Tesettür Kampanyası

0
312

24 Nisan Çarşamba günü Malatya Belediyesi Konferans Salonunda “Örtünün İffetini Kuşan İzzetini Ayağa Kaldır!” sloganı ile “Tesettüre Çağrı Programı” gerçekleştirildi.

Anadolu Platformu çatısı altında Malatya’da eğitim çalışmaları yürüten derneklerin de katıldığı organizasyonda Çelikhan’da faaliyet gösteren Çelikhan-Der’den misafirlerde yer aldı. Salonun tamamen dolduğu, halkın yoğun ilgi gösterdiği program, tesettürün yozlaşması karşısında gelişen duyarlılığın bir göstergesi durumundaydı.

Allah’ın farz kıldığı tesettürün profanlaştığı, artık aksesuara dönüşen başörtüsünün anlamını yitirdiği Müslüman camiada bu bilincin yeniden gelişmesi elzemdir. Rabbimiz “Ey iman edenler, iman ediniz.” buyurmuştur. İman gerçeğinin sürekli yenilenmesi gerekir. Tarihin her aşamasında insanı Rabbinden uzaklaştıracak bir takım güçler var olagelmiştir. Bu güçler vahyin etkisini azaltmak, Müminlerin gündeminden çıkarmak için çok zeki planlar yürütmüşlerdir. Bugün en büyük tuzak İslam’ın simgesi olan Tesettür emrini etkisiz hale getirmek için kurulmuştur. Önceleri bu emre uyanlar yasaklamalarla yüz yüze bırakılmıştı ancak baskılar sebebiyle fertlerde oluşan mukavemet gücü ve direnç onları korkutmuş ve karşı duruşun katmerleşerek büyümemesi için içten çökertmelere başvurulmuştur. Moda tuzağı ile Müslümanlar farkında olmadan şekilden şekle girmektedir. Bir oyun hamuru gibi batıl güçler bizleri şekillendiriyor, kimliksizleştiriyor… Tesettür emrinin farziyetindeki amaç kadının şahsiyetinin kimliğinin ön planda olması iken gelişen tesettür biçimi farzdan ziyade tarz ve aksesuara dönüşmüştür. Kadının güzelliğinin teşhir edildiği kıyafetler farkında olmadan tesettür zannedilerek mümin kadınları günah deryasına sürüklemektedir.

Toplumsal bir sorun haline dönüşen ahlaki erozyon bir derece süzülmüş biçimde Müslüman kimliğini kuşanmışlarda görülmektedir. Allah’ın farz kıldığı tesettür emri sadece başın örtülmesi değildir. Öncelikle iffet duyguları temelli bir içsel davranıştır. Kökleri yüreklere sapasağlam tutunmuş bir imanın emaresidir tesettür. Bakışlarda başlayan setr, uzuvların iffet ve haya duyguları içerisindeki davranışlarıyla devam eder. Sonra dış kıyafet olarak Rabbimizin belirlediği ölçülerde vahyin inşa ettiği şahsiyeti zirveye ulaştırır. Vahiy merkezli içsel bir inşa ve ardından gelen davranışsal şahsiyet oluşumunu öncelediğimiz çalışmalarımıza Tesettüre Çağrı kampanyası ile istikamet veriyoruz. İslam’ın tüm emirleri (farzları) bizim için aynı önemdedir. Namaz gibi Tesettür de farzdır ve asla terk edilmemesi gereken ilahi bir emirdir. Bu noktada Müslümanları uyanık kılmak adına bu soruna parmak basmak için kampanyamızı “Farzdan Tarza Dönüşen Tesettür” adlı konferans ile başlattık. Kampanyamız dahilinde tesettürün farziyetini kavrayıp örtünmek isteyenlere Dernek tarafından destek vereceğimizi duyurduk.

Programımız Sultan Yılmaz’ın okuduğu Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Dernek Başkanımız Gülnihal Gülaçar’ın açılış konuşması ve Tesettür konulu slayt gösterimi ile devam etti. 

“Farzdan Tarza Dönüşen Tesettür” konulu konferansa konuşmacı olarak Anadolu Platformuna üye kuruluşlardan Erzurum Yankı Kültür, Eğitim, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde çalışmalar yürüten eğitimci Sümeyye Demirci katıldı. Sunumuna şöyle başladı;

