Temizlik mi, arındırma mı? – (Robert Fisk)

0
123

İnsan haklarını boşlayacakları zaman, bu tüm ordular için baldan bir sözcüktür. İngilizler İkinci Dünya Savaşı’nda “silip süpürmek” lafını pek severlerdi (yaklaşık 60 milyon ölü). Ruslar da öyle. Almanlar 1944’te Varşova Gettosu’nda

Şimdi de Baba Amr “temizleniyor”, öyle mi? Arapça’da buna “tingheef” denir. O meçhul Suriyeli hükümet yetkilisi, dün gerçekten Associated Press karşısında bu sözü sarfetti mi? Ürpertici bir tabir ve bunu her zaman birçok cinayet takip eder. Ve BM şu ana dek ölü sayısının 7 bin 600 olduğunu söylüyor. İsrailliler 1982’de Lübnan’a fırtına gibi girdiklerinde, İngilizce’deki aynı sözcüğü kullanmışlardı (toplam ölü sayısı yaklaşık 17 bin 500). Suriyeliler beş ay önce, Humus’un hemen kuzeyinde, Hamalı Müslüman direnişçilerin işini bitirirken (10 bin’den fazla, muhtemelen 15 bin ölü), araziyi “incelediklerini”, “aradıklarını”, “araştırdıklarını” söylediler. Kullandıkları sözcük “bahagh”dı.

İnsan haklarını boşlayacakları zaman, bu tüm ordular için baldan bir sözcüktür. İngilizler İkinci Dünya Savaşı’nda “silip süpürmek” lafını pek severlerdi (yaklaşık 60 milyon ölü). Ruslar da öyle. Almanlar 1944’te Varşova Gettosu’nda, Yahudi sokaklarını “arındırmaktan” söz ettiler. Bu, SS Tümgenerali Jürgen Stroop’un “polis” raporunda geçen sözüydü (50 bin ölü). Temizlemek, aramak, silip süpürmek, arındırmak; bu tüm sorumluluklardan arındırılmış toplu cinayet. Bir şeyi “temizledikten” sonra, o şey artık kokmayacaktır.

Hayır, Suriyeliler İsrailliler değil; İsrailliler, İngilizler ve Ruslar değil ve Suriyeliler, İsrailliler, İngilizler ve Ruslar SS değiller. Fakat sözcüklerin gerçek niyetleri nahoş biçimde yansıtmak gibi bir huyları var. Ne kadar cilalar, arar, yıkar, temizler ve arındırırsan, yerde o kadar az kan kalacaktır. 30 yıl önce Hama’yı ezip geçen savunma tugaylarının başında “Amca” Rıfat Esad vardı. Şimdi yeğeni Beşar, Suriye Başkanı ve söylenene göre diğer yeğeni Mahir, 4. Tugayı’nı Baba Amr’a doğru sürüyor.

***

Her neyse, tanklar önce Humus’un Sünni bölgesini bombaladılar ve sonra, şehir sakinlerinin dün telefonda söylediklerine göre, piyadeler şehre girmeye başladılar. Bir başka “meçhul” Suriyeli yetkiliye göre “belirleyici ay” başladı. Elbette Suriye’deki her ay “belirleyici ay” oldu. Bu bir yıldır böyle. Hatırlıyorum, Eylül 1980’de Saddam’ın tefecileri “Kasırga Savaşı”ndaki* “belirleyici ay”dan bahsetmişleri – İran’ın işgali. Savaş 8 yıl sürdü; yaklaşık 1.5 milyon kişi öldü.

Her neyse, Esad’ın filolarının neden mamul olduğunu göreceğiz. Humus’a bombalarla ilerlemek durumunda olan piyadeleri bunun yerine geri dönecekler mi? Gerçek bir endişe konusu. Özgür Suriye Ordusu ölümüne savaşacak mı, yoksa pes etmeden, sonra çarpışmak üzere kaçacak mı? Ya Baba Amr’daki sivil kayıplar?

Eğer Esad’ın adamları kazanırsa, bir sayı duyabiliriz. Muhalifler kaç Alevi ve Hristiyan “düşman” öldürdüklerini nasıl söylemiyorlarsa, Esad versiyonu da öldürülen Sünni “düşman”lara yer vermeyecektir. Esad “teröristlerle” savaştığını söylüyor. Rıfat aynısını Hama’da söylemişti. İsrailliler aynı sözcüğü Filistinliler için binlerce kez kullandılar. Ruslar Almanlar hakkında aynısını söylediler. Stroop Yahudiler hakkında aynısını söyledi.

Yazık, Arabistan’ın bütün ıtırları şu minicik ellerin kokusunu temizleyemez.**

* İran-Irak Savaşı

** William Shakespeare’in “Macbeth” eserinde geçen bir sözden esinlenmiştir. Çeviren: Orhan Burian

 Star


———————————-
Robert Fisk
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI