Tarih tekerrür ediyor… – (Süleyman Gündüz)

0
160

Balkanlar`da Sırbistan, Kosova`da Mitrovica`da yaşayan Sırp azınlığın haklarını korumak için askeri harekât düzenleyebilir. Makedonya, ülkedeki “radikal İslam” savıyla Arnavutlara yönelik sindirme operasyonu yapabilir-ki yapıyor da.

“Tarihten ders çıkarmak” insan hayatında en fazla duyduğu veya okuduğu sözlerden biridir şüphesiz. Geçmişten ders alalım ki geleceği güvenli inşa etmeye çalışalım veya tarihten ders alınmış olsaydı tekerrür eder miydi gibi.

“Balkanlarda, her gün yeni bir başlangıçtır” ifadesini birçok kez bu sütunlarda kullandım. Etnik ve dini yapıların karışık olduğu bölgelerde her gün yeni bir olay beklemek ihtimal dâhilindedir. Bu daha çok merkezinde yer aldığımız coğrafya ile ilgilidir. Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu ile sınırınız varsa her sabah sizi bir sürpriz bekleyebilir.

Bir sabah uyandığınızda Kafkaslar `da Gürcistan toprak bütünlüğünü korumak için Abhazya ve Güney Osetya`ya girmiş olabilir. Nitekim üç yıl önce bunu yaşadık. Azerbaycan Ermeni işgali altındaki reyonlarını (vilayet) ve Yukarı Karabağ topraklarını kurtarmak için savaşa tekrar başlayabilir.

Balkanlar`da Sırbistan, Kosova`da Mitrovica`da yaşayan Sırp azınlığın haklarını korumak için askeri harekât düzenleyebilir. Makedonya, ülkedeki “radikal İslam” savıyla Arnavutlara yönelik sindirme operasyonu yapabilir-ki yapıyor da.

Orta Doğu`da sürpriz yok her gün, her saat her şey olabilir. İlginç olan ise Balkanlar ve Kafkaslarda bölgesel güçler ve küresel aktörler, hemen veya biraz gecikmeli devreye girebilir, olaylara müdahale edebilirler. Ama Orta Doğu için bunu söylemek zor. Orada taraflar yorulduğunda çatışmalar sona eriyor.

Bunları merkezinde yer aldığımız coğrafyayı daha iyi tanımak için anlattım.

Tarihin tekerrür etmesiyle ilgili küçük bir hatırlatma yapayım ve sonra da Balkanların bugünkü halını konuşalım.

Küresel ve bölgesel istikrarsızlık, ekonomik kriz oluşmaya başladığında radikal ve ırkçı siyasi partiler yükselişe geçmekteydi. Bunu I. Ve II. Dünya Savaşı öncesinde gördük. Son aylarda da Avrupa`da kadım siyasi partiler, yapılan seçimleri kaybettiler. Son dakikaya kadar önde giden favori görülen adaylar sandıktan hezimetle çıkmış oldular.

Avrupa`da oluşmuş merkez sağ ve sol denklemini: güvenlik, gelecek ve geçim kaygısı bozmaya başlamış oldu. Nitekim geçen hafta Cuma günü yazdığımız yazıda Ratko Mladiç`in yargılanması ve Srebrenica soykırımından yola çıkarak buna işaret etmiştik.

Güvenlik, geçim ve gelecek kaygıları Avrupa`da ırkçı ve milliyetçi partilerin yıldızını parlatıyor. Yeni yükselen yıldızlar: Bulgaristan`da Ataka lideri Volen Siderov, Fransa`da Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, ve Yunanistan`da Altın Şafak Partisi lideri Nikos Mihaloliakos`dir. ABD`de de seçimleri Cumhuriyetçiler kazanırsa hiç şaşırmam.

Evet, ne demiştik: “Balkanlarda her gün yeni bir başlangıçtır.”

