Prof. Dr. Mehmet Sait ŞİMŞEK’le Kuran Üzerine

0
173

Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Sait ŞİMŞEK Bülbülzade Vakfı tarafından düzenlenen söyleşi programına katıldı.

19 Mayıs Pazar günü Bülbülzade Vakfı Sosyal Tesislerinde düzenlenen söyleşi programına vakıf başkanı Turgay ALDEMİR ve çok sayıda vakıf gönüllüsü katıldı.

Prof. Dr. Mehmet Sait ŞİMŞEK Kimdir?

1951’de Mardin’de doğdu. İlkokulu Ceylanpınar’da; İHL’yi Diyarbakır’da; Yüksek İslam Enstitüsünü (YİE) Erzurum’da okudu. YİE’de öğrenci iken Erzurum’un Tekman ilçesi vaizi idi. Öğrenimini bitirdikten sonra Mardin merkez vaizliğine atandı. İki yıllık bu görevinden sonra Gemlik İHL Meslek Dersleri öğretmenliğine atandı. 1977 yılında Konya YİE Arap Dili Araştırma Görevliliği imtihanını kazandı. 1984 yılında Ankara Üniversitesi’nde doktor ünvanını kazandı. 1987 yılında Doç., 1994 yılında da aynı bilim dalında Prof. oldu. 1997-2001 yılları arasında aynı fakültede Tefsir Ana Bilim Dalı başkanlığı yaptı. Halen Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.

Yayınlanmış Eserleri;

Günümüz Tefsir Problemleri, Kur’an Kıssalarına Giriş, Kur’an’ın Ana Konuları, Yaratılış Olayı, Kur’an’ın Anlaşılmasında İki Mesele, Fatiha Suresi ve Türkçe Namaz.

Prof. Dr. Mehmet Sait ŞİMŞEK’in giriş konuşması ile başlayan söyleşi programı daha sonra katılımcıların yönelttiği sorularla devam etti.

“Ayetlerin Üzerinde Derin Derin Düşünsünler”

Giriş konuşmasında Kur’an-ı Kerim hakkında bilgiler veren Prof. Dr. ŞİMŞEK konuşmasını şöyle sürdürdü; “Kuranı Kerim indirilmiş son kitaptır. Dinin ne olduğunu anlatmasının yanında nasıl okunması da gerektiğini de anlatan kitaptır. Kitap kelimesi Arap dilinde kütbe kelimesinden türetilmiştir. Kütbe kelimesi gerdanlık demektir. Araplarda daha önce kitap yazma olmadığı için bu kitap meselesi ortaya çıkınca bir isim bulmak gerekiyordu. Kütbe yani gerdanlık da boncuklar uyumlu dizilir. Acaba kitap kelimesi niçin Kur’an için kullanıldı? Burada kelimeler, ayetler birbiri ile uyumlu dizilmiş demektir. Peki, uyumlu dizilmiş ise anlamada bunun yararı nedir? Anlarken bu Kur’an-ı Kerimi ayetin öncesine sonrasına ya da ayet içerisinde bir kelimeye mana verirken onun öncesine sonrasına dikkat etmek gerekir. Dikkat etmediğiniz zaman yanlış bir sonuca varabilirsiniz.

“Ayetlerin üzerinde derin derin düşünsünler” diyor Kuran. Mesela; bir ayeti kerimede niye bu ayetleri anlamıyorlar, yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var? diyor. Anlamayı hedefliyor Kur’an. Tabiinden bize gelen rivayetlere göre Sahabe Kur’an-ı şu yöntemle okurdu; onu onar ayet okurlardı, manasını anlarlardı, onunla amel ederlerdi sonra diğer on ayete geçerlerdi. Mesela Hz. Ömer’in Bakara Suresini 12 yılda bitirdiği söyleniyor. Bakara Suresini bitirdiğinde bir deve kesip ziyafet verdiği rivayet ediliyor.

Kur’an-ı Anlamak Gayretimiz Olmalı

Kur’an-ı Kerimi peygamberin okuyuşu bize tavsiye ediliyor ve deniyor ki; o okuduğunda tane tane okurdu, kelimeleri sayabilirdik. Dolayısı ile Kur’an-ı Kerim üzerinde düşüne düşüne okunulması gereken bir kitaptır. Kur’an-ı Kerimi okurken hedefimiz anlama olmalıdır. Hedefi olmayanın okuduğunun sahibi yoktur. Tabi ki anlama bir süreçtir. İnsan bir çırpıda anlayamaz. Ama anlamak için bir gayretimiz olmalıdır. Bu Allah kelamını anlamak için böyle bir gayretimiz olmalıdır.

Kur’an Kalbe Şifadır

Kuran şifadır. Bu mutlak bir sözdür. Kuran kalplerdekilere şifadır. Kalbi hastalıklara şifadır. Maddi hastalıklara şifa değildir, kalbi hastalıklara şifadır. Kur’an-ı Kerim kendisini birbirini açıklayan bir kitap olarak anlatıyor, anlaşılsın diye kolaylaştırılmış bir kitap olduğunu söylüyor. Demek ki anlattıkları konular ağır ki kolaylaştırmadan bahsediyor. Ama hiçbir yerde Kuran anlaşılmaz demiyor ve Kur’an-ı Kerim iki üç tane müçtehit bunun üzerinde düşünsün gerisi düşünmesin demiyor.  Bu Kur’anı anlasınlar diye, üzerinde düşünsünler diye indirdik diyor. Mesela âlimler diyorlar ki ledünni ilme sahip olmayanlar Kur’an-ı Kerimi anlayamaz. Peki o müşrikler ledünni ilme mi sahipti? Yani bir müşrik bir Kuran ayeti dinliyor Müslüman oluyor. Bunlar ledünni ilmem mi sahipti? Ledünni ilimler sadece peygamberlere verilir.” dedi.