Ramazan Kayan’dan ‘Gençlik ve Gelecek’ Konferansı

0
166

İL-SAN DER ile Osmaniye Anadolu Öğrenci Birliği tarafından Yazar Ramazan Kayan’ın konuşmacı olarak katıldığı “Gençlik ve Gelecek” konferansı düzenlendi.

Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği (İL-SAN DER) ile Osmaniye Anadolu Öğrenci Birliği tarafından Tosyalı Arena Spor Salonu’nda Araştırmacı Yazar Ramazan Kayan Hoca’nın konuşmacı olarak katıldığı “Gençlik ve Gelecek (Bir Şehide Şahitliğim)” konulu konferans düzenlendi.

Konferansa çeşitli okullardan 1500’e yakın öğrenci ve 500’e yakın yetişkin dinleyici katıldı.

Kur’an tilavetiyle başlayan program, Yusuf Karaburç tarafından ezgi ve marşlar söylenmesiyle devam etti.

Ramazan Kayan, konferansta Mavi Marmara gemisinde şehit olan Şehit Furkan Doğanla ilgili anılarını paylaştı.

Furkan Doğan’ın örnek şahsiyetinden söz eden Kayan, günümüzün sahabesi olarak Furkan Doğan’ı gösterirken, onun yolunu sürdürecek gençlerin geleceğe yön vereceğini söyledi.

Ramazan Kayan Hoca, Furkan Doğan ile ilk tanışmasını şöyle anlattı: “Mavi Marmara Gemisi’ne binmek için Antalya’ya gittik. Kepez Kapalı Spor Salonu bekleme alanında Türkiye’nin her yerinden sivil toplum örgütleri, cemaatlerden, tarikatlardan, gönüllü kültür teşekküllerinden gelenler vardı. Dünyanın 37 ülkesinden gelen gemi yolcuları vardı. Her dinden, gruptan, ideolojiden…

Geminin hareket saatini beklerken Kayseri’den temsilci dostlar geldiler. Ali abinin 10 kişilik ekibi ile salonda buluştuk. Bana dedi ki bizimle gelen genç bir öğrencimiz var. Senin kitaplarını okumuş, tanışmak istiyor. Tanışmak için yanıma getirdi. Furkan ile tanışmam ilk o an oldu. Aldım, kucakladım. Farklı bir sıcaklık hissettim. İlgimi çekti, içim ısındı. Sıkıca kucakladım, eğildim yüzüne baktım. Ama ben Furkan’ın yüzüne baktıkça, Furkan yüzünü eğdi. Önce anlam veremedim. Bu çocuk benimle neden yüz yüze gelmiyor. Biraz daha yüzüne bakınca şunu gördüm. Furkan, edebinden, hayâsından, iffetinden başını kaldırıp da benimle göz göze gelmiyor. Şaşırdım. Yarabbi bu devirde böyle gençler de mi vardı? Tam da nesillerden ümidimizi kestiğimiz zamanda öyle birini karşıma çıkarıyorsun ki Yusuf yüzlü hayâ abidesi…”

Kayan, daha sonra İsrail’in saldırı anını anlattı. Saldırı sırasında Furkan’ın Kayseri’den getirdiği kamerayla birlikte güverteye çıktığını belirten Kayan, Furkan’ın şehadet anını ise şöyle anlattı:

“Furkan, İsrail zulmünü görüntüleyip, dünya kamuoyunu bilgilendirmek istiyordu. Güverteye çıkıp görüntü almaya başlayınca İsrail ilk kurşunu atıyor. Furkan ilk darbeyi alıyor. Olayın devamını güvertede olan Muammer Güneş bana şöyle anlattı: ‘Furkan yakınımdaydı. Yakın mesafedeydi. İlk kurşun darbesini aldı. Kamerasıyla beraber düştü, düşerken kucakladım. Göz göze geldik. Bana yönelip su dedi. Yanımda su yoktu. Furkan’a su vermek istedim. İsrail askerleri Furkan’la ilgilendiğimi görünce ikinci kurşunu da bana sıktılar. Kurşun sağ yanağımdan girdi, sol yanağımdan çıktı. Ben de diğer tarafa düştüm. Sonra İsrail askerleri Furkan’ı kucağımdan çekti. Furkan bu kez İngilizce ‘water’ dedi. Furkan’a tekrar bir kurşun sıktılar. Ardından yanımdan uzaklaştırdılar. Furkan’dan duyduğum son cümle şu oldu: 'Allah’ım şehadetimi kabul et.'

Kayan, sözlerini şu şekilde tamamladı; “Üstad Sezai Karakoç’un ‘Diriliş’ nesli dediği bu olsa gerek. Mehmet Akif’in, ‘Asım’ın nesli dediği bu olsa gerek. Kur’an nesli dediğimiz bu olsa gerek. Karamsarlığa düşmeyelim diye Allah bize bir fırsat tanıdı. Bizlere bunu nasip etti. Biz gençlerimizi kendimize getiremedik. Gençler bizi kendimize getirdi.”

Konferansa katılanlara Ramazan Kayan’ın Mavi Kırmızı kitabı dağıtıldı. Kayan, konferans sonrası Mavi Kırmızı kitabını imzalandı.