“Farzdan tarza dönüşen tesettür anlayışı, bu anlamda Müslümanlar arasında yozlaşan bu değer, benim en çok üzüldüğüm bir meseleydi. Bu noktada Hanımeli Derneği öncü oldu, böyle bir çalışma organize etti. Kendilerine teşekkür ediyorum.” İnsanın fıtratı ve yaratılış hedefi üzerinde duran konuşmacı Allah-u Teala’nın insana verdiği değer üzerinde durdu. Ardından kadının tarih boyunca çeşitli inanç mensuplarınca hor ve aşağılık görüldüğünü örneklerle açıkladı. Allah’ın İslam inancıyla kadını çok önemli bir dereceye yükselttiğini, Mümin kadınların bunun farkında olması gerektiğine vurgu yaptı. Konuşmasına şöyle devam etti; “Konumuz Müslüman kadına Rabbinden gelen emir Tesettür. Tesettür kadının insan kimliğini teninin önüne koymasıdır. Modern zamanlarda kadının dişiliği sömürülsün diye birileri tarafından kişiliği yok edilmektedir. Kur’an ise dişiliğinizle kendinizi görünür kılmak yerine kişiliğinizle şahsiyetinizle erkek egemen dünyada hak ettiğiniz saygın yeri alınız diyor. Maalesef bugün tesettür kadının kişiliğini öne çıkaran bir onur değil de erkeği kadından koruyan bir emir olarak algılanmaktadır.  Halbuki tesettür Rabbin kadın kulları muhatap almasıdır. Tesettür ancak bu yaklaşımla doğru anlaşılabilir. İdeal Müslümanlığa ulaşmak için inanan her insanın nazarında Kur’an vazgeçilmez bir hayat kaynağı ve kılavuzudur. Sahihi sünnet ve Sahabe-i Kiramın örnek hayatları ile gerçek insanlık vasfına erişilir. Doğuştan sahip olunan insani özellikler korunabilir. İnsan yaratıcının yanında en değerlidir. Allah-u Teala ruhundan ruh üflemiş, niteliklerinden nitelikler lütfetmiş. Akıl, ilim ve beyan ile donatmış, sonrada hilafet makamına layık, emanete ehil görmüştür.

Örtünme duygusu fıtridir. İnsani ve sosyal bir gerçektir. Örtünmenin insani yönü ile ilgili olanı edep yerlerinin örtülmesi ve Allah’ın bu hususta ki emir ve yasaklarına itaat maksadının ön planda tutulmasıdır. O halde Müslüman’ın giyinme tarzı ve giysileri mutlaka “Takva Bilinci”ne uygun olmalıdır. Bu konuda kaynağı dışarıda olup kendilerine özgü olan moda değil, aklıselimin makul görüp şer-i ve mahalli örfünde onaylayacağı tarz ve biçim esas olmalıdır. İslam’ın öngördüğü örtünme biçimi “Nur ve Ahzab sureleri” ile temel hatları ile açıklanmıştır. Nur suresi “İman eden erkekler… İman eden kadınlar” diye başlar. Örtmek anlamına gelen tesettür görmesini Allah’ın görmesine açık, işitmesini Allah’ın işitmesine açık, niyetini Allah’ın bilmesine açık bilmektir ki bu bilinçli bir kapalılığı besler. Kadın ve erkeğin zineti imandır. İman ise kendini Allah’a markalamaktır. “Ben Allah’ın kuluyum sanat eseriyim” diyebilmektir.

Önce bakışlarımıza tesettür kazandıracağız. Eğer bunu yapmazsa kişi savrulur. Tesettür öncelikle bir iç duruş ve tavırdır. Kılık kıyafet bu içsel duruşun ve özümsenmiş tavrın üzerinde ve sonrasında durur.”

Tesettürün farz olan şekli ile ilgili Kur’an ve Sünnetten örnekler ile halkı aydınlatan konuşmacı sözlerini şu hadis-i şerifi açıklayarak devam etti. “Ümmetimin son zamanlarında giydikleri halde çıplak kadınlar bulunacaktır. Başlarını üzerinde deve hörgücü varmış gibi kabarık bağlarlar.”

” …Tesettür Allah-u Teala’nın bizi Adam yerine koymasıdır. O halde bizlerinde şevkle bu emre itaat etmemiz gerekiyor.” sözleriyle sunumunu bitirdi.

Örtünmek isteyenler için Dernek desteği verileceği duyurusunun ardından tesettürü kuşanmak isteyen onlarca gençlerden talebin gelmesi programı çıkış hedefine ulaştırıyordu. “Bende örtünmek istiyorum” talebiyle başvuran gençlerin sahneye çıkışları ve dualarla örtünme kararlarının tebrik edilmeleri salonda müthiş bir atmosfer oluşturdu.

Programda ayrıca dernek bünyesinde yapılan Siyer çalışmasının ödül töreni yapıldı. Çalışmada eğitim alan ve süreç sonunda sınavda başarılı olan katılımcılara programda ödüller verildi. Çalışmayı yürüten Asuman Özdemir Siyerin önemi hakkında kısa bir konuşma yaptı. Ödül töreninden sonra soru–cevap kısmına geçildi.

Tesettüre çağrı programının mesaj sunan bir başka yönü fotoğraf sergisiydi. Tesettürdeki yozlaşmanın geldiği boyutu resmeden fotoğraf sergisi de izleyicilerin ilgi odağıydı.

Organizasyon 24 Nisan 13.30 Konferansından sonra akşam 20.00 de Dernekte gençler ile yapılan söyleşi ile devam etti. Eğitimci Sümeyye Demirci ertesi gün 25 Nisan saat 11.00 ve 13.00 arası Avni Kiğılı Anadolu İmam-Hatip Lisesi konferans salonunda İmam-Hatipli gençler ile buluştu. Gençlere Tesettür ile ilgili tebliğini yapan konuşmacı organizasyonun dördüncü ayağı olarak, Hanımın Çiftliği beldesinde eğitim çalışmaları yürüten Han-Der’e geçti. Burada da halka yapılan sunum yoğun bir ilgi gördü.

Kampanyanın ilk adımları böyle atılırken önümüzdeki süreçte Tesettür bilincinin yerleşmesi için başka çalışmalarla devam edilecektir.