Ana Sayfa Kuruluşlar Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı Turgay Aldemir TRT Kürdi’de Gündemi Değerlendirdi

Turgay Aldemir TRT Kürdi’de Gündemi Değerlendirdi

0
Turgay Aldemir TRT Kürdi’de Gündemi Değerlendirdi

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, TRT Kürdi’de canlı yayınlanan Rojev Taybet (Gündem Özel) programında gündemi değerlendirdi.

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir 18 Ocak Pazartesi günü TRT Kürdi’de yayınlanan Rojev Taybet (Gündem Özel) programının canlı yayın konuğu oldu.

Vahdettin İnce tarafından sunulan programa Araştırmacı Yazar Kemal Öztürk’le birlikte konuk olan Aldemir, gündemde öne çıkan başlıkları değerlendirdi.

Programda Anadolu Platformu’nun faaliyetleri ve vizyonu hakkında bilgi veren Aldemir, konuşmasında şu konulara değindi; “Anadolu Platomu, Anadolu’nun bağrından çıkmış sosyal, sivil bir İslami harekettir. Eğitim, kültür, kadın, aile, genç, yaşlı, öğrenci, yetim, yoksul gibi alanlarda sosyal ve yardım faaliyetleri yürütüyoruz. Sınır tanımaksızın, insanların diline, dinine bakmaksızın, insanlığın ortak paydası olmaya çalışan bir yapıyız.

Varlığını devletin bakışına göre değil, içinde yaşadığı toplumun ihtiyaçlarına göre belirleyen, yer yer örtüşen, yer yer ayrı düşen vicdani bir hareketiz. Anadolu Platformu, Anadolu’da var olan bin yıllık irfanın bu güne iz düşümüdür. Farklılıkları tehdit değil, zenginlik gören, bunu da çalışmalarıyla, yetiştirdiği insanlarla aktaran bir sivil harekettir. Bu kapsamda kitaplarımız, eğitim setlerimiz var. Şu anda bunların Türkçesi, Kürtçesi, Arapçası hazırlandı, İngilizcesi hazırlanıyor.

Suriye meselesiyle yakından ilgileniyoruz

Suriye meselesi ilk ortaya çıktığı günden bu yana birçok yardım çalışmaları yaptık. Suriyeli akil insanları topladık, okullarıyla ilgilendik, medyasıyla ilgilendik. Şu anda Suriye’nin içerisinde 12 tane okulumuz var. Türkiye’de de 20’yi aşkın okulumuz var. Okulların sayısını artırmaya çalışıyoruz. Zihniyet değişimi olmadan yöneticilerin değişmesinin bir anlamı yoktur. Onun için, yeni Suriye’nin, yeni dünyanın şekillenmesi için İslam’ın da bu çağa tekabül eden, Akif’in “asrın idraki” dediği kavramla çalışma yürütüyoruz.

Biliyorsunuz, Suriye’deki iç savaş beş yılını geride bıraktı. Burada en çok mağdur olan ve zarar görenler çocuklardır. Bu çocukların çektikleri, bu bölgenin imtihanı haline gelmiş. Bu yüzden acilen çocuklar için okul çalışmaları başlattık.  Halep’te İdlip’te Azez’de okullar var. Çadır kentlerin olduğu yerlerde okullar kurduk. Üç ve dört vardiya şeklinde eğitim veriyoruz. O bölgede ağırlıklı dil neyse rapor hazırlayıp Arapça ya da Kürtçe Türkçe dersler veriyoruz. Bütün maliyetleri de raporlar halinde tutuyoruz.

Arapça Gazete Çıkarıyoruz

İşrak diye bir gazete çıkarıyoruz.  Arapça ve Türkçe olarak yazılmaktadır. Bu gazete hem Suriye’de hem de Türkiye’de dağıtılıyor. Amacımız entelektüel Suriyelileri bir araya getirmek. Biz, birçok yazar bir araya getirdik. Biz, onlara toplantılar hazırlıyoruz. Bunların içinde her türlü fikre sahip insanlar var. Bunları bir araya getirip toplantılar yapıyoruz. Bizim verdiğimiz mesaj, bu insanlar buranın yerlileridir. Bizim amacımız da bunlarla çalışmak. 

Yine Lübnan’a kadar yayın yapan Fecr radyomuz var. Sayın cumhurbaşkanı, başbakan bu konuda büyük bir risk aldı. Sayın cumhurbaşkanının değer ve insan eksenli olağan üstü çabaları oldu. Fakat bürokrasi bu konuda inanılmaz blokaj uyguladı. Türkiye’nin iç çelişkilerinden faydalanarak süreci yavaşlattı, sürekli ağırdan aldı.

Suriye ile ilgili eğitim, kültür, sosyal, akademik alanda tüm çalışmalarımız Ankara’nın bürokratik koridorlarında adeta çöle akan nehirler gibi kayboldu. Bunu hafta sonu Bülbülzade Vakfı’nı ziyaret eden büyükelçilerimizle de paylaştım. Bu savaş Suriye’nin değil, aslında Türkiye’nin savaşıdır. Amaç Türkiye’yi kuşatıp Ortadoğu’dan kopartmaktır. Bu bir tehdit değil, fırsattır. Ama bu, gençlerin, çocukların yüreğine dokunmaktan geçiyor.

Örgüt, Kürtlere zulmediyor

Örgüt Kürt halkının geleceği ile ilgili harakiri yapmıştır. Kendini inkâr etmiştir. Artık uluslararası sistemin doğrudan taşeronudur. İşsiz kalmış bir tetikçi gibi Rusya’ya gitmiş iş almıştır. Maalesef bu çatışmalarda örgütün zulmettiği, yolunu kazdığı, dükkânını yaktığı, evini yıktığı, bombaladığı, katlettiği hepsi Kürtlerdir.

Bu artık bir Kürt örgütü olmaktan çıkmış, Kürtlere zulmeden, onları vatanlarından, evlerinden eden cani bir yapıya dönüşmüştür. Halk da bunu görmüştür, ama devletin geçmişte yaptığı yanlışlardan dolayı bir ara dönem yaşıyor. Devlet, sivilleri, oradaki sosyal pozisyonları, bölgenin o doğal ontolojisini koruyarak devam ederse; inşallah PKK’yı var eden şartlar ortadan kalkar. Kalktığında da zaten onların burada tutunma şansı yoktur.

Kadim değerlere yaslanan toplumsal sözleşmeye ihtiyaç var

Tüm bunların çözümü de anayasadan geçiyor. Bu milletin kadim değerlerine yaslanan bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç var. Farklılıkları fırsat gören, bunları zenginlik gören çok dilli, çok kültürlü, çok hukuklu bir anayasa için Türkiye’nin çalışması lazım.

Aslında AK Parti anayasa yapacak kadar destek almıştır. Çok dolaşmadan, bir an önce kendi anayasasını hazırlamalı. Yüreğinde insanlık olan, vicdan olan diğer partilerden de destek bulacaktır. Bulamazsa da, bu, halka götürülür. Halk şu anki bu tıkanıklıkların hepsini aşacak bir irfanla davranacaktır.”

Programda, araştırmacı yazar Kemal Öztürk de gündemle ilgili özgün değerlendirmelerde bulundu.