Tacikistan'ın 'Sakallarla Savaşı'

0
132

The Economist’te yayınlanan makalede, Tacikistan’da dinin devlet tarafından nasıl kontrol altına alındığı ve yeni yasanın ne gibi kısıtlamalar öngördüğü anlatılıyor.

Eğer ülkenizin, eski Sovyetler Birliği’nin uzak ve fakir bir ‘sınır karakolunda’ camiler dolup taşıyor, erkekler sakal büyütüp kadınlar başörtüsüne bürünüyorsa, seküler bir otoriter lider olarak halkınızın uzun Afganistan sınırının ötesinden radikal fikirler devşirme korkusuyla nasıl baş etmelisiniz? Muhtemelen Başkan Emomali Rahman’ın tüm inananları yer altına iterek yaptığı gibi değil…

Geçen yıl Rahman hükümeti, kayıt altında olmayan camilerin tek tek kapatılmasını öngören kampanyaya hız verdi. Bunu yaparken, yeni camilerin kayıt altına alınmasını imkansız hale getirdi. Cami vaazları hükümet yetkilileri tarafından yazılmasına rağmen üstelik…Rahman ardından yurt dışındaki binlerce ilahiyat öğrencisinin ülkelerine geri dönmelerini emretti, ancak onlara, döndüklerinde sahip olacakları yeni bir alternatif sunmadı. Ve bu bahar polis, sakallı erkekleri sokaklarda taciz etmeye başladı. Profesyonel bir futbolcu, derhal sakallarını kesmediği takdirde takımdan atılacağı söylenerek tehdid edildi.

Şimdi ise çocukların ve gençlerin namaza gitmeleri yasaklandı. ‘Aile sorumluluğu’ üzerine oldukça uysal bir parlamentodan haziran ortasında geçen yeni yasa da Rahman’ın imzasını bekliyor. Yasayı eleştirenler bu yasanın 70 yıllık Sovyet yönetimi dönemindeki dini yasaklardan bile daha kısıtlayıcı olduğunu söylüyor. Ilımlı bir din adamı, söz konusu kanunun ‘Allah’ın iradesine karşı olduğu’ yönünde uyarıda bulunuyor.

Sekülerler ise ‘radikal islamın yayılmasını durdurmak’ için bu yasanın gerekli olduğunu savunuyor. Bu konudaki endişeleri, geçen yıl ağustos ayında tutuklu 25 radikalin başkent Duşanbe’deki yüksek güvenlikli bir hapishaneden kaçmasıyla iyice arttı. Kaçıştan bir ay sonra bir pusuda 28 Tacik askeri öldürüldü. Doğu’daki vadilerde ise şiddet, seyrek de olsa halen devam ediyor..

Silahlı kişilerin 1400 km’lik Afgan sınırını geçtiklerini iddia eden hükümet, muhalifleri de ‘radikallik’ suçlaması ile sık sık hapse atıyor. Bu ay bir BBC yerel muhabiri, yasaklı bir İslami organizasyon olan Hizbuttahir üyesi olmakla suçlanarak göz altına alındı. BBC ise, muhabirleri Urunboy Usmanov’a yöneltilen bu iddianın asılsız olup, muhalefeti susturmaya yönelik olduğunu açıkladı.

Başkent Duşanbe’deki diplomatlarsa bu katı kampanyanın ters tepeceğini öngörüyor. Brüksel merkezli bir düşünce kuruluşu olan Uluslararası Kriz Grubu, ‘bundan daha yoğun bir kızgınlığa yol açacak hükümet tedbirleri hayal edilemezdi’ diyor. İslami Rönesans Partisi lideri Muhiddin Kabiri, İslama ve partisindeki arkadaşlarına yönelik baskının (60 yaşındaki basın sekreteri geçen şubat feci şekilde dövülmüştü) ülkede ‘devrim atmosferi’ yarattığını söylüyor.

Muhiddin Kabiri, çocukların ve gençlerin camiye gitmesini yasaklayan yasada bazı esneklikler yapılmasını talep etti. Örneğin yasağın ‘yalnızca okul saatlerinde namaz kılınamayacağı’ şeklinde daraltılması gibi.. Ancak Kabiri’nin talepleri göz ardı edildi.

