POLİTİKA: Sokak egemenliği… – (Ardan Zentürk)

0
69

Aslında yaşanılan 21’nci yüzyıl siyasetinin nasıl şekilleneceğinin ve toplumları ne tür bir kutuplaşmaya sürükleyeceğini göstermesi bakımından çok önemli…

Kabul edelim, dünyanın tek süper gücü hasta ve bu hastalık küresel ekonomide ölümcül bir salgına yol açabilir. Avrupa Birliği’nin ekonomik krizi aşamaması, Amerikan ekonomisinin sürekli işsiz üretmesi, hatta bir ekonomik mucize olarak bakılan Çin’den bile “karışık sinyallerin” alınmaya başlanması sokaktaki insanı harekete geçirdi… Geçtiğimiz cumartesi günü tam 82 ülkenin irili-ufaklı 950 kentinde insanların “Wall Street’i işgal” (Occupy Wall Street) hareketine destek vermesi yeni dünyanın habercisiydi…

Önümüzdeki yıllara damgasını vuracak ana gelişmenin yine Amerika’da yaşanması bir tesadüf değil. Kapitalizmin merkezinden söz ediyoruz. Bu ülkede toplam -sadece- 400 aile tam 1.3 trilyonluk iş hacmine yön veriyor… Daha önce de yazdım, tekrarlıyorum, yaklaşık 48 milyon Amerikalı da açlık sınırında yaşıyor…

“Bilişim çağı” olarak adlandırdığımız “sanayi-ötesi toplum” alt yapısına dönük bütün gelişmelerin yaşandığı bir ülkenin, geleceğe dönük yeni siyasi yapılanmanın tohumlarını taşıması çok normal… Steve Jobs veya Bill Gates kimin topraklarında günümüz dünyasına yön veren işleri yaptıysa, tabii ki o toplum yeni çağın politika üretim merkezinin ve “yeni-politika”nın işleyiş sisteminin habercisi olacak… Facebook’ • biz keşfetmedik… “Sosyal medya” denilen kavram o toplumda ortaya çıktı… Bu nedenle Amerika’nın önce “sağ-kanat” sokak hareketi Tea Party (Çay Partisi) devamında da “sol-kanat” eylem hareketi “Wall Street’i işgal!”e ev sahipliği önemli bir öncülüktür…

“Tea Party” hareketi, Amerika’nın zenginlerinin sürmekte olan ekonomik politikaya karşı çıkışlarıyla başladı. Onlar, ellerindekini paylaşmak istemiyorlardı ve çareyi “yüksek Amerikan değerlerine”(!) yani kaba milliyetçiliğe ve ırkçılığa varan ayrımcılığa sığınmakta buldular. “Wall Street’i işgal!” ise sistemin ayağının altına alıp ezdiği insanların hareketi olarak ortaya çıktı… Bu nedenle “Tea Party” Amerikan sınır

larının dışında kimseyi ilgilendirmedi, “Wall Street’i işgal!” bir anda küresel anlam kazandı…

“Tea Party”nin sözcüsü olarak ortaya çıkan Sarah Palin gibi zeka seviyesi hayli tartışmalı aşırı-muhafazakar Cumhuriyetçi politikacıların Fox News gibi “faşizme yakın milliyetçiliğin hoparlörü” TV kanalları vasıtasıyla söyledikleri, daha etkisiz hükümet, düşük vergi oranları, müdahalesiz piyasa, daha az kamu harcaması, daha düşük bütçeli sosyal harcamalar gibi “kapitalist” kanadın basit sloganlarıydı…

“Wall Street’i işgal!” kapitalizmin artık işlemediği, hırsız bankacıların mutlaka yakalanıp yargılanması gerektiği, devletin sosyal adaleti sağlamak ve işsizlere yeni iş sahaları açmak için ekonomiye müdahalesi gerektiği düşüncesiyle ortaya çıktı. Hareketin bir anda küresel boyut kazanması, Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada olağanüstü destek sağlaması, günümüz insanının küresel kapitalizm ile ciddi sorunu olduğunu gösteriyor.

Sovyetler Birliği’ni, çürümüş bürokrasisi, yalanları, gizli milyarderleri ve yolsuzluklarıyla tarih sahnesinden çekilmesi… Çin Komünist Partisi’nin, ülkesinin insanlarının ucuz emeğini peşkeş çeken köle tüccarı kimliğine dönüşmesi… Evet, bütün bu gelişmeler sosyalizmin bir-kaç kuşağın tatlı hayali olduğunu söyleyebilir. Fakat unutulmaması gereken, sosyalist idealler çökse bile insanların eşitlik ve ortak refah arayışının varlığını koruduğudur…

“Tea Party” Amerikan zenginiyle halinden memnun orta sınıfının aşırı sağ sözcülerini barındırıyor ve Cumhuriyetçi Parti’yi her geçen
gün biraz daha sağa çekiyor. “Wall Street’i işgal!” ise Amerikan siyasetinin liberal kanadında yarattığı fırtına ile Demokrat Parti’yi “daha solcu” bir parti yapma yolunda… Sokaktaki insan, kutuplaşıyor… Kutuplaşma önce sosyal medyaya yansıyor…Sosyal medyada yaşanılan lidersiz/siyasi örgütsüz eylem bütünlüğü tekrar sokağa dönüyor…

Aslında yaşanılan 21’nci yüzyıl siyasetinin nasıl şekilleneceğinin ve toplumları ne tür bir kutuplaşmaya sürükleyeceğini göstermesi bakımından çok önemli… Sosyal medya üzerinden örgütlenip enerjisini sokaklara yansıtan insanların sesinin yüksek çıktığı, geleneksel siyasi yapıların zayıfladığı bir dönem…

Bütün dünyanın etkilenmemesi düşünülemez…

 Star

———————————-
Ardan Zentürk
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI