Ana Sayfa Yazarlar Ölçü hakikatse, pire için yorgan, `iktidar kavgası` için `ülke` yakılmaz! – (Yusuf Kaplan)

Ölçü hakikatse, pire için yorgan, `iktidar kavgası` için `ülke` yakılmaz! – (Yusuf Kaplan)

0
Ölçü hakikatse, pire için yorgan, `iktidar kavgası` için `ülke` yakılmaz! – (Yusuf Kaplan)

Ölçümüz, İslâm`ın şaşmaz hakikatleri ve evrensel ilkeleri; kaygımızsa, İslâm dünyasının ve insanlığın geleceği olmalı…

Gerisi teferruat olarak kalmalı…

SATIR`LARI BIRAKIP, SADIR`LARA BAKALIM…

`Cemaat` de, `parti` de, bu şaşmaz hakikat terazisine vurularak değerlendirmeye tabi tutulmalı…

…Ki, zihin, ruh ve beyin hastalıklarımızdan kurtulup, şifa bulabilelim… Satırları bırakıp, sadır`lara sarılmasını bilelim…

İnsanlığa söylenecek tek sözü, insanlığın ihtiyacını duyduğu hakikatin özlü sözünü ulaştırabilecek liyakate, selahiyete ve hakikate ulaşabilelim…

Hakikatin herkesi ısıtan ve ışıtan, herkese umut aşkı ve ufuk ışığı sunan güneşine vâsıl olabilelim…

Ve bidayette, hakikat çocuğunun doğuşunu seyre dalabilelim…

Nihayette ise, karanlığın ortasında, alacakaranlık anaforunda oraya buraya savrulan insanlığa, `durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak` diye haykıracak bir noktaya ulaşabilelim…

HASTALIĞIMIZ MİYOPLAŞMA: ZİHNİMİZİ, BEYNİMİZİ VE RUHUMUZU ÖLDÜREN TEK PRANGA!

Hastalığımız miyoplaşma.

O yüzden `iyotlaşıyoruz` ve ortalığı `yaban otları` kaplıyor kolayca.

O yüzden göremiyoruz hakikatleri bütün berraklığıyla…

O yüzden `gözlük` kullanıyor, bu `gözlüklerle` bakıyoruz olaylara; ama `gözcülük` ve `sözcülük` yapıyoruz yalnızca…

Oysa miyoplaşma, insanın zihninin, beyninin ve ruhunun önündeki tek pranga!

Peki, bu prangayı nasıl kıracağız, zihnimizi, beynimizi ve ruhumuzu esir eden, körleştiren, karanlıklara gömen prangalarımızdan nasıl kurtulacağız, bu durumda?

İşte bu yazıda, bunun yol haritasını sunacağım size, âcizane, dilim döndüğünce, yüreğim yettiğince!

Lütfen, hakikatle hemdert olmak isteyen herkes akl-ı selimle, hakikatle hemdost olmak isteyen herkes kalb-i selim`le ve hakikatle hemhâl olmak isteyen herkes zevk-i selimle, özetle dikkatle ve rikkatle kulak kesile! Lütfen!

BU DÜNYAYA VAR OLMAYA DEĞİL, HAKİKAT ATEŞİNDE KOR OLMAYA GELDİK!

Bu dünyaya, var olmaya değil, hakikat ateşinde yanmaya, kor olmaya geldik biz…

Bu dünyanın ayartıcı nimetlerine konmaya değil, Hakikat ateşinde yanarak kul olmaya gönderildik!

Aşk ile, şevk ile, zevk ile Hak`ka hakkıyla kul olmaya, Hak`tan başka hiç bir kulun kulu, hiç bir pulun kölesi, hiç bir putun uydusu olmamaya geldik…

Olmaya geldik… Kendimizi bulmaya… Bu dünyadan uzaklaşarak olgunlaşmaya…

Olgunlaşarak ayartıcı benliğimizden ve bencilliğimizden, yıkıcı kibirden ve küfürden, yoksayıcı körlükten ve nankörlükten uzaklaşmaya…

Hakk`a, hakikate, adalete yaklaşmaya…

Hakikate ihanetten, hakikat kardeşliğine hıyanet etmekten uzak durmaya…

Var olmaya değil, hakikat ateşinde yanmak için can atan, canından aziz bildiği Canan`a koşan, hakikat ateşini tutuşturan kor olmaya…

Olgunlaşarak hakikatin hakikat olması, hakikatin hayat olması için Hakk od`unda Hâlik için `halk odun`u` olmaya, Hakk`ın hakikatine vâsıl olmaya gönderildik…

O hâlde, bu dünyada var olmaya ve iktidar kurmaya değil, hakikat ateşini yakan kor olmaya ve hakikat ateşinde yanan kul olmaya bak!

İÇİNDEKİ `BEN` ATEŞİNİ YAK, `HİÇ` OLMAYA BAK!

İçindeki ben ateşini, bencillik ateşini, benim cemaatim, benim partim diyerek büyüttüğün ayartıcı şer-şeytan ateşini söndürmek için hakikat ateşini yak…

Ve söndür içindeki `benlik` ateşini… `biz` ateşini öldür… kül et…

Aslâ tarafgirlik etme hakikatten başka hiç bir şey`e!

`Hiç` olmaya bak! `Hiç` olduğun zaman, Hakk sana ayna tutacak, hakikat, önünde malum olacak!

`Nesin ki sen, kimsin ki sen Hakk`ın aynasında! Hakikatin yanında!` de, kendi kendine!

HAKİKAT ATEŞİNDE YAN DA UYAN VE UYANDIR UYUYAN BÜLBÜL`Ü!

Aslâ körlük ve nankörlük etme hakikate! Hakikat aşkına, Hak aşkına, halk`ın Hâlik`ı aşkına yan hakikat ateşinde…

Yan da uyan, iki asırlık uykudan!

Ve uyandır bülbül`ü kış uykusuna dalıp uyuyan!

Uyandır ki, şakısın hakikatin şarkısını durmamacasına bütün uyuyanlara, bülbülün şarkısına hasret kalan, hakikate susayan insanlara, çölleşmiş ruhlara, kuraklaşmış topraklara, kurumuş yapraklara…

Uyan, uyan da, kendine hâline yan, ey `ağlayan adam`, ey hakikat od`unda yanacak, hakikatin od`undan kana kana, doyasıya tadacak, tadarak hakikate varacak, hakikatin izine yüz sürecek, hakikat ateşinde yanıp kül olacak odun olmak için yanıp tutuşan `yusuf kaplan`!

HAKİKATTİR ASLOLAN! GERİSİ YALAN DOLAN, `ZEHİRLİ YILAN`!

Hakikattir aslolan! Hakikatin hakikati!

Gerisi yalan-dolan!

Bu dünya da, bu dünyanın ayartıları da, iktidarları da şımartıcı, azgınlaştırıcı, hakikatten uzaklaştırıcı `zehirli yılan`!

SEN, HIRSIZIN ELİNİ KES KESİNKES! AMA SEN DE, YOL KESME, `EMİN` OLSUN SENDEN HERKES!

Bak: Bir çocuk doğuyor ufuktan… Hakikat güneşinin çocuğu…

Ufku karartma… Umudu unutma… Umudu unutursan, ufku da bulamazsın!

Umuttur hakikatin çocuğunu doğuracak olan, ufuktan…

Umuda sarıl, ufka bak! Kalk, ufuk yolculuğuna râm ol hiç durmadan!

Sen hırsızın elini kes kesinkes ve yolu tıkayanların önünü kesmeyi de unutma!

Ama sen de yol kesme, `emin` olsun senden herkes!

Sen, hırsızları durdur mutlaka!

Ama sen de yolkesenlerin umudu olma aslâ!

HAKİKATİN ÇOCUĞUNU VURAN OLMA!

Hakikatin kölesi ol, dünyada var olmak için çırpınan, `dünyaya sahip olmak` için cemadata dönüşen `cemaat`in, pırtı`ya dönüşen `parti`nin kulu olma… Uydusu olma… Kölesi olma…

Ama doğan güneşi karartan, güneşle birlikte doğan hakikatin eşsiz çocuğunu vuran da olma…

Sen, Hakikatin çocuğunu vuranların önünde sarsılmaz ve savrulmaz bir şekilde dimdik duran muhkem bir duvar ol, yalnızca!

BEDELSİZ HAKİKAT, İNSANI YAKAR, HAKİKATİ YIKAR!

Kriz hem imtihandır, hem de bir imkân, demiştim, sana.

İmtihanı vermeye bak: Krizi, imkân`a dönüştürmek için bu dünyada var olmaya değil, hakikat ateşinde yanan kor olmaya geldiğini unutma!

Hakikat ucuz değil, bedel ister!

Şu an bu bedeli ödüyorsun, bu bedeli ödeyebilirsen imtihanı da verebilirsin!

Bedelsiz, çilesiz, ucuz elde edilen hakikat, insanın ateşi olur, yakar!

Ve yıkar hakikati de!

