Oku Yaratan Rabbi’nin Adıyla

0
Oku Yaratan Rabbi’nin Adıyla

Hanımeli Derneği Okur Platformu, Okuma Kampı Gerçekleştirdi

Okumak; kurtulma, özgür olma gücü kazandırır. Okumayanlar, dar çevrelerinin kısır düşünceleri, gelenek ve göreneklerin yetersizlikleri içinde kapalıdır. Okumayı sevenler, yerlerde sürünmezler, bir kanat vuruşuyla evrensel düşüncelerin mutlu iklimine yükselirler. İnsanlığın en yüce kişilerinden meydana gelmiş bir toplum içinde yaşarlar. (Payot)

“Oku yaratan Rabbin adıyla” Rabbani ve Rahmani emriyle yola koyularak Gençlik Platformları bünyesinde teşekkül eden “Okur Platformu”na‘bismillah’ diyerek bir adım attık ve yine O’nun adıyla bir ilim yolculuğu başlattık…

Ve  “Ya Rabbi!.. İlmimi artır”, şeklinde dua eden ve ilme doymayan ilim talibi gençlerden oluşan, “Kitapla Gençleşen Bir Toplumu” hedefledik.

Bu yolculuğa çıkan herkes, hayatının sonuna kadar kendini “talebe” olarak görecek, eline geçirdiği her yeni eser, tanıştığı her ilim adamı onun ilmî zenginliğinin artmasına vesile olacaktır. İlim yolundaki her gün yeni bir cahilliğini öğrenecek, daha bir aydınlanacak, ilmî derinlik ve geniş ufuk kazanacaktır bu anlamlı seyahatte…

Muaviye b. Yahya’nın rivayetine göre; Allah Tealâ Davud aleyhisselama şöyle vahyetti: “Demirden bir baston ve demirden bir ayakkabı edin. (İlim yolculuğuna çık.) Bu demir baston kırılıncaya ve demir ayakkabı delininceye kadar ilim tahsiline devam et.”

Bu okumaları gerçekleştirirken, kitaplar da dostlar gibi iyi seçilmelidir. V. Dillon’un deyimiyle “Okuyacağınız yazarı, arkadaşınızı seçer gibi seçin.”

Okur platformunun ilk faaliyeti olarak, seçkin kitaplarla derneğimizin yükseköğretim öğrencilerine yönelik okuma alışkanlığı kazanma, okuduğu kitaplarla geçmişini sorgulama, geleceğini doğru planlama ve gününü doğru çözümleme amacı taşıyan,” kitap okuma kampları” düzenledik.

Dünün ulusal ve evrensel değerlerini, bugünün düşüncesi ve dünya görüşüyle doğru yorumlamak gayesiyle; eğitimci kadromuz ve öğrencilerimizin katılımıyla geçtiğimiz günlerde Necip Fazıl Kısakürek’in“SON DEVRİN DİN MAZLUMLARI” adlı kitabı, kampımızın ilk kitabı olarak belirlendi ve 23-24 Ocak 2014 tarihinde 20 kişinin katılımıyla “kitap okuma kampı” gerçekleştirildi.

Kitabını, “İttihat ve terakki ile başlayan, cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizen ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıcıyla düşürülen masum başların hikayeleri” olarak tanımlayan Necip Fazıl’ın “Son Devrin Din Mazlumları” adlı kitabı, son devrin tartışmalı ve tarih kitaplarımızın üstünü kapattığı; “31 Mart”, “Şeyh Said İsyanı”, “İskilipli Atıf Hoca”, “Menemen Olayı”, “Dersim Olayı”; ayrıca o dönemin İslami önderlerinden Said Nursi, Süleyman Efendi ve Esseyyid Abdulhakim Arvasi’yi doğru bir bakış açısıyla anlatıyor.

İlk kampımızda kitap okunduktan sonra yapılan kritikte, yakın tarihteki olayların bu kadar çarpıtılıp, olayların üzerinin kapatılması büyük tartışma konusu olurken, öğrencilerden alınan yorumlarda ise; tarihi bugüne kadar hep yanlış öğrendiklerini ve gerçek tarihin öğrenilmesi gerektiğine vurgu yaptılar.

“Mümkün Olsaydı, Her Karış Toprağa Buğday Eker Gibi Kitap Ekerdim” (Horace Mann)

“O bir numune, bir ideal, bir örnek insan”dı. Kendi kişiliğini kendi inşa etmek isteyen her kadın için bir “Şahitti”…

O dahili ve harici cephelerde verdiği devamlı mücadelesiyle, babasının ve eşinin evinde, toplumda, düşüncede, hareket ve yaşamında; kadının “nasıl olması gerektiği” sorusuna cevap vermiştir.

İşte o kadın “Fatıma” idi.

Yaşadığı döneme ve toplumuna karşı sorumluluk bilincine sahip “direnişin ve bilincin sembolü” bir kadın…”

8-9 Mart 2014 tarihinde ikinci kampımızda, İslamın öngördüğü kadın modeli Hz Fatıma’yı gündemimize alarak Ali Şeriati’nin “KADIN(FATIMA FATIMADIR)” kitabı olarak belirledik.

Kampın ilk günü 20 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen kitap okumaları,  kampın ikinci günü 36kişiyle yapılan kitap kritiğiyle devam etti. İlk olarak yazarın tanıtımıyla başlayan kritikte, devamında sorulan:

“Yazar, bu kitabı niçin yazmıştır? Kitabın hedef kitlesi kimdir? Yazar, amacına ne ölçüde ulaşmıştır?” sorularıyla,  kitabın mahiyeti belirlendi.

Üç saat süren kritik esnasında, kitap bütün yönleriyle tartışıldı. Kampa katılan öğrenciler kitabı üç bölüme ayırarak incelediler. Kadın kimliğinin anlatıldığı bölümü n daha çok ilgilerini çektiğini belirten okurlar, Şeriati’nin Hz Fatıma hakkında savunduğu bazı düşünceleri tartışma konusu olarak ele aldılar.

Kitap kritiğinin sonunda her kitabın yazıldığı sosyal ve siyasal dönem ve kitabın tercüme hataları da göz önüne alınarak okunması gerektiği konusunda mutabakata varıldı.

Kamplar birçok paylaşımların, beraberliklerin güzelliklerine şahitlik ederken, bu paylaşımlara ek olarak, okunan kitaplar vesilesiyle ilmi-fikri paylaşımlar ve farklı pencerelerden gelişen yorumlar ise çalışmayı daha da bir katmerledi.

Yolculuğumuz okurlarla, kitaplar dünyasında yeni tanışmalara yelken açmaya devam edecektir…