Ailelerinse imzası beklenen bu yeni kanunun hükümlerini göz ardı etmesi çok zor. Kanunda çocuklara ‘milli değerlere uygun bir isim konulması’ öngörülüyor. Aileler bu kanunla ‘müslüman ismi olduğu belli olan’ adların da yasaklanacağından endişeli. Kanun söz konusu ‘milli değerler’i kimin tanımlayacağını belirtmiyor, fakat ‘nihai hakem’in kim olacağını tahmin etmek güç değil…  Feyza Gümüşlüoğlu

İlgili haberi aşağıya alıntılıyoruz

Tacikistan camiye gitmeyi yasakladı
Orta Asya Cumhuriyeti’nde çocukların ve ergenlerin camilere gitmesi yasaklandı. Ülkedeki Müslüman liderler, böylesi bir yasağın Sovyetler zamanında olmadığını söyledi.

Tacikistan, çocukların ve ergenlerin cami ve kiliselerde ibadet etmesini yasaklama yolunda ilk adımı attı. Orta Asya devletinin bu adımı dini özgürlüklere yönelik baskısına karşı çıkan Müslüman liderler arasında infiale yol açtı.
Yoksul eski-Sovyet cumhuriyeti parlamentosunun alt kanadı bu hafta, “aile sorumluluğu” yasasını onadı. Yasaya göre devletçe onaylanmayan dini bir kuruma çocukların katılmalarına izin vermek yasak kapsamına alındı. 
Yetkililer önlemlerin, cumhuriyette dini köktenciliğin yayılmasını engellemek için gerekli olduğunu iddia etti. Eski Sovyet cumhuriyetleri arasında en yoksulu Tacikistan’da, hükümet güçleri dağlık doğu bölgesinde direnişçilerle savaşıyor.
Müslüman liderler, uzun süredir işbaşındaki Başkan İmamali Rahman’ın fikri olan yasanın, 1990’larda on binlerce kişinin öldüğü bir iç savaşın geçiren, çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede huzursuzluğu artırmadan başka bir şeye yaramayacağını söyledi.
Müslüman teolog Ekber Turanhanzade şunlar söyledi: “Müslümanlar için kara bir gün. Sovyetler zamanında dahi böylesi cezalandırıcı önlemler ve dini kovuşturmalar yoktu. Devlet yapmak istemiyorsa, insanlar inançlarını savunacaktır”.
Afganistan’la bin 340 km sınırı olan Tacikistan, dini grupları ayaklanmayı körüklemekle suçluyor. Rahman geçen sene dışarıda dini okullarda okuyan öğrencilerini geri çağırmış ve artan İslami giyimi eleştirmişti.
Yasa teklifi şimdi parlamentonun gündemine gelecek. Ancak uysal Senato’nun yasayı onamaması düşük bir ihtimal gibi görünüyor. Ardından Rahman’ın imzasıyla kanunlaşacak. Başkan Rahman, Tacikistan’ı 1992’den beri yönetiyor.
1992-1997 içsavaşını sonlandıran güç-paylaşımı anlaşmasının ardından başbakan yardımcılığına getirilen Turanhanzade, yeni yasayla ilgili Müslümanlarla aynı fikri paylaştığını belirterek, “İnananları cezalar, tutuklamalar, hapisle korkutamazsınız. Huzursuzluk büyürse, Tunus ve Mısır’da hükümetlerin başına gelen şeyler olabilir” diye konuştu.
Tacikistan’ın 7,5 milyon nüfusunun yüzde 98’i Müslüman. Hıristiyan azınlığı temsil eden gruplar da yeni yasalarla ilgili hoşnutsuzluklarını dile getirdi.
 “Yaşam Nehri” adlı evanjelikal grup yazılı açıklamasında, “Kiliseler ve Hıristiyan organizasyonlar bir ikilemle karşı karşıya. Yasaları çiğnemeden ve ilkelerimize bağlı kalarak cemaatimize nasıl yardım edeceğiz?” ifadelerini kullandı.
Grup, Tacikistan’ın 2 bin 500 Protestan’ın ekserisini temsil ediyor. Ülkede çoğunluğu Ortodoks 70 bin etnik Rus yaşıyor.
Yasa aynı zamanda genç kızların küpe dışında takı takmalarını, dövme yaptırmalarını ve 20 yaşından önce gece kulüplerine gitmelerini yasaklıyor.
Ayrıca aileler çocuklarına “uygun bir isim vermek”, alkolden, sigaradan ve uyuşturucudan korumakla mükellef kılınıyor. Yeni yasanın ihlali durumunda verilecek cezalar ise yayınlanmadı.
Geçen hafta alt meclisten geçen ayrı bir yasamada, ergenlerin devam ettiği kayıtsız din okulların kurucularının 5 ila 12 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması yer aldı.
Tacik yetkililer, geçen sene yasaklı dini örgütlere üyelikten 158 kişiyi tutukladı. Önceki sene bu rakam 37 idi. Bu hafta yerel bir BBC muhabiri benzer suçlamalarla tutuklandı.

Batu Serdağ / Timeturk