Tahrim Suresinde Örnek Aile

0
207

Hanımın Çiftliği Eğitim Derneği (HANDER) tarafından ‘Tahrim Suresi’nde Örnek Aileler’ konulu konferans düzenlendi.

Moderatörlüğünü Özcan Berk’in yaptığı program Özel Malatya Koleji Bilim Lisesi konferans salonunda gerçekleştirildi. Yasin Çamur’un Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Bayram Karaduman’ın okuduğu meal ile başlayan program Mehmet Korkut’un dernek adına yaptığı konuşma ile devam etti.

Ayşe Turmuş’un sunduğu şiirin ardından HAN-DER Ezgi Grubu salonu hınca dolduran kalabalığa birbirinden güzel eserler takdim etti.

Program, ezgilerden sonra konferans bölümü ile devam etti. ‘Tahrim Suresi’nde Örnek Aileler’ konulu konferansı İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Abdurrahman Ateş verdi.

Programa girişte Türk filmlerini eleştirerek giriş yapan Ateş hoca, aileyi yıkıcı özelliğinden dolayı Türki cumhuriyetlerinden biri ve komşumuz Yunanistan’ın Türk dizilerine yasak getirdiğini söyledi. Aile yapısının temeline dinamit koyduğunun altını çizdiği Türk dizlerinden biraz bahseden Ateş hoca, Müslümanların aile modelini çizen Tahrim süresinin tefsirine geçti.

Tahrim Suresinde Müslümanlar için örnek gösterilen dört aile modelinin varlığını hatırlatan Ateş hoca, bunların;

Lut ve Davut (A.S) ile eşleri – ki eşleri kafirdi- ,

Firavun ve eşi Asiye – mü’mine kadınların en iyi modellerinden – ,

İffet Abidesi Meryem ve Peygamber Efendimiz(A.S) ile ailesi olduklarını dile getirerek bunlardan örnekler verdi. Peygamber Efendimizin eşlerinin de zaman zaman sorunlar çıkardıklarını, Efendimizi(S.A.S) üzdüklerini ifade eden Ateş Hoca, “hal böyle iken, Efendimiz(A.S) ailevi sorunlarla da mücadele ederken bizim ailede geçen sorunları abartmamızın, en küçük bir pürüzde boşanmaya başvurmamız üzerinde uzun uzadıya düşünmemiz gereken bir durumdur” diyerek Efendimiz(A.S)’in hayatından örnekler verdi. Ateş hoca, “Efendimiz(A.S) , Eşler arasında geçen olaylardan dolayı bazı işleri, örneğin bal yemeyi kendine yasaklamıştı” Gönderilen ayetlerle bu yeminlerin geçersiz olduğunu belirterek, “Ayrıca bu 3 ayette verilen birçok mesaj vardır. Bunlardan en önemlisi eşlerin peygamber eşi dahi olsa sadece kendi yaptıklarından sorumlu olduğu ifade edilmektedir. Tevbelerin en güzeli Nasuh tövbedir. Bir haramı yapma imkânı varken o haramı işlememek ve samimiyetle tevbe etmek önemlidir. Yoksa 80 yaşına gelip günah işlemeye takati kalmadıktan sonra tevbe etmenin pek bir anlamı olmaz. Takvanın tarifi sahabe tarafından ayağa diken batması gibi tarif edilmiştir. Ayağa batan diken çıkarılmadan nasıl yola devam edilmez ise Nasuh bir tevbe ile tevbe edilerek yola devam edilmelidir. 6 ayette cehennemden bahsedilmektedir. Yakıtı taşlar ve insanlar olan cehennemden korunmak lazımdır. Hesap gününde insan babasından eşinden çocuğundan kaçar. Neden? Çünkü evlat, baba cenneti cehennemi öğretmedi diye davacı olacak, bir dosya açılacaktır. Baba çocuğundan evlat anadan bir şekilde davacı olacaktır. Bunun için herkes birbirinden kaçmaktadır. Ailenin devamı önemlidir. Küçük şeylerden dolayı aile yıkılmamalıdır. İnsanlar birbirine karı koca değil eş olmayı Kur’an-ın deyimiyle zevce olmayı denemelidir. Kadın erkek eşit değildir. Ama ayrı da değildir. Eşler Bir çift ayakkabı gibidir biri sağ biri sol olur. Tabiî ki birbirine eşit olmazlar. Aileyi korumak önemlidir. Birçok Hıristiyan devlette bizim dizilerimiz yasaklanmıştır. Hem de aile yapısını bozduğu gerekçesiyle yasaklamıştır. Bizde de tam tersi. Eşler arasındaki sırlar açığa vurulmamalı, bir problem durumunda kadın ve erkeğin ailelerinin arasından bir hakem seçilmeli ve sorun böyle halledilmelidir. Aile arasına eşlerin ana babaları dahil kimse girmemelidir” şeklinde konuştu. Konferansın sonunda izleyicilerin sorularını da cevaplayan Doç. Dr. Abdurrahman Ateş konuşmasını sonlandırdı.