Şimdi Azerbaycan’ın sırası – (Beril Dedeoğlu)

0
338

Bu üç ülkenin Türkiye’nin sorunları karşısında Türkiye yanında yer aldığına dair fazla bir gösterge olmamıştır. Örneğin PKK İran ile Türkiye’nin ortak sorunudur, her iki ülke de bu kuruluşun ‘Batı’ tarafından kullanıldığını

Kıbrıs sorunu, Ermeni soykırımı meselesi ve PKK terörü Türkiye’nin hem komşularıyla hem de ‘Batılı’ ülkelerle ilişkilerinin bozulma-düzelme terazisi işlevi görür. Bu arada Kıbrıs konusunda Yunanistan, soykırım konusunda Ermenistan, PKK konusunda da Irak veya Suriye söz konusu olduğundan bu ülkelerle de ilişkiler normalleşme-normalleşmeme sarmalı içinde akar gider.

Aslında bu üç sorunun en az Türkiye kadar doğrudan etkilediği ülkeler de bulunur. Kıbrıs’ta Birleşik Krallık, Ermeni soykırımı konusunda Azerbaycan ve PKK konusunda İran doğrudan olumsuz etkilenen ülkeler, onların da dış politikası açısından belirleyici öneme haiz, ancak sorunların Türkiye’nin sorunu olarak görülmesinden memnunlar.

Bu üç ülkenin Türkiye’nin sorunları karşısında Türkiye yanında yer aldığına dair fazla bir gösterge olmamıştır. Örneğin PKK İran ile Türkiye’nin ortak sorunudur, her iki ülke de bu kuruluşun ‘Batı’ tarafından kullanıldığını düşünmektedir ama İran bir gün bile genel batı hesaplaşmasını desteleyecek biçimde KKTC’yi tanımayı denememiştir. Bunu Türkiye ister miydi bilinmez, ama İran da Türkiye lehine küresel bir adım atmayı tercih etmemiştir. Benzer biçimde Türkiye’nin Ermeni ve Ermenistan politikasını destekleyen Azerbaycan da Kıbrıs ve PKK konularında gayet sessiz kalmayı seçmiştir.

Adil olmayan geçmiş

Diğerleri bir yana, Azerbaycan ile Türkiye ‘tek millet-iki devlet’ sloganını kullanacak kadar yakın olduklarını ilan etmiş iki devlet. Türkiye, Azerbaycan’ı Karabağ konusunda zor bırakmamak için Ermenistan ile normalleşme planlarını ertelemiş ve bunun maliyetine katlanmayı göze almış bir ortak. Ancak Azerbaycan’ın Türkiye ile ilgili herhangi bir konuda maliyet göze almadığı söylenmeli. KKTC konusunda kendisinden bir tavır beklenmeyeli çok oldu, PKK konusunda ‘uyarı’ların dikkate alındığı gözleniyor, ancak Ermeni sorunsalında Azerbaycan’ın Türkiye’yi dikkate aldığı görülmüyor.

Türkiye, Ermenistan protokollerini imzalarken Azerbaycan tepki göstermiş, ardından protokoller askıya alınmıştı. Ancak bu süreç içinde Azerbaycan Ermenistan ile görüşme halindeydi ve Türkiye bilgileri Rusya’dan alıyordu. Bugün Türkiye soykırım konusu nedeniyle Fransa ile de ilişkileri bozulmuş bir ülke ve Fransa, Karabağ sorununun barışçı çözümü için kurulmuş AGİT Minsk Grubu’nun ABD ve Rusya ile birlikte eş başkanı.

Belli ki Fransa’yı Ermenistan istemiş, Azerbaycan da kabul etmiş ve örneğin Türkiye’nin eş başkan olmasını bir şart olarak ileri sürmemiş. Türkiye, söz konusu grubun içinde Portekiz, Hollanda, Finlandiya, İsveç ve diğerleri gibi konunun tarafsız üyesi konumunda; ancak taraflı.

Minsk’i yeniden düşünme zamanı

Dolaylı olarak Azerbaycan Türkiye’ye konudan uzak durmasını rica etmiş, Türkiye karıştıkça sorunun çözülme ihtimalini zayıf görmüş. Benzer durum Türkiye için de geçerli, Azerbaycan karıştıkça Ermenistan’la normalleşme olmuyor.

Karabağ konusunda kısmen yol alındıysa da, sorunun kalıcı çözümüne zaman var; Kıbrıs sorunu gibi uzayıp gidiyor. Türkiye, Kıbrıs’taki diğer aracıları devreden çıkardı ve konuyu BM’ye havale etti. Azerbaycan ise hala meseleyi Rusya, ABD ve Fransa’nın eş başkanlığıyla sürdürüyor. ABD ve Rusya’nın uzlaşması halinde sorunun çözüleceği öngörülebilir, ama Fransa’nın orada ne işi olduğu sorusu havada kalmaya devam eder.

Azerbaycan, Türkiye ile ilişkilerinin rengini açık edebileceği bir aşamada ve elinde bir fırsat bulunuyor. Fransa’nın eş başkanlığını kabul etmediğini açıklamak için iyi bir zamanlama, tabi arada bir dönüp Türkiye ile ilişkilerine bakıyorsa.

 Star

———————————-
Beril Dedeoğlu
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI