Ticaret Ahlakı Programında 4. Hafta

0
147

Ticaret Ahlakı Programında 4. Haftanın konuğu: İnovasyon Uzmanı Salih Keskin 25 Mart 2013 Pazartesi günü “İş Verimliliğinin Arttırılması” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Hikmet Kaplan’ın Kur’an tilavetiyle başlayan program İnovasyon Uzmanı Salih Keskin’in sunumuyla devam etti.

Keskin, konuşmasında şu konulara değindi:

Öncelikle kendini tanıtan Keskin İnovasyon üzerine Fatih Üniversitesi’nde yüksek lisans dersleri verdiğini aynı zamanda İstanbul Ticaret Odasında 2.5 yıldır bir proje yürüttüğünü ve burada firmaların rekabet avantajlarını arttırmak için çalıştıklarını söyledi.

Türkiye’deki firma sayısı 3 milyon 84 bin. Bunların içerisinde 2658 tanesi 250 kişi üzeri elemen çalıştırıyor. Bu 2658 firma Türkiye’deki ihracatın yaklaşık %60’tan daha fazlasını yapmaktadır. Geri kalan 3 milyon 80 bin firma ise kalan ihracatı yapmaktadır. Bir şey daha söyleyeyim bu 2658 firmanın yüzde otuzu yabancı firmadır.

Dünyada ciddi değişimler var. Her gün dünyada piyasaya 90 milyar a4 bilgi girişi var ve son on yıl dünya tarihinde insan oğlunun bütün yapmış olduğu 4000 yıllık değişiklerden daha fazla gelişmenin olduğu dönemdir. Bundan sonraki on yıl bunu ikiye üçe katlayacak.

Bir Japon bilim adamının bir sözü var “Dünya sıfır kârâ doğru gitmektedir.” der. Peki neden? Sürekli yenilenen dünyada yenilikler yapamayışımız.

Örneğin, Avrupa’da, Fransa’da belediyeye gidip bir kasap dükkanı açmak istediğinizi söyleseniz, sizden iş planı istiyorlar. İş planına bakıyorlar eğer iş planı başarılı ise açış izni veriliyor. Oradaki iş planlarını burada üç tane kasap yürütüyor. Siz buraya kasap açamazsınız, gidin başka bir mahalleye açın diyorlar.

Peki burada nasıl? Bir mahallede iki tane market vardır ve çok iyi iş yapıyorlardır. İki market daha açılır, sonra dördü de batar. Niye çünkü orda iki markete yeten bir Pazar vardır ve üç marketi kaldırmaz.

Başka ne var mesela? Bim. Bim kimin arkadaşlar? %51 Amerikan sermayesidir. 600 kalem ürün satar. REAL 25 bin kalem ürün satar, Carrefour 50 bin kalem ürün satar Aa 600 kalem ürünle Bim şuan Türkiye’nin en büyük 100 firması arasındadır. Ne anlamda cirosu anlamında nasıl yapıyor bunu? Şöyle; Az ürün satmakla bir kere başarısını arttırıyor. Çok ürün satmak her zaman dezavantajdır. Elinizden geldiği kadar sattığınız ürün sayısını sınırlandırın ama sınırlandırdığınız ürünlerde uzmanlaşmaya çalışın.

Bugün İphone bir tek ürünle 500 milyar ciroya sahip. Bu dünya tarihinde görülmemiş bir şeydir. Peki Ülker’in kaç tane ürünü var? 2400 tane. Eskiden Sabri Ülker oğlu Murat’a oğlum bisküvi ve çikolatadan başka bir şeye girmeyin der. Ama adam kenara çekilince binlerce ürün yaptılar. Ama bir Nestle’nin cirosu 240 milyar dolar. Nestle başka işlerde yapar ama asıl işi çikolatadır. Peki Ülker’in cirosu nedir? 10 milyar dolar. Burada Sabri Ülker’in ne kadar akıllı olduğunu görüyoruz.

Türkiye’deki 3 milyon 84 bin firmanın %97’si aile firmasıdır. Aile firması dediğimiz şey, baba var ve erkek kardeşler var. Babanın yaptığı şey sürekli frene basmaktır. Koruma güdüsüyle hareket ederler. Bazı hayvanlar yavrusunu koruma güdüsüyle öldürür. Sarmalar nefes almasını engeller ve ölür o hayvan. Ben bu örneğe çok benzetiyorum bunu.

