Ana Sayfa Kategoriler Haberler ‘Türkiye İnsanlık Dersi Vermeye Devam Ediyor!’

‘Türkiye İnsanlık Dersi Vermeye Devam Ediyor!’

0
‘Türkiye İnsanlık Dersi Vermeye Devam Ediyor!’

Uluslararası İslami Yardımlaşma Heyeti (ULİSYAR) Türkiye ve Balkanlar Bölge Müdür Yardımcısı Hişam Aruci ile yardım faaliyetleri hakkında konuştuk.

ULİSYAR (Uluslararası İslami Yardımlaşma Heyeti) Türkiye ve Balkanlar Bölge Müdür Yardımcısı Hişam Aruci Türkiye’de yaptıkları yardım çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Hoş geldiniz. Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Bendeniz Uluslararası İslami Yardımlaşma Heyeti (ULİSYAR) Türkiye ve Balkanlar Bölge Müdür Yardımcısı Haşim Aruci.

ULİSYAR’ın yardım faaliyetlerinden bahseder misiniz?

ULİSYAR ekibi olarak 4 aydır uğraş verdiğimiz Ramazan öncesi yardım faaliyetleri kapsamında 10 bin 550 adet gıda kolisi dağıtımını bitirmiş bulunmaktayız. 8 gün süren dağıtımlarımızı Hatay bölgesinde; 1.300 koli Kırıkhan, 1.000 koli Dörtyol, 1.000 koli Payas, 300 koli Hassa, 100 koli Erzin olmak üzere tamamladık.

Gaziantep bölgesinde ise merkezde 5 bin 500 koli, İslâhiye ilçesinde 1.300 koli dağıttık.

Dağıtımlarda Suriyeli misafirlerden şehit ve yetim ailelere öncelik verirken, Türk ailelere de yardımlar dağıttık.

Türkiye’nin Suriyeli misafirlere yönelik yardımları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tüm dünyanın gözü önünde 6. yılına giren bu zulme, sözde insan haklarında kendilerini zirveye oturmuş tüm dünya devletleri bu 6 yıldaki insanlık sınavında sınıfta kalırken; Türkiye Cumhuriyeti asırlardır 3 kıtada adalet timsali olmuş ve ecdadına yakışır bir şekilde tüm dünyaya insanlık dersi vermeye devam ediyor. Bizler tarihimizin hiçbir döneminde hiçbir mağduru, mazlumu zalimin pençesine terk etmedik, etmeyiz.

Akan kanı izlemekle yetinen, kendilerini çağdaş olarak nitelendiren, doğuya inildikçe insan hayatını değersiz gören, ama konu kendileri olduğu zaman en temel insan hakları için bile yüzlerce tez ile ortaya çıkanlar; bugün bu zulüm karşısında kılını dahi kıpırdatmayıp biz ve bizim gibi hissedenlerin Suriyeli kardeşlerine yardımlarından rahatsız olanlar, sizin Suriye’de ne işiniz var ki?

Bu gibi soruları yöneltenler unutmasınlar ki; Suriye 1516 yılında Osmanlı topraklarına dâhil olup 1. Dünya Savaşı’ndan sonra 1918 de bizden tamamen kopmuştur. 400 yıllık bir tarihten bahsediyoruz ve çok iyi biliyoruz ki tarihine sahip çıkmayan milletler yok olmaya mahkûmdur. Aslında cevap çok kısa, bizler sadece kendi tarihimize sahip çıkmaya çalışıyoruz.

Balkan kökenli bir yardımsever olarak bize ailenizden biraz bahseder misiniz?

Kendim aslen Osmanlıdan koparılan son parça olan Makedonya’da bir Arnavut ailenin mensubuyum. Ailem asırlardır Balkanlarda İslam davasının hizmetkârı olmuş, bu kutlu davaya birçok âlim yetiştirmiştir. Yardım dağıtımına benimle beraber katılan Mekke eşrafından Suudi arkadaşlarımızla ayrı kıtalardan olup bugün burada bizi birleştiren tek şey, hoşgörü, merhamet dini İslam’dır. 

Dünyanın öteki ucundan kardeşlerinin derdiyle dertlendiren, acısını hissettiren İslam’ın kardeşlik ruhudur. Önümüz Ramazan ayı. Bu güzel ayın hepimiz için kurtuluş olması ve İslam adı altında yapılan tüm zulümlerin bitmesi dileklerimle Ramazanınızı şimdiden kutluyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Projemizin başından beri ortak çalışma yürüttüğümüz, bizlerden bölgede hiçbir yardımı esirgemeyen başta Gaziantep Valiliğine, İyilikder ve Bülbülzade Vakfı’na teşekkürü bir borç biliriz. Bu güzel hayır işlerinde bir nebze payımızın olmasını nasip eden Rabbimize hamd-u senalar olsun.