SEN ATEŞİ YAKAN DEĞİL, ATEŞTE YANAN OLMAYA BAK!

Sen ateşi yakan değil, ateşte yanan olmaya bak!

Oysa bedeli ödenmiş hakikat, insanın güneşi olur, metanetinin ve sabrının, ihlasının ve aşkının, şevkinin ve zevkinin, kalbinin ve ruhunun, zihninin ve beyninin yol feneri olur, ışık saçar, umut kaynağı olur, ufuk açar!

Hakikatin bedelini ödüyorsun şu an, atan, senin için, senin hakikat ateşinde kor olup yanman, insanlığın önünü açman ve aydınlatman için ken
dini yakan Abdülhamid Han`dan bu yana…

Kalk ayağa! Yönel Rabbine! Bedduayla değil, rahmet ve merhamet duasıyla!

ÖMER OL! KILICIN HAKİKAT VE ADALET KILICI OLSUN!

Ömer ol! Kuşan hakikatin adalet kılıcını!

Ve durdur bu hepimizi yakacak lanetli operasyonu, söndür içindeki benlik ateşi yangınını!

Cemaat putunu da, parti putunu da at ateşe! Dünya hırsını da, iktidar ihtirasını da söndür bu hakikat ateşinde!

Yönel kardeşine! Sarsılmaz bir aşk ateşiyle, hakikat hasretiyle, sarıl!

Af dile Rabbinden! Özür dile kardeşinden…

EBUBEKİR OL! CEHENNEM SADECE SENİ ALSIN, BAŞKALARINA YER KALMASIN!

Ebubekir ol! Kucağını aç herkese! Hem de öyle bir aç ki, bütün şeytanlar kaçacak delik arasın, cehennem sadece seni alsın, başkalarına yer kalmasın!

Kucaklaş kardeşinle ve söndür fitne ateşini!

Hakikat güneşi her tarafa ışık saçsın! Kardeşinin önünü açsın! Gönlünü açsın, gönlünde Efendimiz`in nursaçan, ışık saçan, rahmet saçan gülleri açsın!

Unutma: Nasıl pire için yorgan yakılmazsa, `iktidar hırsı` için de ülke yakılmaz! Ümmetin geleceği ateşe atılmaz! İnsanlığın umudu söndürülmez! İnsanlığın ufku karartılmaz!

Yorganı değil, pireyi yak!

Ülke`yi değil, kendini, benini, cemadata dönüştürdüğün `cemaat`ini, pırtıya dönüştürdüğün partini yak!

İlkeyi değil, ilkesizliği yık!

KUCAKLAŞ KARDEŞİNLE! `BEN, ÖNEMSİZİM; ÖNEMLİ OLAN SENSİN!` DE!

Ve hakikat sarayına ulaştıracak köprüleri kur! Gönül köprülerini yeniden!

Gürül gürül adalet akan, şefkat akan, dua kokan, duayla davaya koşan, su taşıyan ve süt veren ırmaklar akıt hakikat pınarından!

Bunun için Bediüzzaman`a kulak kabart! Bak, ne diyor, üstad! İyi dinle, Mesnevi-yi Nuriye`de:

Mühim`le ehemm`i karıştırma birbirine!

Mühim, ben`le ilgilidir; ehemm`se sen`le!

`Ben, önemsizim`, de kardeşine! `Sen varsan, ben de varım; sen varsan, ben de `varolur`, hakikate ram olur, bir kıymet kazanırım`.

O yüzden `Sen, benden daha önemlisin`, de: Bu ülke için de, ümmet için de! İnsanlık için de!

BALTANI AT, SADRINA BAK! HAKİKAT IŞIĞINI YAK!

Kalk ve yürü kardeşine doğru! Satırınla değil, sadrınla yönel ona! Baltanı at, sadrına bak!

  • 28 Şubat’ın iki büyük ihaneti!
  • Üç Turgut Cansever: Düşünür, Mimar, Bilge
  • 15-25 yaş kuşağını kaybedersek, yüzyılı kaybederiz!
  • Önümüzü açacak öncü kuşak için 100 Kitaplık Okuma Listesi-4. Aşama
  • Tehlike büyük: Peygambersiz, âmentüsüz bir İslâm icat etmek istiyorlar!
  • İnsanlık, nereye sürükleniyor?
  • Suriye sorununda kör noktalara dikkat!
  • Önümüzü açacak öncü kuşak için 100 Kitaplık Okuma Listesi- 3. Aşama
  • Yahudiler dünyayı esir aldılar: Dünyanın bir Yahudi Sorunu var
  • Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!