Suriyeli Muhacirlere Sosyal Uyum Rehberi Çıktı

0
289

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM), “Ortak Geçmişten Ortak Geleceğe Sosyal Uyum” kitabının ardından, “Suriyeli Muhacirlere Sosyal Uyum Rehberi” adlı kitabı da yayımladı.

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM), Türkiye’de yaşayan Suriyeli muhacirler için “Suriyeli Muhacirlere Sosyal Uyum Rehberi”ni yayımladı.

2011 yılında Suriye’de başlayan iç karışıklıklar nedeniyle ülkemize göç eden Suriyeli muhacirlerin ülkemizle ilgili çok az bilgiye sahip olmaları, ülkemizdeki şartların kendi ülkelerindeki şartlarla farklılık arz etmesi ve bu nedenle entegrasyon hususunda birçok problem yaşamaları nedeniyle yayınlanan kitap, Suriyeli muhacirlere rehber olacak nitelik taşıyor.

Suriyeli muhacirlerin bu problemleri kolay aşmaları ve ülkemizde nasıl hareket etmeleri gerektiğine dair yeterli kaynağın bulunmaması nedeniyle Türkçe ve Arapça olarak yayınlanan eser “Uyum Serisi”nin ikincisini oluşturuyor.

Kitabın giriş kısmında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından bir alıntı da yer alıyor. Kitapta; Türkiye Cumhuriyeti’nde sosyal, siyasi, ekonomik ve hukuki hayata, eğitime ve sağlık alanına, tarihe, kültüre ve sanata dair bilgiler soru ve cevap formatında Suriyeli muhacirlerin istifadesine sunulmuş.

Sosyal uyumun kolaylaşmasına yönelik önemli bir kaynak olması öngörülen çalışmada, sıkça sorulan sorulara cevap aranmaya çalışılmış. Kitapta ele alınan konular, ülkemize göç etmek zorunda kalan muhacirlerin, yaşadıkları bu topraklarda, hem gündelik hayatlarındaki yabancılıktan kaynaklanan sorunların giderilmesi hem de Türkiye insanı ile sosyal ve kültürel bütünleşme ve uyum sağlama noktasında önemli bir kilometre taşı olacak.

Kitabı editörlüğünü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ulukütük yaparken,  koordinatörlüğünü ise Ömer Faruk Kavuncu yaptı. Kitapta yayınlanan makaleler ise akademisyen ve eğitimcilerden oluşan bir ekip tarafından yazıldı. Yayın kurulunda; Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bozdağ, Mehmet Ali Eminoğlu, Cavit Karakaş, Gülhan Dinç ve Mustafa Kar yer aldı.

Kitabın önsöz kısmında şu ifadelere yer verildi; “Hemen yanı başında yaşanan bu trajediye kayıtsız kalmayan Türkiye, bin yıllık kardeşliğin neticesi olarak din, dil, ırk, mezhep farklılıklarını gözetmeksizin kapılarını Suriyeli kardeşlerine ardına kadar açmış ve zalim Esed yönetiminden, terörden ve emperyalist devletlerin bombardımanlarından ülkemize sığınan insanlara kol kanat germiştir. Sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere devleti ve milleti ile yüzyılın en büyük kardeşlik dayanışmasının sergilendiği bu süreçte, Çanakkale Destanı’na, Gaziantep Savunması’na ve yüzyıllar boyunca var olagelmiş kader birliğine dayanan vefa borcunun samimiyetle ifa edildiği görülmektedir.

Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin yaşandığı Çanakkale Cephesi’ne bir an düşünmeksizin Halep’ten, Azez’den, İdlip’ten ve Şam’dan sahip olduğu her şeyi geride bırakarak kardeşlerine yardıma koşanları tarih unutmadığı gibi, Anadolu insanı da unutmayarak, Mekke’den Medine’ye hicret eden muhacirlere evini, işini, şehrini, gönlünü açan Ensar’ın rolünü üstlenmiştir. 20. yy’ın başlarında, emperyalist anlayışla gizli antlaşmalar neticesinde çekilen suni sınırların tarihe ihanet olduğunu, her şeye inat, yüzyıllardır birlikte çarpan yüreklerin, kardeşlik şuuruyla ekilen tohumların meyvesi olarak asla birbirinden ayrılamayacağını gözler önüne seren bu dayanışma, kadim coğrafyamızın asıl sahibinin bizler olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin, sivil toplum kuruluşları ve devlet kurumları tarafından ferasetle atılan adımlar neticesinde kendi ülkelerinde yaşıyormuşçasına bir hayat sürmeleri amaçlanmış ve bu alanda önemli ölçüde başarı sağlanmıştır…”