PKK’nın dış bağları meselesi – (Beril Dedeoğlu)

0
149

Kirli savaşın son dönemde artan şiddeti, Hakkari’de sınırına ulaştı; her gün yaşanan acılara, bir büyük acı eklendi. Türkiye’de bu savaşın neden sürdüğüne,

Kirli savaşın son dönemde artan şiddeti, Hakkari’de sınırına ulaştı; her gün yaşanan acılara, bir büyük acı eklendi. Türkiye’de bu savaşın neden sürdüğüne, PKK’nın ne istediğine dair sorulmamış soru kalmamasına rağmen hala meselenin çözümüne yönelik soruların yanıtsız kaldığı bir kez daha açığa çıktı. Terörle mücadelede güvenlik güçlerinin en az kayıpla faaliyet sürdürmesi ilkesinin bir türlü neden uygulanamadığı sorusu da yanıt alınmasında güçlük bulunan sorulardan birisi, terör ile dış güçler bağı da.

PKK’nın dış bağlantıları konusuna her dönem değinilir ve fatura da genel olarak komşu ülkelere çıkar. Ancak komşu failler Türkiye’yi tatmin etmez ve arkasında daha büyük güçler olduğu ima edilir. Terör örgütünün arkasında başka devletlerin olduğunu ima eden açıklamalar, Türkiye’nin sadece örgütle değil başka devletlerle de mücadele ettiğini ve bu nedenle “başarı” konusunda elinin kısmen bağlı olduğunu düşündürür; ama bir türlü o büyük güçlerin hangisi olduğu bilinemez. Bu durumda da hem Türkiye’de yaşayanlar her yabancıdan şüphelenir hale gelir hem de hemen her devlet teröre destek veren güç etiketi yemeye aday olur. Bu ortam ise devletleri PKK ile ilişkileri olmadığını ima edecek biçimde ardı ardına açıklama yapmaya zorlar. Türkiye ise bu açıklamalara temkinli yaklaşır.

Aklanma telaşı

Acı haberin dünyada duyulması sonrasında, ki ilk duyuranlardan birinin Reuters haber ajansı olduğuna dikkat çekmek gerekir, açıklamalar gelmeye başladı. Bu açıklamalarda kullanılan dil, seçilen kelimeler ve açıklamanın kimden geldiği PKK ile olan mesafeyi açıklayan ipuçları taşır ve bu da aslında Türkiye ile ilişkilerin dostluğa dayanıp dayanmadığını ifşa etmek anlamına gelir. Bu çerçevede Irak Kürdistan Yönetimi adına konuşan Barzani, ilk kınama mesajı gönderenlerden biri olarak Türkiye ile PKK nedeniyle gerginlik yaşamak istemediğini beyan etti; kendisinin bu sürecin failleri arasında olmadığını bildirdi. Açıklama, aynı zamanda sınır ötesi operasyona fazla itiraz edilmeyeceğini, Irak yönetiminin de PKK’dan bunaldığını söylüyordu.

Fransa’dan da hızla bir açıklama geldi. Bu açıklama ise, PKK ile mücadele konusunda bir ortaklığı değil, daha çok faturanın üstlerine kalmasını istemediklerini ima ediyordu. Fransa uzunca bir süredir Türkiye ile ilişkileri düzeltmenin yolunun PKK’dan geçtiğini farkında ve yapılan açıklama sorumlu “biz değiliz, sözden dönmedik” telaşını yansıtıyor.

Zan altında AB

Egemen Bağış’ın AB Türkiye delegasyonu başkanı Pierini ile acil bir görüşme gerçekleştirmesi ise PKK konusunun AB ile ilişkisini düşündürüyor. Türkiye, gerçekleşen terör saldırısından sonra Irak’ın kuzeyine sınır ötesi operasyon yapacağını ve bunun uluslararası anlaşmalara uygun yürütüleceğini bildirmiş olabilir. AB adayı bir ülke olarak olası ortaklarını bilgilendirmek, üyelik iradesi açısından önemli bir adım olabilir.

Ancak bu görüşme PKK konusunda Avrupa ülkelerinin uyarılması anlamına da gelebilir ve sanki görüşmenin amacı daha çok buymuş gibi gözüküyor. Acıların dumanı tüterken yapılan bu görüşme ile hükümetin dış güçlere vurgu yapan açıklaması bir arada düşünüldüğünde, PKK’nın arkasında Avrupa ülkelerinin olduğu fikrini güçlendirir.

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Ashton, terörü sert dille eleştirerek AB’nin PKK ile bağı olmadığını ima etti, Türkiye’ye yanıt verdi. Bu açıklama gerçeği ne oranda yansıtıyor, emin olmak zor; zira hükümet ilk uyarıyı AB’ye yaptı. PKK’nın dış bağlantılarına yapılan vurgulara devam edilecekse bu noktadan sonra daha açık adres göstermek gerekir, zira Türkiye’nin kimden şüphelendiği sorusu sorulmak üzere.

 Star

———————————-
Beril Dedeoğlu
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI