Peygamber Sevgisi Salonlara Sığmadı

0
132

Bülbülzade Vakfı ve Şehitkâmil Belediyesinin organize ettiği Doç. Dr. Mustafa Karataş’la “O’na Yolculuk” Konferansı halkımızın yoğun katılımıyla Gaziantep’te gerçekleştirildi.

16 Mart Cumartesi günü Şehitkâmil Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan konferansa ev sahibi Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir’in yanı sıra; Ak Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, sivil toplum, kamu kurum ve kuruluşların temsilcileri, Bülbülzade Vakfı gönüllüleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Halkımızın yoğun ilgi gösterdiği konferansı birçok misafirin yer kalmadığından dolayı ayakta izlemek ya da yan salondan izlemek zorunda kaldığı gözlendi.

Program Hafız Murat Uncuer’in okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konferansı tertip eden Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu Başkanı Yunus Atilla Hamallar bir selamlama konuşması yaptı. Hamallar konuşmasında şu noktalara değindi; “Öncelikle davetimize icabet edip buraya gelen kardeşlerimize Peygamber Efendimizin bir sünnetini ihya ettikleri için teşekkür ediyorum. Değerli hazirun; Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu vakfımızın Öğretmen, Yükseköğretim, Ortaöğretim, Kadınlar, Yetim, Teknik Elemanlar komisyonu gibi birçok komisyonundan biridir. Bizler esnaf komisyonu olarak, sanayici, esnaf ve işçiler olarak topumun her kesimi ile organik bir bağ kurmuş tüccarlarımıza, sanayicilerimize, girişimcilerimize ve esnaflarımıza dönük faaliyetler yapmaktayız. Temel gayemiz helal kazanıp, helalinden kazanma bilincini kazanmak ve kazandırmaktır. Ürettiği ürüne ve hizmete “Allah güzeldir güzeli sever” düsturunca güzel üretmek, kalitelisini üretmek, saygın olanı üretmek anlayışını kazanmaya ve kazandırmaya çalışıyoruz. Bu hedef doğrultusunda bizlerle aynı yolda yürümek isteyen tüm esnaf, sanayici, işadamları ve işçilere Bülbülzade Vakfının kapısı her zaman sonuna kadar açık olduğunu hatırlatmak isterim. Onlarla beraber çalışmaktan, yorulmaktan onur duyacağız. Biz esnaf arkadaşlar olarak Resulullah’ın (s.a.v) şu müjdesine nail olmak istiyoruz; “doğru ve dürüst tüccarlar ahirette peygamberler, sıddikler ve şehitlerle haşr olunurlar.” dedi.

Yunus Hamalların konuşmasının sonra sahneyi Bülbülzade Vakfının “arzın imarı ve neslin ıslahı” ilkesi doğrultusunda genç nesilleri yarınlara hazırlamak için başarıyla yürüttüğü Evde Karakter Eğitimi (EKE) öğrencileri aldı.  EKE öğrencilerinden Bekir Taha Güvenç’in kanun eşliğinde söylediği birbirinden güzel sanat müziği ve Mehtap Yaşar’ın okuduğu “Bir insan anlamadı bizi” adlı şiiri ardından Bülbülzade Vakfının tanıtımı için hazırlanmış olan sinevizyon izlendi. Gecenin son bölümünde ise merakla beklenen, gecenin onur konuğu Doç. Dr. Mustafa Karataş kürsüye çıkarak salondakilere hitap etti.

Müminler Farkında Olursa Resulullah’a Benzerler

Resulullah’ın şeceresinden bahsederek konuşmasına başlayan Mustafa Karataş konuşmasının devamında efendimizin şemailinden de bahsederek konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bugün size Peygamber Efendimizi tanımak için sadece üç cümle söyleyeceğim. Hatta gecenin sonunda Onu ifade eden tek kelime söyleyeceğim. O insanlara kızmazdı, ayıplamazdı, kınamazdı ve rencide etmezdi. Peygamberimiz kendine özel bir makam kurdurmadı. Halka sistemi ile oturmayı sever, insanların arasına oturur, dışarından gelen ancak onu simasından tanırdı, koltuğundan, korumasından makamından değil, onu güzel suretinden tanırdı. Bir gün ashabının arasında hizmet ediyordu. Dışarıdan gelen biri bu kavmin efendisi kimdir diye sordu? Peygamber Efendimiz o adama döndü bu kavmin efendisi şuanda bunlara su dağıtandır dedi. Bu kadar mütevazı ve insanlar içinde sırdan yaşamaya çok alışkın ve bunu önceleyen bir tercihi vardı. Onun şemailini anlatanlar şöyle derlerdi. Ondan önce ve ondan sonra onun gibi güzelini görmedim. Her ümmet bir bakıma peygamberine benzer. Bugün bizler konuşmamızla, sözümüzle, özümüzle, ahlakımızla, ibadetimizle, evdeki davranışlarımızla, bir baba olarak, bir anne olarak, bir eş olarak, bir dede olarak, bir vatandaş olarak, bir zengin olarak, bir fakir olarak, bir devlet başkanı olarak, bir komutan olarak biz peygambere nasıl benziyoruz? İşte burası bizim için dönüm noktasıdır. Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim buyuruyor efendimiz. Güzel ahlakın zirvesi. Onun ümmeti olmanın kıymetini ne zaman anlayacağız? Bizim için çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras, en büyük sermaye Resulullah’ın ahlakıdır. Onu tarif ederken üç cümle söyleyeceğim demiştim.

1.     Resulullah kendisi için değil başkaları için yaşadı.

2.     Allah Resulü olduğu gibi göründü, göründüğü gibi oldu. İçi dışı hep aynıydı.

3.     Allah Resulü dünya ve ahiret dengesini mükemmel kurdu.

Resulullah’ı bir kelime ile anlat diyenlere ise şöyle söyleyebiliriz “O her şeyin farkındaydı.” Farkında olarak yaşadı. Müminler farkında olursa Resulullah’a benzerler.” diyerek sözlerini tamamladı.

Konferansın sonunda katılan herkese Bülbülzade Vakfının hazırladığı “O’na Yolculuk” isimli Peygamber Efendimizin hayatını anlatan kitap hediye edildi. Ayrıca Doç. Dr. Mustafa Karataş’ta okurlarıyla buluşarak kitaplarını imzaladı.