Ana Sayfa Kuruluşlar Anadolu Öğrenci Birliği Peygamber ve Gençlik Programı Düzenlendi

Peygamber ve Gençlik Programı Düzenlendi

0
Peygamber ve Gençlik Programı Düzenlendi

Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi Öğrenci Meclisi tarafından organize edilen “Peygamber ve Gençlik” konulu program Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı.

Kutlu Doğum haftası münasebetiyle 15 Nisan Cumartesi günü yapılan programa Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Komisyonu Başkanı Adem Er, komisyon üyeleri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.

Kur’an-ı Kerim ve Türkçe mealinin okunmasıyla başlayan programda daha sonra öğrenciler tarafından Gaziantep sokaklarında yapılan röportajlar izlendi. Ardından Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Komisyonu Başkanı Adem Er tarafından selamlama konuşması yapıldı. Adem Er, konuşmasında şu hususlara değindi; “İslam ümmetinin içinde bulunduğu tarihi zor bir süreç içersinde görüyoruz. Yanı başımızda Suriye, Irak, Libya, Yemen… İslam coğrafyası çok zor durumda ama biz ümit varız.  Yarını değiştirme adına, geleceği kurgulama adına sizlerle beraber buralardayız. İnşallah Peygamber Efendimizin öğretisini takip ederek sizlerle beraber bu yolda yürüyeceğiz. Peygamberimizin doğruluğunu, güvenilirliğini, her yerde gündeme getireceğiz. Bunları yaparken kardeşliğimizi unutmadan yola revan edeceğiz” dedi.

Ardından AÖB öğrencilerinden Mehtap Yaşar tarafından “Bir İnsan Anlamadı Bizi” adlı şiir okundu.

Şiir dinletisinden sonra Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik “Peygamber ve Gençlik” konulu konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Konuşmasında peygamber efendimizin yüksek faziletlerinden  bahseden Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Tevazu ne demek çocuklar? Kendisine fazla bir özellik vermeden, kendisine fazla pay çıkartmadan yaşayabilmektir tevazu. Gaziantep’te binlerce insan var.  Onlardan biri gibi yaşayabilmek, kendine ayrıcalık gütmeden herkes eşit ama ben çok eşitim demeden. Ben daha çok hakka sahibim dediniz mi orada tevazu kalmaz. Kibirlenme gelir oraya, büyüklük taslama gelir oraya. Firavun neden kaybetti? Hâlbuki çok zengindi, saygındı, toplumunun yöneticisiydi ama kaybetti. Niye kaybetti? Büyüklendiği için kaybetti. Neyin karşısında büyüklendi? Hakikatin karşısında. Kendisini Allah’a inanmaya, ahrete inanmaya, diğer insanlara zulmetmemeye, onlara haksızlık etmemeye yapılan davetin karşısında ne yaptı? Büyüklük tasladı. Ben güçlüyüm, ben kuvvetliyim dedi, inanmadı kaybetti. Ebu Cehil niye kaybetti? Kibirlendi, gururlandı, ben daha çok hakka sahibim dedi. Ne oldu sonunda o da kaybetti. Tevazu kazandırır, kibir kaybettirir. Tevazu dediğimiz şey -alçak gönüllülük- arkadaşlarınla beraber paylaşabilmektir. Onlarla beraber bulunduğun ortamı güven ortamına, sevgi ortamına, saygı ortamına ulaştırmak için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmektir. Onun için cümleye başlarken, işe başlarken tevazu ile alçak gönüllülükle, haddimizi bilerek, gücümüzü, kuvvetimizi, sınırımızı, nerede durmamız gerektiğini bilerek başlamamız lazım. Haddini bilen rabbini bilir demiş büyükler.

Peygamber efendimiz ne yapmış? Sütannesi Halime yanına gelince hemen paltosunu çıkartıvermiş kumların üzerine sermiş ve sütannesini oturturmuş oraya. İşte tevazu budur. Kendisinin yanına çekinerek gelen ihtiyar bir kadına çekinmeden korkmadan gel demiş. Ben de senin gibi kurutulmuş et yiyen ihtiyar bir kadının çocuğuyum. Yanıma çekinmeden ve korkmadan gel demiştir. İnsanlara tepeden bakmamak, etrafına korku salmamak. Peygamberimizi anlamak onun doğumunu kutlamak folklorik bir etkinlik değildir. Doğumunu kutladığımız peygamber insanlığa örnek bir peygamberdir.

Bilgiyi nasıl öğreniyorsunuz? Uygulama ile öğreniyorsunuz değil mi? Öğretmenin teorik olarak anlattığı şeyleri biraz zor öğreniriz. Ama uygulama olursa daha iyi anlarız. Yani insan örnek alıcıdır. Öyleyse bu hayat mektebinin örneği kimdir? Erdem dediğimiz, fazilet dediğimiz, güzel ahlak dediğimiz vasıfları nereden alacağız? Onun için Allah insanlara peygamberler göndermiştir. Bizim peygamberimiz son peygamberdir. Biz bu saydığımız tüm güzellikleri Peygamber Efendimizden öğrendik” dedi.

Konuşmanın ardından öğrenciler tarafından söylenen ilahi ve ezgiler salondakiler tarafından ilgiyle takip edildi.

Program, AÖB öğrencilerinden Zeynel Kaplan tarafından okunan dua ile son buldu. Program sonunda katılımcılara gül şerbeti ve lokum ikram edildi.