Türk Askeri Afganistan’da ne arıyor? – (Beril Dedeoğlu)

0
136

Bazen ekonomik ve kültürel bağlar, bazen de askeri ilişkiler kurulur. Dolayısıyla ülkenin başka yerlerdeki uzantısı her zaman ve koşulda aynı araçlarla olmaz. Bunlar içinde en sorunlu olanı askeri ilişkilerdir. Zira bir başka ülkede görev

Dünyanın hemen her ülkesi, çeşitli nedenlerle başka devletlerin topraklarına kendisinden uzantılar yerleştirmek ister. Bunun en meşru ve yasal biçimi konsolosluklardır ve diplomatik ilişki kurulması anlamına gelir. Ancak diplomatik misyon, aynı zamanda bir başka ülkedeki uzantı da demektir.

Bazen ekonomik ve kültürel bağlar, bazen de askeri ilişkiler kurulur. Dolayısıyla ülkenin başka yerlerdeki uzantısı her zaman ve koşulda aynı araçlarla olmaz. Bunlar içinde en sorunlu olanı askeri ilişkilerdir. Zira bir başka ülkede görev yapan askeri birliklerin amaçları, faaliyet biçimleri ve ortaklıkları her zaman toplumları ikna edecek biçimde olmaz. Bu nedenle ülkeler genel olarak meşru ve yasal amaçları uluslar arası örgütlerde saptamayı ve ortaklaşa faaliyetler sürdürerek hem yararı hem de sorumluluğu paylaşmayı tercih ederler. Dış görev yürüten bu tür askeri ortaklıklar, aynı zamanda ortaklardan birinin diğerine oranla bir bölgede üstünlüğü ele geçirmesine engel olmanın yolu olarak da bilinir.

Afganistan’da görev yapan ISAF da bunlardan biridir.

ISAF

11 Eylül saldırıları sonrasında Afganistan’ın küresel tehdit olduğu yolundaki karar, BM Güvenlik Konseyi’nde alındı. 20 Aralık 2001’de Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (UGYK-ISAF) oluşturuldu ve ilk komutanlık da Birleşik Krallığa verildi. BM-NATO ortaklığında faaliyet gösteren ISAF’ın amacı, Afganistan’daki radikal grupların, başta El-Kaide’nin, terör yoluyla başka ülkelere zarar verilmesinin önüne geçilmesi ve Afganistan’da istikrarın sağlanmasıydı. Bu, bir anlamda Afganistan’ın yeniden imarı anlamına geliyordu, dolayısıyla kendi siyasi yapılarını ve güvenlik güçlerini kendilerinin sağlamasına destek verilmesini içeriyordu.

TSK, Haziran 2002-Şubat 2003 tarihleri arasında 1 300 askeriyle ISAF’ın ikinci dönem komutanlığını devraldı, ardından 2005’de 30 ülkeden oluşan birliğin komutanlığını üstlendi; bu arada Kabil Uluslararası Havaalanı’nın işletilmesini yürüttü ve Gazi Askeri Eğitim Merkezi’nde de Afgan subaylarının eğitimini üstlendi. 2004 2006 arasında NATO’nun Afganistan’daki Kıdemli Sivil Temsilcisi görevini de Hikmet Çetin aldı.

Bugün elli kadar ülkeden yaklaşık 135 bin asker Afganistan’da görev yapıyor ve Türkiye de bunlardan biri. Yaklaşık 420 milyar Dolarlık yardım yapmış olan ve daha çok eğitim, gözetim ve denetleme görevleri üstlenen Türkiye, Afganistan’da neredeyse en başarılı bulunan ülke durumunda.

Yıkıcı eleştiri

ABD gibi Afganistan’da skandal ve cinayetlere bulaşmayan, doğrudan silah kullanmayan Türkiye, radikaller bir yana bırakılırsa, şüpheci Afganlıların bile yine de en sempatiyle baktıkları ülke.

Türkiye, bir zamanlar “Jive Pakistan” nidaları atılmasına yol açan dostluk köprüsünü de buna benzer bir yöntemle kurmuştu; şimdi de amacı sistem dışına atılmamış bir Afganistan’la ileride sağlam ilişkiler kurabilmek ve burada yaşayan halkların istikrara kavuşmasına yardımcı olmak. Tabi bir de boşlukları kendi lehine doldurma merakı olan başka devletlerin Irak’ta olduğu gibi ISAF’ı kullanarak işgalci durumuna gelmelerine engel olmak.

12 Askerin cenazesi, üstlenilen görevin niteliğini ve zorluğunu göstermeye yetiyor. Ancak aynı zamanda Türkiye’nin katiyen “içeriden” bakarak anlaşılamayacağını da ortaya koyuyor. “Ne işi var bu askerlerin oralarda ?” sorusunu soranlar tam olarak kimi ve neyi eleştiriyorlar belli değil. Ancak bu hem Türkiye’nin değerini küçümsemek hem de şehitlere sahip çıkmak gibi yaparak onların anısını ve ailelerini rencide etmektir. Esas sorunun, TSK Türkiye siyasetinde ne arıyor diye sorulması gerekmez miydi?

 Star


———————————-
Beril Dedeoğlu
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI