Toplumsal Sorunlarımızın Çözümünde Eğitimin Rolü

0
166

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, Anadolu Öğrenci Birliği tarafından “Umut ve Kaygı Arasında Gelecek” başlığı ile düzenlenen 5. Bölge Kampında hasbihal programına katıldı.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, Anadolu Öğrenci Birliği tarafından “Umut ve Kaygı Arasında Gelecek” başlığı ile düzenlenen 5. Bölge Kampında hasbihal programına katılarak  “Toplumsal Sorunlarımızın Çözümünde Eğitimin Rolü” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.

Önemli olan hakkın yanında durmak

Prof. Dr. Ali Gür, sunumunda şu ifadelere yer verdi; “İnsan ilk yaratıldığı andan itibaren ya ahseni takvime doğru çıkar, melekût seviyesine, daha üste veya esfele safiline kadar düşer. Bu da insanoğlunun gelişmesinin sınırsız olduğunu gösteriyor. Allah imtihan için yarattığı insana aynı zamanda imtihan sorularına cevap verirken onun kapasitesini de iradesini de kendisine bırakmış. Hak ve batıl bu meyanda her zaman savaş halindedir. İlk savaş bir peygamberin çocukları arasında yaşandı. Dikkat edin ilk insan Hz. Âdem ve ilk kavga Hz. Âdem’in çocukları olan Kabil ile Habil arasında oldu. Kabil zulmü temsil etti, Habil mazlumluğu temsil etti. Bir peygamber çocukları bile olsa zulüm yapabilir. O yüzden önemli olan hakkın yanında durmak.

Korkularımız üzerinden bizi terbiye etmeye çalıştılar

Bizi kamplara bölenler Türk, Kürt, Arap, Çerkez bilesiniz ki hakkın yanında olmadıktan sonra bunların hiçbir hükmü yok. Tarihsel olarak bizi korkularımızla çok sınadılar. Sürekli korkularımızın üzerinde tepindiler. Bölünme kokusuyla, ayrışma kokusuyla, işgal korkusuyla. Bu korkularımız üzerinde de bizi terbiye etmeye çalıştılar. İngilizler büyük desiselerle yıllarca İslam coğrafyasını sömürdü. Yine İngilizler İslam coğrafyasının kalesini yıkmak için geldikleri Çanakkale’de en fazla verilen şehitler de doğu, güneydoğudan ve Halep’tendi. Anadolu insanı doğusuyla güneydoğusuyla kenetlenmiştir. Ben buna mozaik de demiyorum ben buna alaşım diyorum. Mozaiği ayırabilirsiniz ama alaşımı asla ayıramazsınız. Türkiye’nin bölünme gibi bir derdi yok. Türkiye küçülmüyor, Türkiye büyüyor. Türkiye’nin sınırları genişliyor. Asıl büyük korku bu. Onlar küçültmeye çalışırken Anadolu insanı bir arada hareket ettiği için yakında sınırlar değiştiğinde bu sınırlar içeriye doğru değil dışarıya doğru değişecek. Asıl bunun telaşını aldılar.

Dininizi öğrenmezseniz başkalarının size anlattığı kadar öğrenirsiniz

Allah tela şöyle buyuruyor; “İnsana çalıştığından başkası yoktur.” Sizden ricam çalışmadan asla gelecekten bir şey beklemeyin. Ben şansa inanmıyorum. Sizin şans dediğiniz bir avuntudur. Bana göre de fırsatlar doğduğu zaman hazırlıklı olmaktır. O yüzden her zaman hazırlıklı olacaksınız. Ne yapacağınıza kara verin. Ne olmak istiyorsunuz? Üniversiteye geldiniz en azından çizginiz belirli artık. Belli bir mesleği seçtiniz. Bizim istediğimiz mektep ve medresenin ortak noktada buluşmasıdır. Bir taraftan fen bilimlerini öğrenirken aynı zamanda da dininizi çok iyi öğrenmelisiniz. Dinimiz başkalarına bırakılmayacak kadar kutsaldır ve geleceğimizin teminatıdır. Eğer siz dininizi öğrenmezseniz başkalarının size anlattığı kadar öğrenirsiniz. Nimete şükür gerekir. Şükür de nimetin cinsindendir ve bu da daha fazla çalışmayı gerektirir.”

Prof. Dr. Ali Gür sunumun ardından öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.