz. Kötü düşünmeyeceğiz iyi şeylerle meşgul olacağız ve duyarlı olacağız. Herkes bir yere ulaşma telaşında. Görmemek sanki mazeret gibi gösteriliyor fakat biz görmek zorundayız.

Kadınlar her türlü aşağılanmaya sabretmeyi bir erdem gibi öğrenecekleri bir kültürden gelmiştir. Genel olarak kadınlardan beklentiler bunlar. Zulme uğrayan kişi olduğumuzda yakınıyoruz, ama bu zulümden kurtulmak üzere bir adım atmıyoruz. Katlanmak üzere yetiştirilmişiz. Ne zulme uğrayan ne de zulmeden olmalıyız. Sabretmek ve katlanmak farkı şeyler. Sabretmek onu değiştirmek için sabırla çabalamaktır. Ama yetiştirilme tarzı bunu bir katlanış olarak görüyor. Burada bir haksızlık çıkıyor ortaya.

Allah karşınıza iyi insanlar çıkarsın diyoruz neden bu kadar bu duayı ediyoruz? Çünkü bu bizim iç yaramız. Biz, hiçbir insanın ezilmesine, ezilmek için yetiştirilmesinden yana değiliz. Her insan bu dünyaya bir hikâye yaşamak üzere geliyor ve bu hikâyenin ne kadar süreceğini bilemiyoruz. Yaşam hediyesi bize irademiz dışında verilmiştir.

İnsanların bir kısmı bu dünya koşullarında avantajlı olarak dünyaya gelmektedir. Erkek olmak hâlâ bu avantajlardan biridir. Sağlıklı olmak, iyi bir ailede olmak ve bunun tam tersi olarak da gelebilirsiniz. Engelli olarak, Arakan’da Müslüman olarak, bir çatışma bölgelerinde dünyaya gelebilirsiniz. Allahu Teâlâ avantajlı bu insanlara sorumluluklar yüklüyor. Dezavantajlı insanlara Allah cesaret vermeye çalışıyor. ‘Yalnız benden korkun’ diyor. İnsan korktuğu zaman doğru düşünemez. Bir STK olarak elimizdeki avantajları bu dezavantajlı insanlar için kullanmak en büyük görevimizdir. Dünyadaki tüm Müslümanların amacı bu olmalı.

Dünyada bir iz bırakabilmek için çok güvenilir olmak, çok doğru olmak, bize neye mal olursa olsun doğru sözlü olmak gerekir. Yalan söylemek hayatımızın bir parçası haline geldi. Bir Müslüman olarak her şeyden önce doğru sözlü olmamız gerekir. Emin olmak, her şeyden önemli. İkinci olarak elindeki her şeyi herkesle paylaşmak ve kibirlenmemek gerekir. Hazır böyle bir cemaat olmuşken iyilik yapan, güven veren insanlardan olalım, salih amel işleyelim.”

Konuşmanın ardından Hidayet Şefkatli Tuksal’a AKADDER Başkanı Rabia Aldemir tarafından hediye takdim edildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.