Örgütlü Olun, Örgütçü Olmayın

0
140

Aklımızı ve yüreklerimizi gittiğimiz yere taşırsak, bir yerlerde unutmazsak bir araya geldiğimiz yerde Rabbimizin sevgisini buluruz

Malatya Meşale Derneği Esnaf Komisyonu’nun düzenlediği ‘Aile Pikniği’nin 4.sü Battalgazi İlçesi’nde gerçekleştirildi.
Ailelerin tanışması ve kaynaşması için düzenlenen ‘Aile Pikniği’ne AK Parti milletvekilleri Öznur Çalık ve Mustafa Şahin ile AK Parti İl Başkanı Bülent Tüfenkçi, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Osman Güder, Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan, çevre il ve ilçelerden misafirler ve çok sayıda Meşale Derneği üyesi aileleriyle birlikte katıldı.
2500 kişiyi aşkın davetlinin katıldığı program Yusuf Ateş’in okuduğu Kur’an-ı Kerim ile başladı. Ardından Meşale Derneği Yönetiminden Gazeteci-Yazar Necip Cengil bir selamlama konuşması yaptı. Cengil konuşmasında, birlikte olmanın, birlikte hareket etmenin kazanımlarından bahsederek, “sizler buraya gelerek, davete icabet ederek bu konudaki duyarlılığınızı ispatlamış oldunuz. Birlikte hareket edeceğinizi, kardeş olduğunuzun bilincinde olduğunuzu ifade etmiş oldunuz” dedi. “Aklımızı ve yüreklerimizi gittiğimiz yere taşırsak, bir yerlerde unutmazsak bir araya geldiğimiz yerde Rabbimizin sevgisini buluruz” diyen Cengil, birlikte olmanın önemine vurgu yaptı.
Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, piknikte buluşan ailelere hitaben, “Ülkemizin zor dönemlerinde var olabilmiş bir ilde, bir beldede bulunuyoruz. O zor dönemde var olabilmiş insanlar bugün burada bir araya geldiler” diyerek sürdürdüğü konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Sevgili dostlar! Zor zamanda var olabilmek elbette çok kolay bir iş değildi. Fakat bu geniş günde değerlerimize sorumluluklarımıza yüreğimizle varlığımızı sürdürmek, günün ve zamanın ruhunu kuşanarak mücadelemizi hayatın her alanına yaymalıyız, taşımalıyız” Aldemir, programa başlanırken okunan Kur’an-ı Kerim’in kendisine yıllar öncesini hatırlattığını söyledi. Yıllar önce bahçesinde oturdukları okulun öğrencileriyle ilgilenmek, onlarla muhabbet etmek sorumluluğunun kendisine verildiğini ifade etti. Aldemir,“Bir dönem değil Kur’an-ı Kerim okumak, bu bölgenin insanının kitaplarını okumak bile yasaktı, suçtu. Ama bugün öyle mi? Şimdi ne yapmalı? Gelinen bu noktanın içini doldurmalı, bu zamanı iyi değerlendirmeliyiz” diyerek daha çok çalışmamız gerektiğinin altını çizdi.
Günün son konuşmasını Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Yazar Ramazan Kayan yaptı. Kayan, bugünün kendisinde çok acı bir hatırasının olduğunu söyledi. Bugünün Malatya’dan göç ettiği gün olduğunu, bu nedenle de içinde bir burukluk yaşadığını ifade ederek konuşmasını şöyle devam ettirdi: “İçimde bir eziklik, derin bir hüzün, büyük bir kaygı içerisinde bir akşam vakti çıkmıştık yola. Yaptığım istişareler sonucunda böyle bir karar vermiş ve İstanbul’a göçmüştüm. Aradan 10 koca yıl geçti. Ve bugün Malatya’ya geldim. Bırakıp gittiğim Malatya ile bugün gördüğüm Malatya’yı mukayese ediyorum. Giderken çok tedirgin gittim. Ancak bu tabloyu görünce Allah’ıma hamd ediyorum. Bugüne kadar Malatya’yı diri tutan ve o ruhu günümüze taşıyan hocalarımıza minnet borçluyuz” diyerek cezaevlerinde gün sayan Müslümanlara selam yolladı.
Bundan sonra da durmadan çalışmamız gerektiğine vurgu yapan Ramazan Kayan, “Bizler belli günlerde değil, öylesine kardeş olmalıyız ki gecenin bir vaktinde birbirimizin kapısına dayanabilmeli, kucaklaşıp, dertleşebilmeliyiz” diyerek sorumluluklarımızı hatırlattı. Davet gönüllüleri olarak daha çok işimizin olduğunu ve Türkiye’ye verilecek çok şeyimizin olduğunu söyleyen Kayan, “Türkiye’nin Malatya’dan çok beklentisi var. Türkiye’deki İslami çalışmalara katkılarınızı herkes hayırla anıyor. Ama hayat devam ediyor. Üzerinize düşeni yapacak en büyük zorlukların üstesinden geleceksiniz” diyerek davetlilerin önüne hedefler koydu. Kayan, “Bunun için de bir olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz. Örgütlü olmalıyız, ancak örgütçü olmayacağız” dedi.
Konuşmaları oturdukları yerden can kulağıyla dinledikleri gözlenen aileler, ikram edilen yemekleri yiyerek akşama kadar gönüllerince eğlendiler, biriken iş yorgunluğunu ve stresi attılar.
Çocuklar, pikniğin keyfini yapılan etkinliklerle, yapılan yarışmalarla ve oyunlarla çıkardılar.