Ana Sayfa Kategoriler Dosyalar Tek tip ulus projesi iflas etti

Tek tip ulus projesi iflas etti

0
Tek tip ulus projesi iflas etti

SETA Hukuk ve İnsan Hakları Direktörü Yılmaz Ensaroğlu, Demokratikleşme Paketinde yer alan açılımları değerlendirdi.

Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Bölgesi Başkanlığı da yapan, SETA Hukuk ve İnsan Hakları Direktörü Yılmaz Ensaroğlu, Demokratikleşme Paketinde yer alan açılımları madde madde Haber10 için değerlendirdi.

 

Muhalefetin özellikle andımız konusuna takılmasını değerlendiren Ensaroğlu, “Andımızın kaldırılması, imparatorluk bakiyesi çok kimlikli toplumdan homojen bir ulus yaratma ideolojisinin tutmadığının ve iflas ettiğinin bir göstergesidir” dedi.

 

İşte Ensaroğlu ile gerçekleştirilen söyleşi:

 

PAKET İHMAL EDİLEN SORUNLARIMIZA CEVAP

-Demokratikleşme Paketi açıklandı. Paket için neler söylemek istersiniz?

Demokratikleşme Paketi’nin, toplumun farklı kesimlerinin kimi sorunlarına kısmi çözümler getiren düzenlemeler içerecek bir paket olması bekleniyordu; nitekim öyle de oldu. Diğer bir ifadeyle, Paket’in, bir yandan Türkiye’nin demokratikleşme sorunlarından bazılarını, bir yandan da farklı toplumsal çevrelerin sorunlarının bir kısmını tamamen veya kısmen çözmeyi hedeflediğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte, Paket’in ana odağını, siyaseti güçlendirme ve kolaylaştırma oluşturuyor diyebiliriz. Çünkü Paket’in önemli bir bölümünü, siyasal özgürlüklerin ya da yönetime katılma hakkının daha etkin bir biçimde kullanılmasına ilişkin düzenlemeler oluşturuyor. Seçim sisteminin tartışmaya açılması; siyasi partilerin hazine yardımından yararlanmalarının, örgütlenmelerinin ve siyasi partilere üyeliğin kolaylaştırılması; farklı dillerde propagandanın mümkün hale gelmesi gibi düzenlemeler bu meyanda değerlendirilebilir. Bunların dışında, insan haklarının farklı alanlarına yönelik pek çok önemli ve anlamlı reformlar daöngörülüyor. Her ne kadar siyasetin öne çıkardığı maddeler ve konular daha çok tartışılıyorsa da, örneğin manşetlerde fazla yer bulamayan ayrımcılık ve nefret suçlarıyla ilgili düzenlemeler, oldukça önemli ve yıllardır ihmal edilensorunlarımızın ele alınması demektir.

HAKKINI TESLİM ETMELİYİZ

Tüm bunları bir arada değerlendirecek olursanız, size göre Paket beklentilere ne ölçüde cevap verecek?

Başbakan Erdoğan da konuşmasına başlarken, “Bugün açıkladığımız paket, bir son değil; Türkiye’yi bütün ağırlıklarından kurtaracak bir paket değildir.” diyerek, tüm talep ve beklentilerin bir paketle karşılanmasının makul ve rasyonel olmadığını vurguladı. Bu sözleri, Başbakanın da, bu paketin beklentilere kısmen cevap vereceğini düşündüğünü ve devamının geleceğini ortaya koyuyor. Elbette herkes, her kesim, kendi öncelikli sorunlarından ve beklentilerinden hareketle bu soruya farklı cevaplar verecektir. Ancak doğru ve hakkaniyete uygun olan, sanırım Paket’i yerin dibine geçirmek veya göklere çıkarmak değil; tam tersine, Paket’in getireceği doğru ve iyi şeyleri takdir edip hakkını teslim etmek ve eksik bıraktığını düşündüğümüz şeyleri de söyleyerek, yapıcı eleştiri ve katkılarda bulunmaktır.

ÇÖZÜM YOLUNDA ÖNEMLİ ADIMLAR

-Peki, çözüm süreci bu paket ile nasıl bir ivme kazanacak?

Kürt sorununun çözümü açısından, bu Paket’te önemli maddeler var. Örneğin seçimlerde ve ön seçimlerde Türkçeden başka dillerde propaganda yasağının kalkması, şimdilik özel okullarla sınırlı olsa da, farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünün açılması, öğrenci andının kaldırılması, yasak harf gibi esasen pratikte anlamı da kalmamış bir ayıba son verilmesi, değiştirilmiş yer-yöre isimlerinin iadesinin kolaylaştırılması gibi düzenlemeleri küçümsemek yanlış ve insafsız olur. Ancak bunlarla Kürt meselesinin çözüleceğini ileri sürmek de mümkün değil. Dolayısıyla bunlar, çözüm yolunda önemli adımlar olarak değerlendirilmelidir. Çözüm ya da barış sürecini ise, sanırım bu paketten bağımsız değerlendirmek gerekiyor. Çünkü PKK/KCK ve bazı BDP yetkilileri, daha açıklanmadan önce paketi mahkûm ederek, deyim yerindeyse, çözüm sürecini Demokratikleşme Paketi’nden bağımsızlaştırdılar ve yeni koşullara bağladılar. Bununla birlikte, Paket’in, toplumsal gerilimi düşüreceğini, en azından Hükümetin çözüm iradesini koruduğunu göstermesi bakımından olumlu katkı sağlayacağını söyleyebiliriz. Özetle, çözüm süreci bu paketle, özellikle toplumsal psikoloji açısından biraz daha tahkim edilmiş olur ama özel bir ivme kazanmaz diye düşünüyorum. Ama örneğin KCK tutuklularına yönelik köklü bir düzenleme gibi Kürt siyasi çevrelerinin öncelikli beklentilerine cevap verecek maddeler de yer alsaydı, o zaman Paket belki çözüm sürecine de bir ivme katabilirdi.

DÜZEYLİ BİR TARTIŞMA BEKLEMİYORUM

-Seçim sistemi tartışmaya açıldı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Öncelikle bu konunun uzmanı olmadığımı belirtmeliyim. Yani hangi sistem, neden daha adildir, hakkaniyete uygundur ve halkın yönetime katılma hakkı, temsilde adalet ve benzeri ilke ve kriterler açısından daha elverişlidir gibi sorulara, tatminkar cevap verebilecek durumda değilim. Bu kaydı düştükten sonra, bir yurttaş olarak şunları söylemeye de sanırım hakkım var: Bu paket vesilesiyle Başbakanın tartışmaya açtığı üç seçenek, korkarım ki, bu ilke ve kriterler açısından düzeyli bir biçimde tartışılamayacak ve siyasi partiler, kendi oy potansiyellerini de gözeterek, hangi seçenek daha fazla işlerine geliyorsa, onu savunacaklardır. Aslında 12 Eylül darbesinin ürünü olan mevcut % 10’luk barajı savunabilen kimse yok. Dar bölge seçeneği, esasen parti içi demokrasiyi güçlendirmek, genel merkez ve özellikle lider sultasını kırmak açısından daha elverişli gibi gözüküyor ama fazla şansı yok gibi. Çünkü muhtemelen hiçbir parti tercih etmeyecektir. % 5 barajlı daraltılmış bölge sistemine de, en azından bu seçeneğin aleyhlerine olacağını düşünen partiler karşı çıkacaktır. Sanki, bunların tartışılması sonucunda, hem demokrasi sorunlarımızı kısmen de olsa çözebilecek hem de yetkin parlamento oluşmasını kolaylaştıracak yeni karma modeller geliştirilebilir. Örneğin dar bölgeyi esas alan ama parti merkezlerine belli bir miktarda kontenjan tanıyan bir model üzerinde de çalışılabilir. Bu tür yollarla hem nitelikli kadroların Meclis’te yer alması hem de doğrudan halkın belirleyici olduğu güçlü temsilcilerin parlamentoya gelmesi; böylece donanımlı kadrolarla halkın buluşması daha mümkün olabilir. Dediğim gibi, daha fazlasını bu konunun uzmanlarına bırakalım.

MEVCUT DEVLET MANTIĞI DEĞİŞİYOR

Andımızın kaldırılması genel devlet mantığı çerçevesinde nasıl karşılanacaktır?

Andımızın kaldırılması, imparatorluk bakiyesi çok kimlikli toplumdan homojen bir ulus yaratma ideolojisinin tutmadığının ve iflas ettiğinin bir göstergesidir. Yıllardır hegemonyasını sürdüren devlet mantığını savunanlar da, izlenen politikaların yanlışlığının ve sonuç vermediğinin farkındalar. O yüzden ben ciddi bir tepkiyle karşılanacağını düşünmüyorum. Çünkü bu andımızı okuya okuya eğitimlerini tamamlamış olan insanlar arasında nasıl bir kutuplaşma ve kamplaşma olduğunu, andımız metnine içerilen değerlerin toplumda ne kadar gözetildiğini hepimiz izliyor, gözlüyoruz. Bence çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren yalan söyletmeye hiç gerek yok ama her gün hayata mutlaka bir metni birlikte okuyarak başlamaları gerekiyorsa, o zaman toplumun farklı kesimlerini bir arada tutacak çoğulculuğa dayalı yeni değerler bulmak zorundalar demektir.

BÜYÜK BİR AYIPTI…

-x, w, q harfleri ve yer-yöre isimlerindeki iade kararı toplumda nasıl bir etki yaratır?

Bu harfler, zaten fiili olarak kullanılıyordu ancak istenildiğinde cezai yaptırım konusu olabiliyordu. Bu Paket’le, sadece Türkiye büyük bir ayıptan kurtulmuş olacak; yoksa bu düzenlemenin toplumda büyük bir heyecana yol açtığını, açacağını sanmıyorum. Çünkü düzenleme, pratiğin çok gerisinden gelmiş olacak. Yani uygulama zaten bu yasağı aşmış durumda. Yer-yöre isimleri ise, iade edilmedi; ancak hükümet köy, ilçe ve illerin isimlerinin iadesine dair gelecek talepleri karşılamaya açık olduğunu beyan etti. Başbakan Erdoğan’ın bu açık taahhüdü, tek başına son derece önemlidir, anlamlıdır ve bu taahhüdün toplumda büyük bir memnuniyetle karşılanacağını düşünüyorum.

BAŞÖRTÜSÜNE KOŞULSUZ ÖZGÜRLÜK

-Kamuda başörtüsüne kısmi özgürlük getirildi. Bu konuda uzun yıllardır beklenen bu cesaretli adımı nasıl yorumluyorsunuz?

Kamuda başörtüsü yasağı, esasen insan haklarına aykırı hukuk dışı bir uygulamaydı. Yıllar boyu on binlerce insanın yaşadığı zulümden sonra nihayet kaldırılacak olması, elbette olumlu bir adımdır. Ancak bazı meslek mensupları için yasağın sürdürülecek olmasını anlamak ve kabul etmek mümkün değildir. Güvenlik ve yargı görevlileri hakkında getirilmesi düşünülen istisna fikrinden hızla vaz geçilmelidir. Nitekim gelişmiş demokrasi olarak tanımlanan kimi ülkelerde, üniformalı ve başörtülü görevliler görmek mümkündür. Bu mesleklerin icra edilmesine başörtüsünün nasıl bir engel oluşturduğu açıklanmaya muhtaçtır. Özetle, insan hakları, yıllarca uygulanan endoktrinasyon sonucunda yerleşik hale gelmiş kimi korku ve kaygılara feda edilmemeli; bu mesleklerde çalışmayı isteyen kadınlar, meslekleriyle inançları arasında bir tercihe zorlanmamalıdırlar ya da ayrımcılığa uğramamalıdırlar.

EKSİKLER DE VAR

-Paket, bunların dışında insan haklarından yana ne gibi değişiklikler getiriyor?

Bunların dışında Paket, kişi özgürlüğü ve güvenliğiyle ilgili pek çok yenilik getiriyor. Örneğin kişisel verilerin korunmasına dair yasal düzenleme; yardım toplama, kurban derisi, fitre ve zekat toplama konusunda THK tekelinin kalkması; yaşam tarzına müdahaleye cezai yaptırım gelmesi önemli. Ancak bunlardan çok daha önemlisi, ayrımcılık ve nefret suçlarına yönelik yasal düzenlemelerin yapılacak olması ve Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurumunun kurulmasıdır. Yine 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yapılacak iyileştirmelerle, örgütlenme özgürlüğünün biraz daha güvenceye kavuşturulması beklenmektedir. Din özgürlüğü bağlamında başörtüsü, yaşam tarzına güvence, Süryanilerin Deyru’l-Umur (Mor Gabriel) manastırına ait gayrimenkullerin iadesi gibi olumlu düzenlemeler olmakla birlikte, Alevilerin taleplerinin karşılanmasına yönelik herhangi bir madde olmaması, bu paketin önemli eksikliklerindendir. Neyse ki, Hükümet yetkilileri, onun ayrı bir paket olarak hazırlanıp Meclis’e getirileceğini açıkladılar. Umarım bu sorun da kalıcı ve köklü bir çözüme kavuşturulur.

 

|Haber10.com