Suriye Halkıyla Dayanışma Gecesi

0
80

Anadolu öğrenci Birliği tarafından “Suriye Halkıyla Dayanışma Gecesi” düzenlendi.

Üsküdar Gençlik Merkezi’ndeki geceye, Anadolu Platformu Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Çamurluoğlu ve Hüseyin Özhazar, Sadaka Taşı İnsani Yardım Derneği Genel Başkanı Kemal Özdal, Anadolu Ajansı İstanbul Bölge Müdürü Mustafa Ekici ve Anadolu Öğrenci Birliği üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Sunuculuğunu Eren Özkaradeniz’in yaptığı gecede konuşan Anadolu Öğrenci Birliği Genel Sekreteri Emrah Atila, Arap Baharı’ndan örnekler vererek, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in Suriye halkını aşağıladığını ifade etti. Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan da Suriye’de yaşanan drama değindi, çarpıcı bilgiler verdi ve açıklamalarda bulundu. Programın son bölümünde Grup Yürüyüş yardım amaçlı bir konser verdi.

Atila, “Eğer İslam’ın ve adaletin sancağı yere düşmüşse mutlaka ve mutlaka o sancağı yeniden kaldıracak birileri bulunur. Eğer Hz. Muhammed (SAV) yoksa imam Ali vardır. Eğer imam Ali yoksa Hz. Hüseyin vardır. Eğer Hz. Hüseyin yoksa Hz. Zeynep o sancağı kaldırır.” dedi.

Suriye’de 17 Şubat 2011’de bir trafik polisinin Suriye halkını aşağılamasıyla sürecin başladığını aktaran Atila, 8 ay boyunca Suriye genelinde 12 binden fazla şehit verildiğini ve Daraya’da gösterilerin tamamında muhalifler tarafından tek bir kurşun bile sıkılmadığını belirtti.

Atila, Suriye halkının yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. Anadolu Platformu Suriye Yardım Genel Koordinatörü Mahmut Kaçmazer ise Suriyelilerin acılarını paylaşmak için bir araya geldiklerini ifade ederek, Suriye’ye yardım konusunda ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını kaydetti. Yardımlar konusunda zaman zaman çaresiz kalabildiklerini anlatan Kaçmazer, Suriye’deki direnişi görünce ne kadar az şey yapabildiklerini anladıklarını dile getirdi.

Kaçmazer, zulme karşı “dur” demek için birçok kişinin mücadelesine şahit olduğunu söyledi.

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Koordinatörü Cihangir İşbilir de Suriye devriminin Arap devrimlerinin belkemiği olduğunu vurgulayarak, 6 Mart’ta başlayan hareketlenmelerin hiçbirinin silahlı olmadığını belirtti.

Suriye’deki devrimin ilk başlarda barışçıl bir seferberlik olduğunu aktaran İşbilir, devrimden ilk başlarda Türkiye’nin habersiz olduğunu kaydetti. İşbilir, Suriye’deki durumun ne Libya’ya, ne Mısır’a ne de Tunus’a benzediğini vurguladı.

Gazze ve Arakan’da yapılan yardımlara da değinen İşbilir, bugün Daraya’nın, Halep’in, Humus’un, Hama’nın da Gazze olduğunu söyledi.

Suriye’de 70 bin kişinin, İslam aleminde diriliş sağlansın diye şehit olduğunu ifade eden İşbilir, “100 binlerce Suriyeli kardeşimiz, vatanları ve namusları için mücadele etmekle birlikte ‘İslam alemi dirensin, İslam alemi ayağa kalksın’ diye mücadele ediyor, o yüzden Suriye devrimi bütün devrimlerin belkemiğidir, omurgasıdır, incisidir.” ifadelerini kullandı.

İHH Yönetim Kurulu üyesi yazar Osman Atalay da Suriye Devlet Başkanı Esed’in halkına karşı füze bile kullandığına dikkati çekerek, 92-96 yıllarındaki Bosna Hersek savaşıyla Suriye’deki olayların benzerlik gösterdiğini belirtti. Bosna Hersek savaşı esnasında Türkiye’deki sol görüşlü grupların da yardımda bulunduğunu ifade eden Atalay, bugün Suriye’de jeopolitik strateji açısından birçok ülkenin Esed rejimine ya da halkına destek verdiğini vurguladı.

Atalay, İslam dünyası halklarının Suriye’deki halkın yanında olduğunu kaydetti. Gecede, Suriye halkına yardım amacıyla kermes de düzenlendi.