Rektör, şehirdeki ortamın gerilmesine yardımcı oldu

0
204

28 Şubat döneminde kapatılan İslami Dayanışma Vakfı Başkanı Mustafa Kayan;28 Şubat döneminde İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ömer Şarlak’ın başörtülü öğrencileri üniversiteye almayarak şehirdeki ortamın gerilmesine yardımcı olduğunu söyledi.

“FATURA İDV GİBİ VAKIFLARA ÇIKARILMAK İSTENDİ”

28 Şubat’ta Malatya’da yaşanan başörtüsü olayları nedeniyle idamla yargılanan ve çeşitli işkencelere maruz kalan dönemin İslami Dayanışma Vakfı(İDV) Başkanı Mustafa Kayan, 28 Şubat sürecinde Malatya’nın özel olarak seçildiğini, halkın provokasyonlarla tahrik edilip sokağa döküldüğünü ve bunun faturasının da o zamanlarda özellikle İDV gibi vakıflarına çıkarılmak istendiğini kaydetti.

“ŞARLAK, ORTAMIN GERİLMESİNE YARDIMCI OLDU”

Mustafa Kayan, Mayıs 1999’da Malatya’da yaşanan başörtüsü olaylarının, darbeye zemin hazırlamak için karanlık eller tarafından tertiplendiğini ve dönemin İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ömer Şarlak’ında üniversitenin kapısında askerleri bekleterek ve sadece hedefi okumak olan başörtülü öğrencileri üniversiteye almayarak şehirdeki ortamın gerilmesine yardımcı olduğunu söyledi.

“KÜFÜR EDİP SABAH-AKŞAM TOKATLAYIP DURDULAR”

Vakıf olarak başörtülü öğrencilerin haklarını savunduklarını söyleyen Kayan, Dönemin Rektörü Şarlak ile görüştüklerini, yaptıklarının yanlış olduğunu izah ettiklerini, fakat Şarlak’ın yine bildiğini okuduğunu ve başörtüsü olaylarının yaşandığı günlerden olan 10 Mayıs 1999 tarihinde gece yarısı gözaltına alındığını ve gözleri bağlanarak Malatya Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğünü belirten Kayan, “Burada bir hafta tutuldum. Çırılçıplak bir biçimde işkence yaptılar. Küfür edip sabah-akşam tokatlayıp durdular. Vücudumuzun bir çok yerine elektrik verdiler. Gözlerimizi ise sadece Malatya Devlet Hastanesine muayeneye götürülürken açıyorlardı” dedi.

“BUGÜN ELHAMDÜLİLLAH ÖYLE BİR ORTAM YOK”

Kayan,28 Şubat 1998 günü şu anda AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin’inin de komşusu olan ve o süreçte vakfın başkanlığını da yürüten mimar İsmail Özer’in kaybolduğunu, iki gün sonra ise Ankara Kalecik’te ortaya çıktığını ve Özer’in kaybolmasının da aslen Malatya’ya ‘akıllı durun’ demek isteyenlerden birilerinin tezgahı olduğunu iddia etti.Kayan sözlerine şöyle devam etti: ‘‘28 Şubat sürecinde neden konuşmadım. Çünkü o gün konuşsaydım birçok insan mağdur olacaktı ve baskı görecekti. Bugün Elhamdülillah öyle bir ortam yok ve şimdide bu türden işkenceleri yapanların ve yaptıranlarında hesap vermeleri için konuşuyorum. Biz olayların olduğu gün dönemin Malatya Vali Vekili Mustafa Yıldırım’a gittik,derdimizi anlattık ve kendilerine bu toplumun bu gerginliği üzerinde atabilmesini istiyorsanız bu olaylarda fitne-fesat yaratanları ortaya çıkarınız dedik.’’

“İŞKENCE YAPANLARDAN ARTIK HESAP SORULMASINI İSTİYORUM”

Kayan, idamla yargılandığını ve sonrasında ilk duruşmada beraat ettiğini belirterek, “Ben bana ve arkadaşlarıma işkence yapanlardan artık hesap sorulmasını istiyorum.44 günlük demir parmaklıklar ardında yaşadığım zor günlerin hesabının sorulmasını istiyorum. Ben o günlerde hiçbir suç işlemedim fakat beni suçlu gösterenleri Allah’a havale ediyorum.Zaten bizler gerçekten suç işlemiş olsaydık çıkar erkek gibi suçluyuz derdik ve adam gibi cezamızı da çekerdik.Ama biz suçsuzduk şimdilerde bizi özellikle o yıllarda manevi olarak yıpratanların önce ceza ve sonrasında da özür dilemelerini bekliyoruz’’ ifadesinde bulundu.

“AVUKATLARIMIZ MAHKEME SALONLARINDA DIŞARI ATILDI”

‘‘Yargılamaların devam ettiği dönemde bizlerin avukatlarına tehditler edildi’’diyen Mustafa Kayan, ‘‘O günlerde bu davaya giren avukatların örgütün üyesi olarak vasıf edilmeleri söz konusuydu. Davaya parası ile giren avukatlar bu şekilde suçlandı hatta özel olarak çağrılıp aman ha bu davadan uzak durun ve girmeyin denildiklerine biz şahit olduk. Hatta avukatlarımız mahkeme salonlarında dışarı dahi atıldı’’dedi.

“ZEKİ BABA, ÖCALANLA AYNI MADDEDEN YARGILANIYOR”

Kamuoyunda Malatyalılar Grubu Davası olarak bilinen davanın iki hükümlüsü Zekeriya Şengöz(Zeki Baba) ve Fahri Memur’un haksız yere 7,5 yıldır hapis yattıklarını söyleyen Mustafa Kayan, ‘‘Zekeriya Şengöz ve Fahri Memur kimseyi öldürmediler ve kimsenin de hakkını gasp etmediler. Suçları terör örgütü kurmakmış. Bizim yadırgadığımız ve ağrımıza giden bu iki fikir adamının PKK’nın İmralı’da cezasını çeken elebaşısı yani “bebek katili” Abdullah Öcalan’la aynı maddeden yargılanmış olmalarıdır. Bizim tek isteğimiz bu kardeşlerimizin tekrar yargılanması ve suçsuzluklarının ispat edilmesidir.’’dedi.

“DEMEK Kİ BUNLARDA NE GURUR VE NEDE ONUR VAR!”

Malatya E Tipi Cezaevinde yatmakta olan Zekeriya Şengöz ve Fahri Memur’unda suçsuz yere yatmalarının zorlarını gittiğini ve her cezaevini ziyaretinde onlarla kısa sürede olsa görüşme imkanı bulduğunu kaydeden Kayan,‘‘Biz bu iki Allah dostunun yeniden yargılanıp haklarının iade-i edilmesi ve suçsuzluklarının da toplum nezdinde ortaya çıkmasını istiyoruz. Yine o dönemde bize işkence eden bazı amirlerin ve memurların bu hükümet döneminde hala görevlerinde olduklarını ve üst düzey bürokrat olarak çalıştıklarını da biliyoruz. Bunlar oralarda nasıl duruyorlar demek ki bunlarda ne gurur ve nede onur var!’’şeklinde konuştu.

Malatya Sürmanşet