Tire’den Yeni Eser: İyilik Yap Denize At

0
610

Hüseyin Özhazar’ın kaleme aldığı “İyilik Yap Denize At / İyilik Hikâyeleri” adlı eser Tire Kitap tarafından yayımlandı. 

Yazar Hüseyin Özhazar’ın kaleme aldığı iyilik hikâyelerinden oluşan “İyilik Yap Denize At” adlı çalışma Tire Kitap tarafından okuyucunun ilgisine sunuldu.

Kıssadan hisse almamız gereken birçok hikâyenin yer aldığı kitap 199 sayfadan müteşekkil.


Kitabın Önsözü:

Allah’ın insanlara vermiş olduğu en güzel özelliklerden biri, hiç şüphesiz iyilik duygusudur. Yardıma muhtaç bir canlıya el uzatmak, hiçbir karşılık beklemeksizin vermek, haksızlığa uğrayan bir kişinin veya topluluğun kurtuluşu için çaba göstermek, aç bir insanı doyurmak, bir yetimi giydirmek, bir fakiri evlendirmek, çocukları sevindirmek, bütün bunların hepsi insanı yücelten, insanın yaşamına anlam katan değerlerdir.

Hiçbir insan kendi başına hayatını sürdüremez, bir başkasına muhtaçtır. Kişi, ne kadar varlıklı olursa olsun, mutlaka bir açıdan ihtiyaç sahibidir. Fakir maddi desteğe, mazlum kendisini zulümden kurtaracak olan bir ele, özürlü sağlam kimselerin yardımına, hasta bakıma, cahil bilenlerin bilgisine, aklı başında olmayan akıllıların nasihatine, çocuklar anne-babaların veliliğine, yaşlılar evlatlarının sadakatine, hizmet bekleyenler sanatkârların mesleğine, toplum becerikli insanların yararlı faaliyetlerine muhtaçtır.

Bu açıdan bakıldığında toplumda herkesin bir şekilde ihtiyaç sahibi olduğu anlaşılır. Muhtaç olmayan sadece Allah’tır. Sadece O, ihtiyaç sahibi değildir. Bu sebeple bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyilikleridir. İnanıyoruz ki iyiliklerimiz insanı, eşyayı, dünyayı güzelleştirecektir. İyilik, yeryüzünün ve hayatın insana dair mucizesidir. Dinimiz bize iyiliği emrediyor. Kimsesize, yetime, öksüze, yolda kalmışa, evsize, barksıza, yaralıya, yaşlıya, aça, ilaçsıza yardım etmeyi, onların elinden tutmayı öneriyor.

Haksızlığa uğramış olanın, muhtacın, özürlünün dini, dili, rengi, sınıfı olmadığı gibi iyiliğin de dini, dili, rengi, sınıfı olmaz. İyilikler bütün insanları ve hatta bütün canlıları kapsar.

Rahman’ın adaletini, Rahim’in merhametini ve İslam’ın büyük kardeşlik elini ihtiyacı olan insanlara ulaştırmak için bir çaba içinde olmalıyız. İyilik yapmak zor değildir, bilakis herkesin güç yetirebileceği bir davranıştır.

Selam vermek bir iyiliktir. Gülümsemek, yardım etmek, iyiliktir. Bir yaşlının elinden tutmak iyiliktir. Erdemin en büyüğü, bizimle ilişkilerini kesene iyilik etmek, bizden esirgeyene vermek, bize kötülük edeni bağışlayıp ona dost elimizi uzatmaktır. Biz, sevdiğimiz şeylerden vermedikçe iyiliğe eremeyeceğimizi, her ne verirsek onu Allah’ın gördüğünü biliriz. Biliriz ki iyilik, huzurun kardeşidir. Biliriz ki hepimiz borçluyuz. O’na olan borcumuzu, birbirimize iyilik yapmakla öderiz.

Biliriz ki insanı kurtaracak olan yalnız iyilikleridir. Biliriz ki iyilik, bizi özümüze ve ölümsüzlüğe taşıyacaktır. Ülkemiz sınırları içinde ve dünyanın her bir köşesinde yürek yakan olaylar karşısında sessiz kalmamalı, duyarsız davranmamalıyız. İnsan olmamızın gereği olarak Allah’ın bizlere nasip ettiği imkânları başkalarıyla bölüşmeliyiz.

Terk edilmiş bölgelerde, ıssız yaşam merkezlerinde, şehir hayatının koşuşturmacasında fark edilemeyen nice kimsesizin uzattığı eli tutmak için yola revan olmak, insanlığımızın gereğidir. Ülkemizin ve yeryüzünün bir dost arayan, bir yardımcı göndermesi için Allah’a yakaran, mazlum, tükenmiş, fakir, fukara ve ihtiyaç sahiplerinin gülümseyebilmelerini sağlamak için bir duyarlılık oluşturmalıyız.

Tarihimiz, iyiliklerin daima diri tutulduğu, vakıf kültürü ile yoğrulduğu bir tarihtir. İlham kaynağımız Peygamberimizin içinde yer aldığı Hılful Fudul (Erdemliler İttifakı) uygulamasıdır. Bu tarihsel miras, ümidimizin ve örnekliğimizin kaynağı olmalıdır.

“Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür.” (Buhari, Müslim)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.