Pazar günü Sırbistan`da cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Sandıktan çıkmasına kesin gözüyle bakılan aday Boris Tadiç seçimleri kaybetti.

Slobodan Miloseviç döneminin Başkan yardımcısı, Vojislav Şeşelj`in Sırp Radikal Partisi eski geçici genel başkanı ve Sırp Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tomislav Nikoliç seçimleri kazandı.

Nikoliç`in kazanması, ABD ve Avrupalı siyasiler tarafından AB sürecinde olan Sırbistan için beklenmeyen bir sonuç olarak ifade edildi.

Ancak, Hırvatistan`da yayınlanan Jutarnjilist gazetesinin internet sitesinde yer alan haberde ” Avrupa Birliği Başkanı Herman Van Rompuy ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, sandıklar açılmadan iki saat önce Nikoliç`in zaferini kutladılar.”

Sırbistan seçimleriyle ilgili birçok yorumlar yapılıyor ve kaygılar dile getiriliyor.

Hırvat tarihçi, dostum Prof. Dr. Ivo Banac, Bosna-Hersek`te yayınlanan Dnevni Avaz gazetesindeki röportajında ilginç tespitlerde bulunuyor ve bilinenin ötesinde şeyler söylüyor.

Bosna-Hersek`te ve Sırbistan`da olan değişimlerin bir kısmını olumlu ve bir kısmını da olumsuz olarak değerlendiriyor.

Bosna-Hersek`te öteden beri Hırvatlar ve onların en güçlü siyasi oluşumları olan HDZ`nin (Hırvat Demokrat Birliği) yeni lideri Tomislav Karamarko`nun ayrılıkçı siyasete son vereceğini ve Bosna Sırp Cumhuriyetiyle Bosna`nın lehinde daha dengeli bir siyaset izleyeceği yorumunu yapmakta. (Bosna`daki Hırvat siyasetini ve HDZa`yı daha sonra değerlendireceğiz.)

Ayrıca Tadiç-Nikoliç, kıyaslamasını yaparken; “Nikoliç`in Bosna siyaseti belli. Ama Tadiç, bilinenin ötesinde Büyük Sırbistan politikası izledi” diyor.

Nikoliç, Yugoslav Halk Ordusu (JNA) ve Sırp paramiliter güçlerle birlikte Bosna-Hersek`i işgal ettiklerinde bizzat işin içinde yer almıştı.

Nikoliç`in kazanması: Bosna-Hersek`te ki Sırp Cumhuriyeti ile ilgili sorunları derinleştirebilir. Bosna Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milorad Dodik Sırbistan seçimlerinde Tadiç`e açık destek vermesine rağmen.

Kosova`nın tanınması ve Sırp azınlığın haklarıyla ilgili gerginliği tırmandıracak siyaset izleyebilir.

Makedonya`daki milliyetçi düşünceleri teşvik edebilir. Son günlerde Makedon-Arnavut halkı arasında yaşan
an gerginlik siyasi krize dönüşebilir.

Sırbistan`ın AB adaylık süreci etkilenebilir. Buna çok ihtimal verilmiyor.

Nikoliç, seçim zaferini ilan ettikten sonra ilk ziyaretini Rusya`ya yapacağını açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin buna kayıtsız kalmadı ve Sırbistan`la ilişkilerimiz tekrar tarihte olduğu gibi olacak yorumunu yaptı.

Boris Tadiç döneminin, tahmin edilebilen bir siyaseti vardı. Tomislav Nikoliç ise bir bilinmeyen. Ya ruhani lideri Slobodan Miloşeviç`in izinde gidecek veya verdiği sözleri yerine getiremeyen bir lider olarak anılacak.

Küçük devletler büyük medeniyet kuramazlar ama ayar bozabilirler.

21.yüzyılda da yeni çatışmaların yaşanacağı bir döneme giriliyor, tarihten ders alınmadığına göre.

Yenişafak

———————————-
Süleyman Gündüz
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI