Rıdvan Hoca Vakfı “İsra ve Miraç Gecesi” Programı Düzenledi

0
135

Rıdvan Hoca Vakfı Esnaf Komisyonu 13 Nisan 2018 tarihinde Mustafa Saylak’ın konuşmacı olduğu “İsra ve Miraç Gecesi” programı düzenledi.

Rıdvan Hoca Vakfı Esnaf Komisyonu, her ayın 2. Cuması Mustafa Saylak Hoca’nın hasbihali ile bir araya geliyor.

Miraç Gecesi’ne denk gelen hasbihal programı Rıdvan Hoca Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Seyfi Pınarbaşı’nın selamlama konuşmasıyla başladı. Pınarbaşı konuşmasında 90’lı yıllarda atılan tohumların artık ağaç olduğunu ve gölgesinin Kahramanmaraş’ta neredeyse her yere ulaştığını ifade etti.

Pınarbaşı, “Şairin deyimiyle ‘kuş ölür, sen uçuşu hatırla!’” diyerek bu mekânların çocuklarımıza emanet olarak yapıldığını söyledi. Yeni yapılan vakıf binasının artık bitme aşamasına geldiğini, ancak bitmeden önce bir sandalye ile bile olsa herkesin bir katkı sağlamasının önemli olduğunu dile getirdi. Pınarbaşı, misafirlere “hoş geldiniz” dedikten sonra kürsüyü Mustafa Saylak Hoca’ya bıraktı.

Mustafa Saylak Hoca “İsra ve Miraç”ın önemine istinaden yapmış olduğu konuşmada özetle şunları dile getirdi:

“Hayır işleri için inşa edilmiş mekânların doluluğu hakikaten insana mutluluk veriyor.

Halk arasında mübarek gece olarak tanımlanan gecelerden sadece 2 tanesinin Kur’an’da net bir şekilde karşılığının olduğunu görüyoruz. İsra Gecesi ve Kadir Gecesi.

Gecenin faziletine binaen zikredilen tek gece ise Kadir gecesidir. Fakat onun da net bir şekilde ne zaman olduğu belli değildir.

Kur’an’da ve sünnette olmayan şeyleri ifade etmek, dile getirmek çok da doğru değildir. Özellikle İsrailiyat üzerinden bu geceler ile ilgili dinimize birçok şey girmiştir. Bunun nedeni de iyi niyetten doğan birtakım yaklaşımlardır.

İsra ve Miraç Gecesi ile ilgili 4 noktayı bu gece vurgulayarak hatırlatmak isterim.

1- Bakara Suresinin son iki ayetinin bu gecede indiği belirtilir kaynaklarda.

2- Yine bir rivayete göre Tahiyyat duası Allah ile Peygamberimizin karşılıklı konuşmasıdır ve bu gece gerçekleşmiştir.

3- İsra yürüyüşü

4- Beş vakit namaz.

Kur’an’da ve sünnette olmayan rivayetlere iyi niyetle sarılmak birtakım aşırılıklara neden olabilir. Bu nedenle o konulara girmeyeceğim.

Kulluk ve sorumluluk bilinci

Bakara 285 imanla, 286 ise kulluk ve sorumluluk bilinci ile ilgilidir.

“Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” (Bakara 285)

Ayet, “Peygamber ve beraberindekiler Allah’tan indirilene iman ettiler” diye başlar. Peki Allah’tan indirilen nedir? Ne kadarımız Allah’tan indirilenin farkındayız.

Müslümanlar, peygamberler arasında kitaplar, sahifeler, melekler konusunda hiçbir ayrım yapmaz ve iman konusunda hiçbir tereddüt göstermezler. Bu teslimiyetin göstergesidir. Elbette ki tahrip olanı aslından ayırmalıyız.

“Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara 286)

Vahyin karşısında müminlerin sorumluluğunu ifade eden ayet 286. ayettir.

Allah insana gücünün üstünde yük yüklemez.

İslam’daki esaslardan biri de her zorluktan sonra bir kolaylığın olmasıdır. Allah İslam’da hiçbir kula yapamayacağı bir sorumluluk yüklemez, bir ibadet sorumluluğu getirmez.

Ayakta namaz kılmaya güç getiremediğini ifade eden kişiye Peygamber Efendimizin yaklaşımı oldukça önemlidir.

Beşeri hayatın her anında İslam’ın getirdiği bir takım sorumluluklar vardır.

Güçleştirmeyiniz kolaylaştırınız, sevdiriniz nefret ettirmeyiniz.

Kişinin lehinde ve aleyhinde kazandığı kendisine aittir.

Rabbimiz, eğer unutursak yerine getiremezsek, gücümüz yetmezse bizi ne olur hesaba çekme. Rabbimiz bizden öncekilerin imtihanlarını inceliyoruz, o imtihanlar bize ağır geliyor. Allah’ım öncekilere yüklediğin yükler gibi bizlere de yükler yükleme. Yarabbi biz kaldıramayabiliriz. Bizi affet, bizi bağışla yarabbi. Allah’ım ancak sen merhamet eder ve bağışlarsın.

Kâfirler, zalimler, münafıklar, fasıklar topluluğuna karşı bize yardım et.

Semi’na ne ata’ne… Senin katından gelen ne varsa şeksiz şüphesiz iman ettik. Tam bir teslimiyetle… Bu teslimiyet, bir duruş bir yaşam biçimidir.

Mü’min olarak sıddıklar mertebesine, faruklar mertebesine ancak bu şekilde ulaşabiliriz. O zaman günümüzün Ebubekirleri, Ömerleri, Osmanları, Alileri, Musabları olabiliriz.

İyi ve kötüyü Kur’an ve Sünnet belirler

286. ayet mü’minin Allah’tan nasıl yardım istemesi ve ne istemesi gerektiği hakkında bize ciddi manada bir örneklik teşkil eder.

İmandan sonra gereğini yaptıktan sonra Allah’ın yardımı gelecektir. İmanın gereği yapılmadan dua gerçekleşmez. Allah haşa bizim emir erimiz değildir!

Hz. Ömer mescidde yarı karanlık bir köşede bir adamın Allah’tan altın, gümüş ve benzeri dünyalıklar istediğini görür. Ensesinden tutar kaldırır ve adama, “Be adam gökten bunlar yağmaz. Sen kalk bunlara ulaşmak için gereğini yap” der.

İyi ve kötüyü Kur’an ve Sünnet belirler. İyi ve kötüye ulaşmak için sergilenecek duruşu da Kur’an ve Sünnet belirler.

Bu gecede beş vakit namazın da emredildiği kaynaklarda geçer. Bu nedenle konuşmamız gereken bir diğer mevzu da namazdır.

Unutmayınız! İbadetlerin merkezinde namaz vardır. Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde namazdan ve namazı hakkıyla kılmaktan bahsedilir. Namaz Allah ile yakınlaşma, konuşma manasına gelir.

Sahabe ruhunu teslim ederken bile iki rekât namaz kılma telaşındadır. Günümüzde de halk arasında anlatılırken, birinin ölümünden bahsedilirken: “Ölmeden önce iki rekât namaz kılmak nasip oldu kendisine” diye ifade edilir.

Namaz hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmalıdır. İslami literatürde alimler namazsız bir hayata yerin olmadığını ifade ederler. Farkına varmıyor olsak da hayatın bir parçası haline gelir namaz.

Namazı hayatının bir parçası haline getirmiş birini tanımıştım. Adam öyle bir namaz kılıyor ve özümsemiş ki ölüm döşeğinde, hasta yatağında kalkıyor, doğruluyor. Sanki çeşmeden abdest alıyormuş gibi abdest alıyor. Sonra yatağında namaza duruyor. Fakat bunu bilinçli bir şekilde yapmıyor. Allah herkese bu şekilde namaz kılmayı özümsemeyi nasip etsin.

İsra suresi 1. ayete geldiğimizde: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”

İsra yürüyüşü ayetle sabittir. Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yürüyüşü ifade eder. Mescid-i Aksa’dan Sidretül Münteha’ya çıkış, yani miraç ise hadisle sabittir. Miraç’ta neler yaşandığı ile ilgili anlatılan ve tartışılan birçok şey var. Ama önemli olan şudur ki, kulun, Peygamber’in en zor zamanında Allah Celle Celalühünun kendisine moral motivasyon verme adına onu yanına çağırmasıdır. Cenneti ve Cehennemi göstermesidir.

Tahiyyat duasını okurken bundan sonra daha dikkatli okumalıyız: Her türlü hürmet, salavât (dua) ve bütün iyilikler Allahü Teâlâ’ya mahsustur. Ey Nebî! Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Selâm, bizim ve Allah’ın sâlih (doğru hareket eden) kullarının üzerine olsun.

Şahâdet ederim ki, Allahü Teâlâ birdir ve yine şahâdet ederim ki, Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) O’nun kulu ve Rasulüdür.

Tahiyyat Allah Celle Celalühü ile peygamber arasında bir konuşmadır. Bizlerde aslında Tahiyyat duasını okurken Allah ile konuştuğumuzu unutmamalıyız.

İmanımızı sorgulayalım. Biz Allah’tan ne istiyoruz, Allah bizden ne istiyor, dikkat etmeliyiz. Ellerimizi açıp, günahlarımızı düşünüp tövbe istiğfar etmeliyiz.”

Program, Mustafa Saylak Hoca’nın yapmış olduğu dua ile son buldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.