Şehadet ve Adanmış Hayatlar Paneli Yapıldı

0
140

Akdeniz Derneği Kadın Komisyonu, “Şehadet ve Adanmış Hayatlar” paneli düzenledi.

Akdeniz Derneği Kadın Komisyonu tarafından “Şehadet ve Adanmış Hayatlar” paneli düzenlendi. Panel, Kadın Komisyonu Başkanı Hülya Ağçelik’in moderatörlüğünde gerçekleşti. Panelde “Şehadet Kavramı” Emine Selçuk, “Hz. Asiye” Hülya Üçkardeş, “Şule Yüksel Şenler” Rukiye Gülşen tarafından anlatıldı.

Panele Akdeniz Derneği Kadın Komisyonu başkanları, üye ve gönüllüler katılım sağladı.

Emine Selçuk, sunumunda şehadet kavramını kısaca şöyle ifade etti:

“Birçok kavram ya aslı değişmiş veya üstü örtülüyor. Şehadet, tanıklık etmek, saygınlık, adil olmaktır. Kur’an’da şehadet model olmak, örnek ve ölçü olmaktır. Kur’an’da 150 yerde geçmesine rağmen en çok anlam kaybına uğrayan kavramdır. Kur’an’ın bizden istediği örnek insan nasıl olmalı? Önce kendi nefsinde olup bitene şahit olmalı, nefsimizde olanlar İslam’a uymuyorsa düzeltmeye gitmeli.”

Hülya Üçkardeş, Hz. Asiye’yi kısaca şöyle anlattı:

“İrade ve iman kahramanı bir kadın. Hz. Musa peygamberliğini ilan ettikten sonra imanını açığa vuruyor. Firavun imanından dönmeye zorluyor. Haz. Asiye ise “senin zulmün ancak nefsimedir. Benim kalbim Allah’ın elindedir.” diyor ve firavuna karşı duruyor. Bütün malı mülkü elinin tersi ile itiyor. İşkence sırasında Hz. Asiye “Rabbim bana kendi katında bir ev yap.” diyerek dua ediyor. Firavunun karşısında Allah var dediği için Hz. Asiye oldu.”

Şule Yüksel Şenler’i anlatan Rukiye Gülşen’in de konuşmasının satırbaşları şöyledir:

“Bütün müminler elini taşın altına koymazsa toplumda meydana gelen sorunlardan o da sorumlu olur. Her devrin bir Asiye’si vardır. 20. yy. Asiye’si Şule Yüksel Şenler olmuştur. 1960lı yıllarda Allah demenin yasak olduğu bir dönem ve İslami kitaplar bulunamıyor. Şenler Mısır’dan kitap getirtip okuyordu. Kendisini ve hayatı sorgulamaya ağabeyi Üzeyir’in Risaleyi Nur derslerine katılması ile başlar. Bu derslerden sonra içini acıtan yaşanan olaylara karşı sorumluluk duyar ve yazmaya başlar. Artık arayış başlamıştır. Sonunda mutlaka ulaşacaktır.

Şule Yüksel Şenler hayatında rahatını bozmuştur. Bir elinde kalem, bir elinde kitap, hayatı yazmaya başlar. Huzur Sokağı romanını yazar, aynı zamanda da gazetede de yazmaya başlar. Bu yazıları yazmaya iten sebep; kadınların sorunları, tesettür gibi konularda kadın yazarların ve yazıların olmayışıdır. Yazılarından dolayı davalar açıldı, tutuklandı. Yapılan bu saldırılar karşısında Anadolu’yu dolaşarak konferans vermeye başladı. Konferansları gençler tarafında ilgiyle takip edildi. Son günlerde bir röportajında; ‘O dönemde başörtüsünü gençlere nasıl sevdirebilirim bunu arardım, bunun mücadelesini verirdik, ama bu gün genç kızların örtünme şekline bakınca yüreğim inciniyor.’ demiştir.”

.

.