Suriyeli Âlimler Gaziantep’te Toplandı

0
147

Bülbülzade Vakfı bu sefer de Suriyeli İslam Âlimlerini ve kanaat önderlerini bir araya getirerek muhaliflerin birleşmesi için önemli bir adım daha attı.

Daha önce Suriyeli komutanları, doktorları, avukatları ve gençleri bir araya getirerek Suriye Muhalefetinin birliği için önemli adımlar atan Bülbülzade Vakfı bu sefer de Suriyeli İslam Âlimlerini ve kanaat önderlerini bir araya getirerek muhaliflerin birleşmesi için önemli bir adım daha attı.

20 Şubat Salı günü Gaziantep de Bülbülzade Vakfı Sosyal Tesislerinde yapılan “Suriyeli Muhalif Âlimler İstişare Toplantısı”na Suriye’den 70 civarında âlim, kanaat önderi, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisi, Komutan, Muhalif Gurup Temsilcisi, meslek örgütü temsilcisi ve akademisyenler katıldı. Toplantıya Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan KAYAN, Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu ve Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR, Hollanda Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet TAHMAZOĞLU, Anadolu Platformu Suriye Koordinatörü Mahmut KAÇMAZER, Suriye Gençliği Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Süleyman,  İstanbul AKSA Dayanışma Vakfı, Malatya Meşale Derneği, Elazığ Abı Hayat Vakfı, Adıyaman Hikmet Derneği, Adana Ülfet Derneği, Osmaniye İlim Sanat Derneği, Reyhanlı Ufuk Derneği, Gaziantep İHH ve ev sahibi Bülbülzade Vakfı’ndan temsilciler katıldı.

ALDEMİR: Direnişe Destek Vermeyenler Unutulmaya Mahkûmdur

Kuranı Kerim tilaveti ile başlayan toplantının açılış konuşmasını Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu ve Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR yaptı. Bülbülzade Vakfının faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi veren ALDEMİR konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bülbülzade Abdullah Edip Efendi de bir âlim olarak Fransızlara karşı Gaziantep’te mücadele etmiş ve halkını örgütlemişti. O devirde Bülbülzade Abdullah Edip Efendi’den bilgili nice âlimler vardı. Ama birçoğu direnişe destek vermedikleri için unutuldu gitti. Bugün ise Bülbülzade Abdullah Edip Efendi’nin ismi bu kurumlarda hala yaşıyor ve insanlara ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Bugün burada Suriyeli âlimler olarak direnişe verdiğiniz destek ve birlik için attığınız adımlar gelecek nesillere ilham kaynağı ve hep hatırlanacaktır.” dedi.

Açılış konuşmasının ardından toplantıya katılan kişiler kısaca kendilerini tanıttılar. Tanışmanın ardından Toplantı gündemi olarak aşağıdaki maddeler ilmi ve fikri müzakereye açıldı;

– Arap Baharı ve bu konuda âlimlerin görüşleri,

– Âlimlerin Arap Baharında üstlendiği roller,

– Suriye rejimi devrildikten sonra âlimlerin toplumun inşasındaki ve teşkilatlanmadaki görevleri.

Sabah, öğle ve akşam olmak üzere üç oturum şeklinde organize edilen toplantının oturum başkanlığını Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan KAYAN yaptı.

Kayan: İslam Dünyasının Tamamı Suriye için Dua Ediyor

Sabah oturumunun açılışında bir konuşma yapan Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan KAYAN şu noktalara değindi: “Bir hafta önce umredeydim. İslam Dünyasının tamamı kutsal topraklarda Suriye için dua ediyordu. Herkesin gündeminde Suriye vardı. Suriye direnişi ümmetin yüz akıdır. Bu mesele ümmetin onur meselesidir. Suriye cihadı bölgede özgürlüğünü arayan halklar için bir milat olmuştur. Şuanda Suriye’de örtülü bir dünya savaşı yaşanıyor. İslam ümmeti bir asır önce kendilerine emperyalistler tarafından çizilen sınırları aştı. Buradaki bu tablo bunun delilidir. İnşallah beklenen hedefe ulaşırsak evrensel İslam kardeşliğinin startı verilmiş olacak.

Uyanık olmamız lazım. Emperyalistler Suriye’deki hak mücadelesini, özgürlük arayışını terörize etmek için her türlü imkânı kullanıyorlar. Bizim Suriye’deki kardeşlerimizden beklentimiz onlara malzeme verecek yanlışlardan şiddetle kaçınmalarıdır.” dedi.

Konuşmanın ardından Suriye’nin çeşitli yerlerinden gelerek toplantıya katılan âlim ve kanaat önderi ve akademisyenler görüşlerini paylaşarak ortak bir metin üzerinde görüş birliğine vardılar. Toplantıda ayrıca 7 kişilik icra kurulu seçilerek Âlimler Birliğinin gelecekte yapacakları faaliyetleri ve toplantılarını organize etme görevini üstlendiler. Toplantı dua ve temennilerle sona erdi.

20.02.2013 TARİHLİ SURİYEDE ZULME VE KATLİAMA KARŞI ÇIKAN KARDEŞLERİMİZİN İSTİŞARE TOPLANTISINDAN ÇIKAN SONUÇ BİLDİRİSİ

1.     Bu süreç, İslam dünyası ve Ortadoğu’da yüz yıldır süren haksızlığa karşı bir baş kaldırış olup, zulmü ve katliamı def etme mücadelesidir.

2.     Bu mücadele bize kurşun sıkan bombalayan ve zulmeden kimselerle kayıtlı ve sınırlıdır.

3.     Bize destek veren dâhili ve harici her oluşum kabulümüzdür, düşmanımız değildir!

4.     Bu savaş asla iki kardeş mezhebin birbirleriyle savaşı değildir. Bu savaş bizi katleden zalimlerle yapılan bir savaştır.

5.     Bu savaş iki farklı kavmin de birbirleriyle savaşı değil, Hakk’ı yok etmek isteyenlerle Hakk’ın taraftarları arasındaki savaştır.

6.     Bizimle birlikte mücadelemize destek verenlerin, hata ve yanlışlarını af ve hoşgörü ile karşılayıp, dikkatlerimizin dağıtılmasına, enerjimizin zayi olmasına yol açacak bir husumete girmemeliyiz.

7.     Mücadelemizin şekil ve yöntemini âlemlerin Rabbi Allah ve Onun elçisi belirler. Dolayısıyla taşkınlık, yağmalama, zulüm, gasp, çocuk ve kadınların, yaşlı ve savaşmayan kimselerin katledilmesi gibi haddi aşan uygulamalardan kaçınılacak ve bu konuda savaşan kardeşlerimiz aydınlatılıp nasihat verilecektir.

8.     Mücadelemizin güçlü devam etmesi ve savaş sonrası meydana gelecek yeni durumda başarılı olabilmek için, bu tür toplantıları belli aralıklarla devam ettirmemiz gerekmektedir.

9.     Bu bir fırsattır iyi değerlendirilmelidir. Hayatta fırsatların kazası olmaz.

10. Savaş içinde eğitim ve terbiye ihmal edilmemelidir.

11. Allah bizi birbirimize kardeş kıldı. Kardeşlerin birbirine karşı hukukları diri tutulmalıdır.

12. Selam ve barışın tüm İslam elemine yeniden adalet, merhamet, bereket getirmesi ve Suriye’nin selam yurdu olması için hep beraber gayret etmeliyiz.

13. Ortadoğu’daki ve özelde Suriye’deki bu cihada destek vermeyen her Müslüman şeran sorumludur.

14. Allah (C.C.) Nurunu tamamlayacaktır. Kâfirler istemese bile.