Özgürlük Direnmek ve Dirilmekle Elde Edilir

0
114

Kuzulukta devam etmekte olan Anadolu Buluşmaları 7 programının 2. günü iki panel ve bir hasbihal oturumu ile devam etti.

Sabah kuşağında panel öncesinde Ortaöğretim Komisyonu konusunda bilgilendirme yapıldı. Daha sonra Gazi Kılıçparlar’ın başkanlığında; Av. Muharrem Balcı ‘Hak Arama Bilinci-İktidar Çelişkisinde Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk’ konusunu konuşurken, Av. Cüneyt Toraman ise ‘Bütün Hak ve Özgürlükler Açısından Bilinç Oluşturma’yı konuştu.

Öğleden sonraki panel öncesinde Anadolu Öğrenci Birliği’nin çalışmaları hakkında bilgiler verildikten sonra Altan Özkanlı başkanlığındaki panele geçildi. Panelde Prof. Dr. Mazhar Bağlı ‘Modern Dünyada Müslümanca Yaşamak Mümkün mü?’ konusunu anlatırken, Ümit Aktaş ‘İslamcılığın Yeni Bir Paradigma İhtiyacı’ konusunu işledi.

Akşam kuşağında ise Aile Komisyonu konusundaki bilgilendirmeden sonra ‘Kulluk ve Özgürlük’ konusu Ramazan Beyhan moderatörlüğünde Ramazan Kayan tarafından sunuldu.

Konuşmaların kısa bir özetini sizlere sunuyoruz:

Muharrem Balcı; Hiç kimse Hak ve Özgürlük Arayışının Önünde Duramaz

Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Av. Muharrem Balcı, Türkiyede Hak, Adalet ve Meşruiyet kavramlarının hukukçulara bile anlatılmadığını, özgürlüğün ise belirli hareketlerde bulunabilme ve bazı maddeleri kullanabilme olarak algılandığını söyledi

Özgürlük, meşruiyet ile ele alınmazsa tek bir şeyi seçmek olarak algılanabilir diyen Balcı, hiç kimse hak ve özgürlük arayışını adalet çerçevesinde arayanlara karşı duramaz dedi.

İnsanların toplumların halkların haklarının devlet değil sivil toplum örgütleri tarafından aranacağını belirten Balcı, hak ve özgürlük herkes içindir, sizin için, camianız için ümmetiniz için değil bütün insanlık içindir dedi.

Toplumun kaynak ve kaymağını tüketenlerin, mağdurların ve mazlumların haklarını aramayacağını, çok çalışanın, çok kazananın bunlar tarafından muteber kabul edilirken, askari ücretlinin durumunun bu kesimin umrunda olmadığını söyledi.

Dünyanın en büyük 7 firmasından 3’nün sigara üreticisi olduğunu belirten Balcı, cebinde sigara taşımak özgürlük değil köleliktir dedi.

Adalet, bir şeyi kendisine ait olan yere koymaktır diyen Balcı, çocuklarınızın arkadaşları için bir şeyler yapmaz iseniz çocuklarınız kötü alışkanlıklar edinir dedi.

İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar biyen Balcı, yapısı ve mantığı itibariyle iktidarların hak arama mücadelesini engellediğini söyledi. İktidarda kim bulunursa bulunsun sivil toplum örgütlerinin mutlaka doğruların her zaman ve zeminde takipçisi olması gerektiğini belirtti.

Av. Cüneyt Toraman; Bilmek her şeyin başıdır.

Kişilerin leh ve aleyhlerine olan durumların bilinmesinin önemine değinen Toraman, bütün dünyada yargılamaların, hakkı sahibine teslim etmek için yapıldığını söyledi.

Ülkemizde Temel hak ve özgürlük kavramının hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, kısıtlanması için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Toraman, Hak ve özgürlük insan ile ilgili olan her türlü hakkın özgürce kullanılmasıdır. Kendisi istemediği takdirde bazı haklarını kullanmaz fakat başkası tarafından sınırlandırılamaz ve kısıtlanamaz dedi.

Kişinin özgürlüğü ancak başkalarının özgürlüğünü ihlal ettiğinde kısıtlanabilir diyen Toraman ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlık konularında devletler tarafından kısıtlamalar yapıldığını bunların dışında hak ve özgürlüklerin sınırı olmadığını söyledi.

Din ve vicdan özgürlüğü tüm hak ve özgürlüklerin anasıdır. İnanma, öğrenme, yaşama, anlatma ve yayma hakları kısıtlanamaz, sınırlandırılamaz diyen Toraman, başörtüsünün de bu kapsamda olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Mazhar Bağlı; Arayıştan Vazgeçen Toplum Yok Olmaya Mahkumdur.

Fukuyama’nın Tarihin Sonu, teziyle Liberal Demokrasinin insanoğlu tarafından ulaşılan en iyi ve son durak ya da ulaşılabilecek mükemmel bir sistem olduğu tezinin, insanlığı arayıştan vazgeçmeye davet ettiğini vurgulayan Bağlı, arayıştan vazgeçen toplumların, yok olmaya mahkum olduğunu belirtti.

İslam açısından Müslümanca yaşamanın mümkün olmadığı bir durum söz konusu değildir, çünkü İslam çağlar ve toplumsal algılar üstü bir mesaja sahiptir. Bundan dolayı da İslamda tek tipliğin olmadığını, farklılığın ayrılık olarak görülmediğini belirten Bağlı, bir yerde insanlar birbirlerine benziyorsa orda hiç kimse yoktur dedi.

Medyatik bilgiyle dünyayı okumanın, eksik ve yanlış olacağını belirten Bağlı, modern dünyanın tuzaklarına karşı uyanık olunmasını tembih ederek, yapacağımız işleri sadece görev icabı değil; inanarak yapmak icap ettiğini söyledi.

Ümit Aktaş; Yeni bir paradigmaya ihtiyacımız var.

Müslümanların 2. dünya savaşından sonra oluşturdukları paradigmanın piyasa kapitalizmi tarafından satın alındığını belirten Aktaş İslamcılık paradigmasının yenilenmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Aktaş’a göre yeni paradigma:

Kişilikleri bastırmayan bir toplumculuk

Özgürlüğe rezervli olmayan bir devrimcilik

Adalete mugayir olmayan bir eşitlikçilik

Ümmetçiliği ufkunda tutan bir yerellik

Çevremizdeki tüm varlıklardan sorumlu olan bir kalkınma

Batıcı ve doğucu sağcı veya solcu olmayan ama bunların olumlu yanlarını içeren bir topoloji:

Darül Selam  yani barış  yurdunun  inşaası

Cemaatin/Ümmetin yurda önceliği

Üretimin ve tüketimin kışkırtılmasının değil paylaşımı ve dayanışmayı esas alan bir iktisat

Bireysel tatmini değil sorumluluğu ve vicdanı temel alan bir ahlak

Gücün değil hakkın üstün tutulduğu bir adalet

Maddi ve manevi olanı uzlaştırmaya ve metafiziğe buradan ulaşmaya çalışan bir estetik.

esasları üzerine oluşturulmalıdır.

Ramazan Kayan; Direnmek ve Dirilmekle Elde Edilir.

Konuşmasının başında uzun zamandır, akciğer kanseriyle mücadele eden Davut Özgül, Suriye Halep Cephesi Türkmen liderlerinden Ali Şerif ve Van depreminde hayatını kaybeden Erciş Başak Der başkanı Gültekin Keleş’in eşi ve çocuklarının salonda bulunmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.

Arakan ve Suriyede Müslümanların özgürlük için bedel ödemekte olduklarını, izzet ve onur için canlarını feda ettiklerini belirten Kayan, özgürlüğün dilemek ve dilenmekle elde edilemeyeceğini; direnmek ve dirilmekle edilebileceğini söyledi.

Önemli olan özgürlüğü anlatmak dinlemek değil özgürlüğü yaşamak ve yaşatmaktır diyen Kayan, başkasının hakkını, hukukunu savunduğumuz ölçüde özgürüz ve özgürlükten yanayız dedi.

Müslümanların özgürlük anlayışının tevhid ve takva ile şekillendiğini, özgürlükten kastın insanın canının istediği şekilde hareket etmek olmadığını söyledi. Bu anlayışın yansıması olarak Hz. Yusuf zina ve zindan arasında tercih yapmak zorunda kalınca zindanı seçti.

Özgürlüğü tehdit eden tehlikeler olarak konformizm, kariyerizm, egoizm, moda, marka, maç masa kasa, kredi kartı, taksitli hayat AVM, ATM. belirten Kayan, buna karşın yeni dünyanın adalet, ahlak ve eminlik üzerine bina edilebileceğini, emek, erdem ve edep ile bunu gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Hz Musa’nın önünde adalet ve özgürlük mücadelesi sırasında 5 tane kötülük figürü olduğunu ve her birinin günümüzde bir karşılığı olduğunu belirten Kayan, Firavun, Haman, Karun, Belam ve Samiri olduğunu belirtti. Bu figürlerin günümüzde de karşılıklarının bulunduğunu belirten Kayan, Müslümanların uyanıklıklarıyla bunlarla mucadele edebileceğini belirterek, direnmek ve dirilmekle özgürlüğe ulaşılabileceğini söyledi.