Suriye Ulusal Kürt Konseyi’nden Bülbülzade Vakfı’na Ziyaret

0
122

Suriye Ulusal Kürt Konseyi üyeleri Salı günü Bülbülzade Vakfı’nı ziyaret etti.

9 Kürt partisi tarafından kurulan Suriye Ulusal Kürt Konseyi üyelerinden Rüstem Temo, Mustafa Mustafa, Haşim Şeyh Hasan, İbrahim Hüseyin, Abdulbari Osman, Abdulsamet Davut, Muhammed Hakim ve Fevzi Ali’den oluşan heyet Bülbülzade Vakfı’nı ziyaret etti.

20 Eylül Salı günü gerçekleştirilen ziyarette Türkiye’deki Suriyeli misafirlerin sorunları ile bölgenin içinde bulunduğu son durum hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Görüşmede söz alan İbrahim Hüseyin, bölge halkları olarak Türkiye halkı ile sıkı ilişkiler geliştirmek istediklerini belirterek: “PKK ve PYD’nin en çok zararı Kürt halkına oldu. Arap ve Türkmenlerin Türkiye’ye gelme sebebi rejimin zulümleridir. Bizim gelme sebebimiz ise PKK ve PYD’nin zulmüdür. Kürt bölgesinin %65’i bölgeyi terk etti. Gençlerin ise %90’ı bölgeyi terk etti. Kürt bölgesinde bu zulme karşı gelenler desteklenmelidir. PKK bize zulmediyor biz ise direniyoruz. Tahminen Suriye’den gelen 300 bin Suriyeli Kürt Türkiye’ye sığınmış vaziyette. Bunların 100 bini Avrupa’ya gitti” dedi.

Türkiye’deki darbe girişimini nefeslerini tutarak izlediklerini vurgulayan Abdulsamet Davut ise: “Nerede olursa olsun demokratik yapıları destekliyoruz. Batılıların Ortadoğu’daki oyunlarının farkındayız. Bölgedeki kaderimiz birdir” dedi.

PYD resimden daha çok zulmediyor

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin durumlarındaki belirsizliğin giderilmesini isteyen İbrahim Hüseyin ise şunları kaydetti:

“Biz Suriye topraklarının bütünlüğünü savunuyoruz. Her ne olursa olsun Türkiye ile kader birliğimiz var. Ulusal Kürt Konseyi temsilcileri olarak Suriyeliler için yaptıklarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Suriye Ulusal Kürt Konseyi Kürtleri resmi olarak temsil eden bir kuruluştur. Konsey 9 Kürt partisinden oluşmaktadır.

PYD bölgede rejimden daha çok zulmediyor. Adlarını Suriye Demokratik Güçleri koydular ancak rejim ve emperyalistlerle sıkı ilişkileri var. Bölgede PYD tarafından hapse atılan aktivist ve kanaat önderlerinin durumunu kimse sormuyor. Birçok Kürt ailesi bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Direnişten önce Suriye’de 4 milyon Kürt yaşıyordu. Baas Rejiminden bütün kesimler zulüm gördü ancak Kürtler daha çok zulüm gördü. PKK ve PYD bölgede Kürtleri temsil etmiyor. Bu örgütler Kürtlerin düşmanları tarafından korunup kollanıyorlar.”

PKK-PYD’ye karşı bölgede bir direniş oluşmalı

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu konulara değindi:

“Ziyaretiniz ve gündeme getirdiğiniz konulardan dolayı teşekkür ediyorum. Sizleri ağırlamaktan onur duyduk. Bölgede yaşanan sorunların büyük kısmı iletişimsizlikten kaynaklanıyor. Birbirimizi tanıdıktan sonra birçok sorun zaten iyi niyetimizden dolayı çözülecektir. İnsan, yapı olarak bilmediği şeye mesafeli yaklaşıyor. Bizlerle paylaştığınız görüşler meseleye bakışımızı genişletti.

Emperyalistler tarafından oluşturulan PKK-PYD’ye karşı bölgede bir direniş oluşmalı. Bizim araştırmalarımıza göre bölge halkı tarafından PYD’ye verilen destek %5’i geçmiyor. Ancak söz konusu örgütler batılılar tarafından himaye ediliyorlar.

Kürtler, Araplar, Türkler Anadolu coğrafyasının asli unsurlarıdır. Birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Medeniyetlerimizi birlikte kurduk. Tarihin en büyük haçlı saldırılarına birlikte karşı koyduk. Kudüs’ü Selahaddin Eyyubi ile birlikte kurtardık.

Birliğimizi onlarca ulus devlete parçalattılar

Birçok ırktan gelen İslam milleti batılıların pozitivist eğitim yöntemi ile parçalandı. Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar, Ruslar topraklarımızı işgal ettiler. Bizler bulunduğumuz yerde kurtuluş mücadeleleri verdik. Ancak içimizdeki hainlerle anlaşarak ulus devletler kurdular. Birliğimizi onlarca ulus devlete parçalattılar. Burada Kemalistler, Suriye’de Esat, Irak’ta Baas yönetimi ve daha niceleri batılıların uşaklarıydı.

Bunların hiç birinin diğerinden farkı yoktur. Bunlar herkese zulmettiler. Ama artık emperyalizmin kurduğu düzenler yıkılmaya başladı. Şimdi de PKK, PYD, FETÖ, DEAŞ gibi örgütlerle bölge halkının geleceğini çalmaya çalışıyorlar. Bunların Baas rejimleri ve Kemalizm’den hiçbir farkı yoktur. Bölgenin kurtuluşu; Kürtlerin, Türklerin, Arapların özgürce, adalet ve ehliyete dayalı bir düzen kurmasına bağlıdır. Aramızda üstünlük yoktur. Allah Resulünün buyurduğu gibi üstünlük ancak takvadadır.

Bölgenin kurtuluşu örgütlülüğümüze bağlı

Bu yüzyılda Kürtler büyük zulümler gördü. Coğrafyamızın kurtuluşu için verdiğiniz mücadeleden dolayı sizleri selamlıyorum. Bölge halkının geleceği sizlerin ve bizlerin örgütlülüğüne bağlı. Bizler bir araya gelerek çalışmalı ve asla emperyalistlerin himayesini kabul etmemeliyiz. Emperyalistler nereye girdiyse orayı sömürdüler ve kan gölüne çevirdiler. 15 Temmuz emperyalistlerin Türkiye’yi işgal girişimidir. Bunun nedeni de Türkiye’nin bölge halklarının sorunlarına gösterdiği duyarlılıktır.”

Konuşmaların ardından heyet üyelerine Arapçaya ve Kürtçeye çevrilen eğitim setleri ve düşünce kitapları hediye edildi.