Suriyeli Yazarlarla Afrin Meselesi Konuşuldu

0
131

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Suriye Yazarlar ve Edebiyatçılar Derneği tarafından düzenlenen söyleşi programına katılarak Afrin konusunu değerlendirdi.

26 Şubat Pazartesi günü dernek binasında düzenlenen programa, Suriye Yazarlar ve Edebiyatçılar Derneği Başkanı Subhi Dusuki ile Arap, Kürt, Türkmen, Süryani, Marunî, Dürzî, Ermeni çok sayıda dernek üyesi katıldı.

Fikrin, düşüncenin olmadığı yerde terör vardır

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir konuşmasında fikir ve düşünce özgürlüğünün önemine vurgu yaparak şunları dile getirdi:

“Fikrin, düşüncenin, fikri özgürlüğün olmadığı yerde insan yoktur, terör vardır, terör devleti vardır. Bu baskıyı, bu zulmü en çok yaşayan, Esad’ın zulmüyle hayatları paramparça olan siz Suriyeli kardeşlerim bunu daha iyi bilirsiniz.

Suriye, Ortadoğu’yu hafızasında taşıyan kadim bir coğrafyadır. Bundan 100 yıl önce kimin Kürt olduğu, kimin Türk olduğu, kimin Arap olduğu, hattan kimin Hıristiyan, Ermeni olduğuna bakılmazdı. Onun toplum hayatına hangi değeri kattığına bakılırdı. Birinci Cihan Harbinden bu yana ulus devletler eliyle bu toprakların insanı birbirinden koparılmak ve birbirine düşman edilmek istendi. Tüm engellemelere rağmen bizler şu anda Müslümanıyla, Ermenisiyle, Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla bir arada ve beraberiz. Bu küçücük salonda bu kadar çeşitli insan bir arada olabiliyoruz. Neden kocaman coğrafyada birbirimizin hukukunu korumayalım ki?

Türkiye’deki kardeşleriniz olarak bizler de zorluklar yaşadık. Ama hamdolsun birbirimizle mücadele etmek yerine birbirimizle kucaklaştık ve Allah bu coğrafyayı mazlumlar için bir sığınak yaptı. Bir ülkede bir insan kendisini dininden, dilinden dolayı özgür hissetmiyorsa orada zulüm vardır. Türkiye’nin sosyal dokusunu bir arada tutan en önemli etkenlerden bir tanesi de ülkemizde yaşayan Kürt kardeşlerimizdir. Ancak Emperyalistler desteklediği bir kısım örgütler Kürt halkını değerlerinden, kendi topraklarından ve kendi birlikte yaşadığı bin yıllık hikâyesinden koparmaya çalıştı. Tüm bu ayartma çabalarına karşı Kürt halkı ve Türk halkı onları eştikleri hendeklere gömdü ve 15 Temmuz’da olduğu gibi kendi geleceklerini kendi ellerine almayı başardılar.

Bedeli ne olursa olsun Suriyeli kardeşlerimizin yanındayız

Sizler Esad’ın akıl almaz zulümlerine maruz kalıp yollara düştünüz. Büyük bir kısmımızın özgürlüğünü DEAŞ gibi IŞİD gibi örgütler çaldı. Dinimizi, dini duyarlılığımızı kullanarak bunu yapmaya çalıştılar. Diğer bir kısmımızın özellikle Türkiye sınırında yaşayan halkımızın özgürlük, adalet, demokrasi diye PYD ve PKK terör örgütü bölge insanının duygularını kullanarak, çocuklarını ve özgürlük duygularını çalmak istedi.

Bu örgütler şunu unutuyorlardı, eğer bunlar zulme boyun eğselerdi Esad’ın zulmüne razı olur ve orada yaşarlardı. Suriye halkı Esad’ın zulmüne karşı olduğu kadar Rusya’nın, İran’ın, Amerika’nın, İsrail’in, DEAŞ’ın ve PYD’nin de zulmüne karşıdır. Bizim için zalimin milliyeti ve ırkı fark etmez. Zalim zalimdir. Bizi bin yıldır bu topraklarda var eden adalettir. Adalet, zayıfı güçlü olana karşı bedeli ne olursa olsun savunmaktır. Biz Türkiye’deki halklar olarak bedeli ne olursa olsun Suriye’deki kardeşlerimizin yanında olmaya and içmişiz. Bilin ki bu mücadele Birinci Cihan Harbinin ikinci mücadelesidir. Bu muharebeyi bu bölgenin insanları kazanacaktır.

Teorik eğitimlerin verildiği yer Afrin’dir

Afrin’de rejim uzunca süredir Kürt halkını batılı ülkelerin desteği ile ifsat ederek terör kampları oluşturuyordu. Bundan tüm coğrafya haberdardı. Bölgenin geleceğini tehdit eden emperyalist unsurların tetikçisi olan terör örgütlerinin silahlı eğitimlerinin verildiği yer Kandil’se teorik eğitimlerinin verildiği yer Afrin’dir. Dikkat ederseniz Esad güçleri buraya bir tane bomba atmamıştır. Müttefik ülkeler bir tane saldırı düzenlememiştir. Oysa Emevi Camisini, Zekeriya Camisini bombalayan bu aşağılık insanlar buralara hiç dokunmamıştır. Çünkü buraları korumak istiyorlar.

Suriye’de sadece Müslümanların ibadet yerlerini değil, Mesihilerin de ibadet yerlerini bu terör örgütlerinin eliyle yerle bir ettiler. Türkiye olarak bizim Afrin’de olmamızın temel nedeni bölgenin istikbalini ortadan kaldırmak isteyen terör odaklarını ortadan kaldırmaktır. Yoksa burada bir toprak parçası edinmek derdinde değiliz. Türkiye bu coğrafyanın kadim bir gücüdür. Biz bu zulümler, bu haksızlıklar farklı düşünenlerin darağaçlarında, kurşuna dizilenlerin olduğu yerde kendimizi özgür hissedemeyiz. Yeryüzünde bir kişi bile özgür değilse kendimizi özgür hissedemeyiz.

Bu bölgeyi kontrol eden terör örgütünün Türkiye’deki uzantısı 40 yıldır tüm farklı unsurları yok etti. Aynısını Suriye’de kendi bölgelerinde de gerçekleştiriyorlar. Afrin’in merkezinde kaç yıldır farklı düşünen insanların kurşuna dizildiğini en iyi sizler biliyorsunuz. İnşallah bunların ortadan kalkması için Türkiye tüm emperyalistlerin cephe almasına rağmen inisiyatif aldı. İnşallah Afrin’i gerçek Afrinliler yönetecek. Geçmişteki günlerde olduğu gibi bu bölgenin insanları yeniden bölgenin geleceğinde söz sahibi olacaklar.”

Aldemir konuşmasının ardından yazarlardan gelen soruları yanıtladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.