Peki, ETÖ’nun Temel Amacı Ne? – (Adnan Boynukara)

0
149

Aslında bu konuyu anlayabilmek için AK Parti iktidarının 8 yıllık sürecine bakmak yeterlidir. Çünkü bahsettiğimiz sürecin temel özelliği, devlet içine çöreklenmiş ve ETÖ olarak tanımlanan yapının deşifre edilmesidir.

TBMM faaliyetlerinin, CHP ve BDP tarafından bloke edilmesi çabalarının ETÖ tarafından planlandığına ilişkin değerlendirmeler üzerine gelen kimi sorular analiz edildiğinde, ETÖ ve ETÖ’nun temel amaçlarının ne olduğu konusunda kafa karışıklığının, ortaya çıkan bunca veriye rağmen, devam ettiği anlaşılmaktadır.

Aslında bu konuyu anlayabilmek için AK Parti iktidarının 8 yıllık sürecine bakmak yeterlidir. Çünkü bahsettiğimiz sürecin temel özelliği, devlet içine çöreklenmiş ve ETÖ olarak tanımlanan yapının deşifre edilmesidir. Daha genel bir ifade ile tanımlamak gerekirse; cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, millet tarafından seçilmiş sivil siyasete ve sivil iktidarlara yönelik darbe ve muhtıra türü girişimlerinin arkasındaki temel yapının ortaya çıkartılmasıdır… Varlığı, cumhuriyetin ilk yıllarına kadar giden ETÖ’nün, yakın tarihte deşifre edilmesinin nedeni, AK Parti iktidarını devirmek için pervasızca hareket etmesi, buna karşılık AK Partinin ise benzerlerinin aksine, bu pervasızlığa karşı çıkması ve millet iradesine sahip çıkmasıdır…

Ortaya çıkan tüm bilgilere, belgelere ve verilere rağmen bazı kesimlerde, ETÖ’nün ne olup – ne olmadığı, neye hizmet ettiği, kimlerden oluştuğu ve temel amacının ne olduğu konularında kafa karışıklığının devam ettiği görülmektedir. Toplumun değişik kesimlerinde ortaya çıkan kafa karışıklığını anlamanın yolu, ETÖ konusunda sordukları soruların benzerliğidir.

Kafa karışıklığını yansıtan temel sorular;

“Her şeyi ve her konuyu ETÖ ile açıklıyorsunuz…”

“O gazeteci, şu işadamı, öteki bürokrat, beriki siyasetçi, bu kadar farklı ismin ETÖ ile ne ilgisi olabilir?”

“Gazeteci, bürokrat ve siyasetçi nasıl darbe yapabilir ki?”

“Bunlar toplumun saygı duyduğu isimler, nasıl örgütçü olabilirler?”

Bunlara benzer onlarca soru…

Bu tür soruların yol açtığı kafa karışıklığının asıl nedeni, ETÖ’nün temel amacının kavranamaması ve ETÖ’nün sadece askeri bürokrasi içinde örgütlenmiş bir yapı olduğuna ilişkin önkabuldür. Halbuki; süreçler iyi analiz edildiğinde, taraflar arasındaki amaç ve söylem birlikteliği ortaya konulduğunda, amaca hizmet eden ortak eylemler ve bu amaca ulaşmak için kurulan ilişkiler deşifre edildiğinde olan biten net bir biçimde görülecektir.

Şimdi yukarıda ifade edilen çerçeveyle AK Parti iktidarına yönelik darbe girişimlerini, muhtıraları, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ortaya konulan tutumu, 367 müdahalesini, andıçları, ele geçirilen silahları, Danıştay saldırısını, saldırıdan sonra ortaya konulan tutumları, söylemleri, yazılanları, kontrolü olarak tırmandırılan terör olaylarını, sınır karakollarına yönelik saldırıları, bu saldırılar üzerinden üretilen nefret dilini, etnik ayrılığı körükleyen tutumları, anayasanın değiştirilmesini engellemeye yönelik faaliyetleri, anayasa referandumda alınan pozisyonları, siyasilere yönelik kaset çalışmalarını ve yeni TBMM’nin bloke edilmesine yönelik girişimleri değerlendirelim…

Fazla uzağa gitmeden, yakın tarihimize ilişkin bu olaylar üzerinden ortaya çıkan görüntü ve ilişkiler bize neyi gösteriyor? Devlet içine çöreklenmiş ETÖ’nün sivil siyaset ve millet iradesini ortadan kaldırma çabalarını göstermektedir. Bu amaca yönelik detayları merak edenler, cumhuriyet tarihimizin tümünü bu perspektifle inceleyebilirler. Mesela; İzmir suikastı, Menemen vakası, Topal Osman olayı, Dersim katliamı, İstiklal Mahkemeleri, 6-7 Eylül olayları, 27 Mayıs darbesi, 12 Mart müdahalesi, 1 Mayıs 1977 olayı, 16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yönelik bombalı saldırı, Maraş olayları, Bülent Ecevit’e yönelik suikast girişimi, 2 Temmuz Sivas olayı, Başbağlar katliamı, 1993’de Bingöl’de silahsız 33 askerin öldürülmesi… Bakalım karşılaşılacak manzara ile bugün ki görüntü arasında fark var mı?

Yukarıda verilen örneklerin ortaya koyduğu netliğe rağmen, ETÖ’yle ilgisi olan kişilerin farklı partilerde siyaset yapmaları, değişik gazetelerde yazı yazmaları, görünür siyasal söylemlerinin farklılığı ve görev yaptıkları kurumların değişkenliği gibi faktörler, bu isimlerin içinde bulundukları ortak pozisyonu gizlemeye ve ETÖ konusunda kafa karışıklığına neden olmaktadır. Ama bu da ETÖ’nün planlamasının sonucudur…

Peki, yukarıda sıraladığımız ve bunlara benzeri olayların ortak amacı ne?

İşte ETÖ konusundaki her şey, bu sorunun cevabında gizli…

Cevap ise gayet açık… Cumhuriyet tarihimiz boyunca, ETÖ tarafından planlanan ve yaşama geçirilen olayların tümünün ortak amacı; millet tarafından seçilmiş sivil siyasetçileri etkisiz kılmak, toplum nezdinde ki imajlarını zedelemek, kötü göstermek, sivil iktidarları güçsüz bırakmak, iş yapamaz hale getirmek, meşruiyetini sorgulamaya yönelik zemini güçlendirmek, yönetim boşluğu oluşturmak ve tüm bunların sonunda da bu boşluğu sivil-askeri bürokrasi ile doldurmaktır

Yani milletin iradesini sınırlamak, devre dışı bırakmak ve bertaraf etmek…

Her olay, söylem ve eylem bu temel ilk üzerinden değerlendirilmelidir…

Dolayısıyla da; sivil siyaseti sınırlama çabaları üzerinden milletin iradesini devre dışı bırakmaya yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların içinde olan, katkı sağlayan ve destek veren herkes ETÖ’nun parçası ve tarafıdır

İşte bu kadar…

———————————-
Adnan Boynukara
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI