Sorumluluk, Gönüllülük ve Âidiyet

0
148

Bülbülzade Vakfı yeni bir soluk kazandırmak amacıyla başlattığı hizmet içi eğitim seminerlerinin üçüncüsünü “Sorumluluk, Gönüllülük ve Âidiyet” semineriyle gerçekleştirdi.

Bülbülzade Vakfı Hizmet İçi Seminerlerini “Sorumluluk, Gönüllülük ve Âidiyet” Konusuyla Tamamladı

Bülbülzade Vakfı yeni bir soluk kazandırmak amacıyla başlattığı hizmet içi eğitim seminerlerinin üçüncüsü ve sonuncusu, Adana Ülfet Derneği Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Üyesi Gazi KILIÇPARLAR’ın katılımıyla gerçekleşen “Sorumluluk, Gönüllülük ve Âidiyet” semineriyle son buldu.

Öğretmen Komisyonu üyesi İbrahim Kutlu ÖZMANTAR’ın sunumu ve yönetiminde gerçekleştirilen seminerde ÖZMANTAR kısa bir konuşma yaptıktan sonra Bülbülzade Vakfı Proje Komisyonu çalışmaları hakkında gönüllüleri bilgilendirerek yapılan projelerle çalışmaların ölçülebilirliğinin ve sürdürebilirliğinin sağlandığı ifade etti.

Mikrofona geçen Adana Ülfet Derneği Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Üyesi Gazi KILIÇPARLAR yaptığı konuşmada “Vakfınızdaki çalışmalarınızı görünce, kimi konuşmalara şâhit olunca, hele bir de yurt inşaatını görünce zaten konuşacaklarımızı fiilen yaptığınızı gördüm” diyerek yapılan çalışmaları takdir etti.

“Sorumluluk, Gönüllülük ve Âidiyet” kavramlarını tek tek ele almayacağını, zaten üçünün de iç içe girdiğini belirten KILIÇPARLAR, “birtakım âidiyetlerin içinde doğuyoruz” diyerek sahip olunan imkânların farkında olunması gerektiğini ve bunların yüklediği sorumluluklar konusunda bilinçli olunmasının zaruriyetini ifade etti.

Gazi KILIÇPARLAR konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün çabaladığımız, elde ettiğimiz aidiyetleri konuşmalıyız. Vahyin sağladığı kulluğu gündemimizde tutmalıyız. Asr-ı Saadet’te yaşanan olayı biliyoruz… Yolda duranlara peygamberimiz özetle yolun hakkını verin buyuruyor. Yolun hakkı bile varsa ve bu da selam almak ise, diğer konuları, konumları düşünmemiz gerekiyor.”

“Liberal, kapital duyguların hâkim olduğu bir ortamda fedakârlığı, âidiyeti konuşmak çok anlamlı olsa gerektir. 28 Şubat Süreci’ni hatırlarsınız,  zor yıllardı: Baskılar, zulümler, tuzaklar… İşte o dönemde kimi arkadaşlar, daha rahat bir araya gelmek, konuşmak, görüşmek, dertleşmek için İngilizce kursuna yazılmışlardı. Bu olayı hiç unutamıyorum.”

“Baskılardan kurtulduğumuz şu günlerde bir araya gelişlerimizin bir karşılığı, bir hedefi olmalı. O da arınma amaçlı olmalıdır” diyen KILIÇPARLAR “Toplanıp toplanıp dağılmanın bir anlamı olması gerektir” diyerek toplantıların amaçlar doğrultusunda ve işlevsel olması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: Bu birliktelik curufun, cevherden “has”ını ortaya çıkaran bir birliktelik. İşte bu âidiyettir, şahsiyetimizi güçlendirecek olan… Âidiyetimiz “ene”leri ortadan kaldıran ama bizi görünür kılan , bizi üreten fonksiyonlara sahip olmalıdır.”

“Nasıl bir aidiyet ki bir bedeli olmayacak, bir değiştirme, dönüştürme fonksiyonu olmayacak. Bir düşüncenin, bir dâvânın adamı olmaktır âidiyet… Âidiyetimiz bizi özne kılmalıdır… Yoksa âidiyetimiz “takılmak “ mıdır?  Bunu yoğun bir şekilde düşünmeliyiz… Fedâkârlık ise ânında, zemininde olmalıdır. “İşim var, ben gelemeyeceğim” denebilir mi? Bizim, başkalarının da işi yok mu?”

“Arkadaşımız bize yakın bir mekândan taşınıyor, haberimiz olmuyor. Tâyini çıkıyor, haberimiz olmuyor. Hukukumuz bu mu?” diyen Adana Ülfet Derneği Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Üyesi Gazi KILIÇPARLAR sözlerini şöyle tamamladı:

“Bosna’da vahşet yaşanırken Sırplar zalimce, despotça, vahşice yöntemlere başvurduklarında canhıraş bir şekilde mücadele eden Bosna’nın mücahitleri Aliya’ya geliyorlar. “Ne olursunuz bize de bir-iki saat müsâde etseniz de biz de onlar gibi misliyle cevap versek” dediklerinde ‘onlar hocamız değil, hocamız dinimiz’ cevabını alırlar.”

“Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret etmeden önce 53 yıllık temiz, parlak bir maziye sahip. Mekke’den çıkmak üzereyken son 100 metrede bir leke gelmesin diye Hz. Ali’yi emanetçi bırakıyor, emanetleri sahiplerine tevdi etmek için…”

Genel bir giriş yaptığını ifade eden Gazi KILIÇPARLAR, katılımcıların aktif bir şekilde seminere katılmalarını isteyerek soru-cevap faslına geçildi. Seminer, forum atmosferinde gerçekleşen soru-cevap bölümüyle son buldu.