Sykes-Picot’tan Arap Baharına Ortadoğu

0
107

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu tarafından düzenlenen öğretmen hasbihal seminerlerinin ikinci sezonun ikinci seminerine Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı konuk oldu.

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu tarafından düzenlenen öğretmen hasbihal seminerlerinin ikinci sezonun ikinci seminerine Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı konuk oldu ve “Sykes – Picot’tan Arap Baharına Ortadoğu” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

16 Mart Cuma günü Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) Konferans Salonunda yapılan seminere Öğretmen Komisyonu Başkanı M.Hıdır Akaslan ve birçok davetli katıldı.

Yüz yıl önce Ortadoğu diye bir yer yoktu

Mesut Aydağ’ın moderatörlüğünde yapılan seminerde Turan Kışlakçı şu ifadelere yer verdi: “Ortadoğu’nun tarihi yüz yıllıktır. Yüz yıl önce Ortadoğu diye bir yer yoktu. Ortadoğu ile ilgili zikredilen hastalıkların kökeni yüz yıl önce oluştu.  Öncesinde bu coğrafyada Müslümanı, Hristiyan’ı, Yahudi’si, Dürzi’si bütün etnik yapılar, bütün mezhepler barış ve huzur içinde yaşıyorlardı.

Ne zaman ki emperyalistler, sömürgeciler coğrafyamıza nüfuz etti, ne zaman ki coğrafyamızın içine dâhil oldular biz hastalıklara duçar olduk. Ve bugün bu hastalıklardan kurtulamıyoruz. Yüz yıl önce Osmanlı çöktüğünde bu coğrafya nasıl büyük bir değişim yaşadıysa Arap Baharı sonrası bu coğrafya çok büyük bir değişimin eşiğinde. Ve tarih bize şunu söylüyor, tarihte büyük kırılmaların, büyük değişimlerin olduğu her dönemde toplumlar ikiye ayrılır. Toplumlar ikiye bölündü. Tıpkı bir bıçakla bölünmüşçesine ikiye ayrılır diyor tarih.

Büyük bir değişimin arefesindeyiz ve bunu bazılarımız müşahede etmiyor. Tarihin en büyük değişimlerinden birini yaşıyoruz. Büyük bir değişim yaşanıyor, büyük olaylar oluyor fakat biz bu olayları yorumlamaktan aciziz. Bunun birçok nedeni var. Birincisi postmodernizmin ve modernizmin hücrelerimize nüfuzu. Biz hakikatin ne olduğunu anlayamaz olduk. Zalimin kim olduğu konusunda itilafa düşmüşüz. Adamları öldüren, yakan, yıkan bir zalime zalim diyemiyoruz. Her şeyi jeopolitik ve ekonomik çıkara endeksli okuma alışkanlığından dolayı.

İslam dünyası ilk kez dini olarak da ikiye ayrıldı

Bugün İslam dünyasını etkileyecek bir konu daha var. İslam dünyası ilk kez dini olarak da ikiye ayrıldı. Bunu daha çok Sünni devletler içinde görüyoruz. El Ezher Üniversitesi birçok ulemanın yetiştiği bir yerdir, ikiye ayrılmış durumda. Yüz yıldır Müslüman aydınlar değişimi okuyamadıkları gibi bugün de okuyamıyorlar ve toplum ikiye ayrılıyor. Düşünün 2 yüzyıldır aynı meseleleri tartışıyoruz. Sigara helal mi haram mı, müzik helal mi haram mı? Kadın konusu, darebe sözcüğünün manası ne? Bin yıldır ulema bunu tartışıyor.

İşte İslam dünyasının aydınlarının, entelektüellerinin, cemaatlerinin en büyük sorunu burada. Biz öyle bir evreye evrildik ki, öyle bir döneme geldik ki bugün uluslararası ilişkiler dediğimiz şey artık dinle beraber yürüyor. Müslümanlar bugün küresel sorunlardan ontolojik sorunlara kadar buralarda oturup konuşması gerekirken hâlâ geçmişte kalmış meseleleri konuşuyorlar. Çünkü yeni bir şey ortaya koyamadıkları için.”

Sunumun ardından program soru-cevap kısmı ile devam etti. Öğretmen hasbihal seminerleri soru cevap kısmının ardından sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.