Peki, kardeşler, şuana kadar anlaşan kardeş pek görmedim. Aile firmalarının en büyük sıkıntısı geleneksel kafa yapısına sahip olmalarıdır. Kafa hala babanın kafası. Babayı eleştirmiyoruz ama babanın da artık yeni jenerasyona geçiş yapması, yeni jenerasyonunda dünyadaki gelişmelere ayak uydurması lazım.

Yine Türkiye’deki aile firmalarının çatırdamalarının ana sebeplerinden bir tanesi de erkek kardeşlerin evlenmeye başlaması. Çünkü yeni ses içeriye giriyor.

Değişimlerden bazı örnekler vereyim; Bir firmanın ayakta kalması için oradaki anlayışını değiştirmesi lazım. Mesela bir firmanın piyasada olması dev dalgalarla mücadele eden gemiye benzer. Siz bu geminin kaptanısınız ve 20 metrelik dalgalarla boğuşuyorsunuz. Piyasa böyle bir şey. Bakınız bundan beş yıl öncesine kadar bildiğimiz şirket profili kano yarışındaki ekip misali firmanın sahibi, müdürü vs. kürekçilerin başında kürekçiler de personelleriniz. Firmanın kaderi kürekçileri yönlendiren kişin elindedir. Diğerlerinin yaptığı tek şey küreklere asılmaktan ibarettir. Fakat bu değişti. Şimdi ise artık rafting sporundaki ekip modeli var. Peki, bunun özelliği nedir? Burada herkes inisiyatif sahibidir ve üzerine düşeni talimat almadan yapmak zorundadır. Bu bir ekip çalışmasıdır.

Bir firmanın en kıymetli şeyi bilgidir. Entelektüel bilgi, silikon vadileri kurmak yani, yeni bilgileri üretme merkezleri.

Şuanda sağlıkta bir hastanenin ameliyat başarı oranlarının internette herhangi bir karşılığı var mı? Yok olsa ne olur? Hastanenin durumu bir anda değişir. Aynı şekilde doktorların başarı oranı var mı? Yok olsa ne olur, bir anda doktorların borsası değişir. Peki asayiş var mı? Hangi mahallede hırsızlık oranı nedir biliyor muyuz, yok. Peki bilsek ne olur? Bir anda emlak piyasası alt üst olur değil mi? Bakın bilgi böyle bir şeydir. Bu kadar önemlidir.

Facebook ve Google bilgilerini deniz altında saklamasının nedeni budur. Çünkü bu kadar önemlidir bilgi.

İş verimliliği için:

1. Firmanın stratejik planı olması lazım.

2. Performans programının olması Çalışanların ve makinelerin verimliliğini ölçen programların olması lazım.

3. Misyon ve Vizyonunun olması. Misyon; bir firma neden kurulur. Yaptığı işi neden yapıyor. Ülkemizde firmalarımızın hepsine yakınında bu eksiklik vardır. Yaptığı işi para kazanmak için yapar. Kazanamadığı anda hemen o işten çekilir. Şuanda Hollanda’da Danimarka’da ve Avustralya’da 500 yıllık 650 yıllık firmalar var. Biz bu firmaları bu kadar süre ile nasıl ayakta kalır diye incelemeye aldık. Bizde de 100 yıllık firmalar var oda birkaç tane, üçüncü nesle geçen bir şey yok bizde.

Biz 500 yıllık bir firmayı incelemeye aldık. Bir içecek firması. Firmanın ana yasası var ve diyor ki bu içecek fermantasyonda (içeceklerin mayalanması) bir derecelik sapmaya uğrarsa olduğu gibi dökeceksiniz. Döküyorlar da. Büyük dev tanklar var. Şimdi o zaman bir firma nasıl 650 yıl ayakta kalır onu anlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla zarar etmek pahasına da olsa ilkelerinden bir milim sapmıyor. İşte bu misyondur. Ama bu bizde yok. Ama bu eskiden bizde vardı, ahi teşkilatlarında pabucu dama atmak diye bir kavram vardır. Bir esnaf eğer piyasada yanlış yaparsa oranın ahi erkanı sabahleyin gelir o kişinin damına bir pabuç atar. (tabi bu sembolik bir şeydir) tabi bu o esnafın bittiği anlamına gelir, orda iş yapamaz artık. Ona hammadde vermezler, ona iş vermezler. Çünkü o piyasada bir yanlış yapmıştır. Bakınız, bir esnaf bir yanlış yaptığında sadece kendini kirletmez, bütün piyasayı kirletir. Laleli örneğinde olduğu gibi. Daha dün 10 milyar kapasitesi olan piyasa bu gün yarıya düştü. Peki neden? Çünkü esnaf yanlış yaptı, müşteriye anlaştığı malı göndermedi, iyi ürünü gösterdi kötü ürünü gönderdi ve kaybetti. Gelen kadın müşterilerine başka gözle baktılar. Böyle bir ahlak olumu ve sonunda piyasayı Çin’e kaptırdı.

Biz bir ara Almanya’da Martin Boyer diye bir firmadan fiyat istedik, istediğimiz fiyat bir haftada anca geldi. Biz olsak aynı saat içerisinde hemen göndeririz. Tabi fiyat geldi ama yüksek. Bize bir indirim yapar mısınız dedik, %5 indirim yapın dedik. Alman firması bize, “Eğer biz size %5 indirim yaparsak fiyatı %5 yüksek vermişiz demektir.” Ve biz mahçup olduk. İşte misyon ve vizyon budur.

4. Kalite politikası

5. Kalite Hedefleri

6. Kalite Planı

7. Süreçler

İş verimliliği nedir?

·         Başarı,

·         Bir faaliyetin / hareketin gerçekleştirilmesi

·         Gerçekleştire bilme yeterliliği, etkinlik

·         Bir mekanizmanın çalışma şekli

·         Bir etkiye karşılık verme şekli, davranış

Dünyanın en iyi personel çalıştıran firması Mcdonalds. Hem çok verimli hem de çok ucuza çalıştırır. Peki bunu nasıl yapar? Sabah elemanlar işe gelir iş yerinde ışıklar yanar bir de bakarlar ki ortada bir pasta var. İşte Ahmet, Mehmet, Fatma alkışlar vs. Ayın elemanı, haftanın elemanı bir gaz veriyorlar o iki ay gidiyor. Elemanı taltif ediyor elemanı onu red ediyor. Nasıl ki bir hata yaptığında cezalandırıyorsak başarılı olduğunda ise taltif etmek gerekir.

Başka bir örnek Eczacıbaşı Holding. Türkiye’nin en kurumsal şirketidir. Bunlar daha 1950’lerde firmanın en üstteki elemanıyla en alttaki elemanlarının bir araya geldiği aktarım toplantıları yaptılar. Şimdi genel müdür sordu, kime en alttaki elemana çaycıdır, güvenliktir, temizlikçidir, kapıcıdır vs. senin işini daha iyi yapmak için benden ne istiyorsun? O da kendisine sorulan soruya cevap vermek için kafasını yormaya başladı. Genel müdür seni muhatap alıyor ve senin fikrinden yararlanmak istiyor. Bunlar çok önemli şeyler. Elemanı firmanın ruhuna dahil etmiş oldun.

Genel müdür teknik direktör gibidir oyuncularından uzak bihaber olmamalıdır. Firma vizyon ve misyonunu çalışanlarına bizzat aktarması gerekir hem de ilk ağızdan.

Amerika’da 50 gün politikası uygulanıyor. Haftanın bir günü eleman başka bir departmanda çalışıyor. Rutinden kurtularak değişik işle uğraşarak tecrübesini diğer bölümlere taşır ve herkes her işi öğrenir zamanla. Bu verimliliği arttırır. Ama bizde nasıldır, herkes bir iş yapar mesela yöneticilerle bundan dolayı takışamayız çünkü her an işi bırakır ve şirket tehlikeye girebilir.

Yenilik Neden Önemlidir?

·         İşsizlik oranı düşer ve toplum refahı yükselir

·         Katma değeri yüksek teknolojik ürünler üretilir

·         Karlılık oranları diğer firmalara göre daha yüksektir

·         Firmanın ticari performansını ve rekabet gücünü yükseltir

·         Yenilik firmalar arasında en belirleyici unsurdur

Türkiye de ihracatın karı %4 tür. Bu karla ülke ancak nefes alır yükselmez.

İdeale Giden Şirketlerin Konsepti

1. Şirketin tutarlı oluşu

2. Misyonunu teşkilatın bütününe iletme becerisi

3. Bürokrasiden uzak oluşu

4. İş ahlakına sahip olanlarla çalışmak

5. Yöneticilerini doğru insanlardan seçmek

6. Köle gibi müşterinin peşinden gitmemeleri (her müşterinin segmentasyonu bellidir. Her müşterinin arkasından koşulmaz. Bu örnek olarak, biz bir firmaya bir çalışma yaptık. Ürün, bayanların kullandığı bitkisel bir krem. Bununla ilgili bu ürünü kimin alacağını belirleyeceğiz, ona göre fiyat koyacağız biz boğaz hattında oturan bayanlara satmayı tasarladık ve eczanelere ürünü koyduk, satışı 310 lira 50ml’lik küçük bir şişe, ürünün maliyeti ise 8 lira üstelik bu ürünün çok güzel bir ambalajı vardı. İki küsur dolara Güney Kore’den getirttik. Ürün etiketi 310 lira olduğu için satıldı, eğer 200 lira olsaydı o bayan o ürünü almazdı.

Bakın şimdi Rolex saatler var bin ile elli bin lira arsında fiyatları değişiyor. Bu saati takanlar zamanı diğer saatlerden daha düzgün gösterdiği için mi takıyorlar acaba. Hayır, sadece hava atıyor, gösteriş için. Dolayısıyla müşteri hedefinizi tam yapmalısınız ve nokta atışı yapmanız lazım ama ürününüzde o müşterinin alacağı şekle dönüşmelidir. Herkese ürün satılmaz.

7. Müşteri başına karı sürekli arttırmak

 

Son on yılda ortaya çıkacak olan meslekler:

Akıl moral müdürlüğü

Yetenekli insanları kazanma müdürlüğü

Kültür takım müdürlüğü

Hayal gücü başmüdürlüğü

İlerleme müdürlüğü

Şirket geleceği müdürlüğü

Mesaj yazma müdürlüğü

Yardımcı hikâyeci

Sosyal mühendis

Görselleştirmeci

ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILDA GELİŞECEK OLAN PİYASALAR

·         Şefkat piyasası

·         Sevgi piyasası (anneler günü, 14 şubat, babalar günü vs.)

·         Satılık maceralar piyasası (avrupada bir firma var 15 günlüğüne ceza evine gönderiyorlar. Yüksek paralarla. Taş ocaklarında ıssız adalarda kalıyorlar. İnsanlar artık hayattan bıktılar sıradanlıktan kurtulmak için böyle maceralar arıyorlar)

·         İkna piyasası (dünyada ikna ettikten sonra satamayacağınız hiçbir ürün yoktur. İsviçre de bir deodorant firması Alplerin havası diye bir şişe içerisinde insanlara hava satıyor. İBB İstanbul’un havasını çıkarttı 15 liraya hem de nasıl satıyor.)

·         Kafa rahatlığı piyasası

·         Özel hayat danışmanlığı

Öneriler:

·         Firma olarak Strateji yapmaya başlayın.

·         Stratejik MR çıkarmayı öğrenin ve bazı süreçleri gerekirse erteleyin.

·         İnovasyon (değişim) yeteneklerinizi çok geliştirin.

·         Yeni yetkinlikler edine bilmeyi öğrenin

·         İşiniz de karmaşıklığı azaltın, işinizi basitleştirin

·         Tüm işinizin içine tasarım unsurunu koyun. Şuan İtalya, Paris üretim yapıyor mu? Hayır. Tasarım yapıyor üretimi başkalarına yaptırıyor ve az riskle çok katma değer elde ediyor.

·         Tüm sunumlarınızı müşteriler için bir deneyim haline getirin

·         Modeli kavramını iyice öğrenin, iş modeli inovasyonlarına odaklanın.

·         Farklılaşmayı işinizin en önemli hedefi haline getirin.

Önceki İçerikDavut Özgül Anma Gecesi
Sonraki İçerikİnsan ve Medeniyet Krizi