Tencere dibin kara – (Beril Dedeoğlu)

0
147

Fransa’da Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa tasarısının Meclis gündemine gelmesi, birçok sorunlu durumun da açığa çıkmasına yol açtı. Bunlardan birisi, kuşkusuz ki Fransa-Türkiye ilişkilerinin geldiği aşamayı

Fransa’da Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa tasarısının Meclis gündemine gelmesi, birçok sorunlu durumun da açığa çıkmasına yol açtı. Bunlardan birisi, kuşkusuz ki Fransa-Türkiye ilişkilerinin geldiği aşamayı gösterdi. Nedeni tam olarak anlaşılamasa da, Sarkozy dönemi Fransa’sının Türkiye’yi kendisine rakip olarak görmesinden kaynaklanan bir tutumu vardı ve bu tutum, sonunda aralarında siyasi kriz olan iki ülke ortaya çıkardı.

Muhtemelen Sarkozy Fransa’sı AB’nin en az Almanya kadar belirleyici bir üyesi ve en az Birleşik Krallık kadar ABD’nin sağ kolu olmanın yolunun Türkiye’den geçtiğinin farkındaydı. Ancak sorun şu ki Fransa Türkiye’yi kendi beklentilerine razı ettirmeyi sağlayacak bir kapasitede görüyordu. Diğer bir ifadeyle, Fransa için Türkiye eşit ortak olarak değil kendi beklentileri lehinde davranabilecek ‘mecbur’ bir ülke gibi değerlendirildi.

Kısacası Türkiye Fransa’nın Ortadoğu, Kafkaslar ve Orta Asya’da varlık göstermesini sağlayacak, karşılığında ise Fransa iş çevrelerinin Türkiye’ye yatırım yapıp ülkenin kalkınmasına katkı sağlamasına yardımcı olacaktı.

Fransa cephesi

Söz konusu yaklaşım, Türkiye’nin AB üyeliğine engel olma taktiğiyle bir tür zorlamaya dönüştü ve muhtemelen Türkiye’nin Kıbrıs, Ermeni ve PKK sorunları olduğu sürece taktiğin başarılı olacağı hesaplandı. Bu yaklaşım, günümüz Türkiye’si ile küresel sisteme uyum sağlayan devletlerin yeni dış politika konseptlerine uygun değil; dolayısıyla hem beklentilerin gerçekleşmesine engel oluyor hem de Fransa’nın kendisine zarar veriyor.

Söz konusu yasanın açtığı tartışma, soykırımın inkarının cezai müeyyide öngörmesine dayanıyor. İfade özgürlüğünün sınırlanması, yasa ve ceza yoluyla tarihi gerçeklere karar verilmesi ve uluslararası hukuk referansının da bulunmaması, Fransa’nın hukuk ve siyaset sistemini yeniden gözden geçirme ihtiyacına işaret ediyor. Bununla birlikte, asıl sorunun uygulama konusunda yaşanacağı söylenmeli.

Yasa, sadece Fransız vatandaşlarını mı kapsayacak, soykırımın inkar edildiğine kim hangi ortamlarda karar verecek bilinmiyor. Mesela AB üyesi olan Litvanya’dan Fransa’ya gelip çalışan biri, bir sohbet sırasında Ermeni soykırımının olmadığını söyleyiverse arkadaşı onu polise mi ihbar edecek. Eğer böyle işlemesi öngörülüyorsa, insanlararası düşmanlığın bizzat devlet tarafından düzenlendiği bile iddia edilebilir.

Türkiye cephesi

Öte yandan tartışmanın Türkiye’de de hasara neden olduğu söylenmeli. Şu bir gerçek ki Türkiye’nin bu konuda sorunları bulunuyor ve çözümleri devletlerarası restleşme düzeyine çekenlere de yardım edecek şekilde davranıyor. ‘Fransa kendi yaptıklarına baksın’ anlamına gelen karşılık, Türkiye adına bir itiraf anlamına gelir; ‘biz sizin soykırımınıza karışıyor muyuz ki siz bizimkine karışıyorsunuz’ türünden bir sonuç doğurur.

Fransa’yı kendi tarihine bakmaya zorlayan Türkiye’nin kendisinin tarihle sorunu olduğu da hatırlanmalı. Mütekabiliyet, kıyım ve kırımlar üzerinden değil insan hakları üzerinden arandığında sonuç veriyor; bu da hatırlanmalı.

Ayrıca, Fransa’daki yasanın ayrımcılığa neden olduğu ileri sürülürken Fransa’daki tüm Türk ya da Türkiye kökenlileri harekete geçirmeye davet etmek de benzer bir ayrımcılığı ima edebilir. Türk olmak otomatik olarak soykırımı inkar etmek anlamına gelmez, dolayısıyla devlet de yurt dışında yaşayan Türklere devletin resmi pozisyonuna uygun davranmalarını tavsiye edemez.

Fransa’nın ne yapmaya çalıştığını gören Türkiye’nin, insan hakları ve tarih konularında sicili parlak olmadığına göre, konuyu gerçek mecrasına yani devletlerarası rekabet meselesine çekmesi uygun olur. Bu tür yasalar nedeniyle ‘işleri’ bozulacak diye kaygı duyanların son dakika lobi faaliyetleri yerine uzun soluklu kamu diplomasisini düşünmeleri, bu arada da dönüp kendi yasalarına bakmaları gerekebilir.

 Star


———————————-
Beril Dedeoğlu
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI
[catlist name=”Beril Dedeoğlu”]