Öğretmenler 15 Temmuz Darbe Girişimini Değerlendirdi

0
106

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimini değerlendirmek üzere bir toplantı düzenledi.

26 Temmuz Salı günü BEKAM toplantı salonunda yapılan toplantıya Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Hıdır Akaslan, komisyon üyeleri ve 40 civarında öğretmen katıldı.

Toplantının açılışını yapan Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Hıdır Akaslan, yaşanan darbe girişiminin bir turnusol kâğıdı gibi insanların nerede, nasıl durduğunu anlatan önemli bir parametre olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Darbenin olduğu akşam alanlardaydık. Buradaki birçok arkadaşımızla orada karşılaştık. Bizi oraya vicdanımız getirdi. Hani hep derler ya olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten içinde bulunduğumuz süreç olağanüstü bir süreç. Daha önceki bir toplantımızda şunu demiştim, Ortadoğu yeniden şekilleniyor, İslam dünyası yeniden şekilleniyor. 1915’te bir parantez açılmıştı bu parantez hâlâ kapanmadı. Bu yüzyıllık hesaplaşmanın ucu tam da bu günlere denk geliyor.

15 Temmuz gecesi aslında ilk tuğla Türkiye’de konuldu. Bundan sonra bütün Ortadoğu 15 Temmuz akşamı o tuğlaya göre, Türkiye’de yaşanan o karşı devrime göre yeniden şekillenecek. Olağanüstü bir süreç derken bunu kastediyorum. Türkiye halkının yaptığı şeyin Türkiye’de kalmayacağı, dünyanın dört bir tarafına domino etkisi yapacağı, hale hale yayılacağı düşüncesindeyim. Bu üç aylık süreç doğru değerlendirilirse Türkiye için, ümmet için hayırlara vesile olacak inşallah. Bu toplantımızda içinden geçtiğimiz bu süreci değerlendireceğiz.”

Bu, süper güçlerinin ittifakı ile yapılmış bir darbe girişimidir

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de insanlık tarihinin kırılma dönemleri olduğunu altını çizerek şunları dile getirdi:

“Bu anlamda son birkaç yüzyılı şekillendiren Fransız devrimi olmuştur. Avrupa oradan doğmuştur. Bu kavramlar, yönetim tarzı farklılaşarak dönüşmüştür. Şu an içerisinden geçtiğimiz bu dönem dünyanın en süper güçlerinin ittifakı ile yapılmış bir darbe girişimidir. Bu darbe girişimine karşı milletimiz fert fert karşı durdu. Bunun örgütlü bir yapıya dönüşmesi lazım.

Suç işleyen kim olursa olsun cezasını çekmesi gerekir

Liderleri çıkaran toplumlardır. Lidersiz toplum olmaz, liderin önemi büyük. Kendi derdine düşen, canını kurtaran liderlerden bu millet çok çekti. Ama tıpkı tarihte olduğu gibi yeni bir çağ başlamış oldu. Bir tarihçi arkadaşımız süreç için ikinci Selahattin olayı demişti. Darbeyi yapanlara ne kadar hakaret etsek azdır. Ama çok fazla hakaret dili kullananlar bunlar tarafından aldatılmış olanlardır, bunlarla iş tutmuş olanlardır. Bu bir insan psikolojisidir. Bizim hakaretle işimiz olmaz. Biz Müslüman olarak suç işleyen kim olursa olsun bunun cezasını çekmesi konusunda bir duruşu ortaya koymamız gerekir. Allah bu konuda bizi istikamet üzere tutsun.

Bu millet canını ortaya koydu şehit oldu, gazi oldu. Binlercesi de ‘ben niye şehit olmadım’ diye hayıflanıyor. En çok duyduğumuz şey ‘abdestimi aldım sokağa çıktım’ sözü. Ne anneler var, artık Nene Hatunlar tarihte kaldı. Bir anne iki çocuğunu gönderiyor ‘şehit olmadan gelmeyin’ diyor.

Allah insanların özünde taşıdığını ortaya çıkarttı

Artık paradigma değişti. Fakat bunu yönetebilmek, daha ileriye taşımak lazım. Olağanüstü bir süreç yaşanıyor. Allah, insanların özünde taşıdığını ortaya çıkarttı.  Bu süreç iyi yönetilemezse saman alevi gibi söner gider. Burada da bizim âlimimizin, entelektüelimizin, düşünürümüzün bunu nereye götürmesi gerektiğini de bilmesi lazım.

Biz eğer Allah’ın önümüze açtığı bu fırsatları ilerilere taşırsak önümüzdeki süreç kalıcı olur. Tıpkı küçük küçük damlaların, pınarların bir dereye dönüşmesi gibi. Vakıfların, derneklerin sivil toplum kuruluşlarının hepsinin bir vadiye akması gibi. Gördük ki bu akarı yönetebilirsek, bu ülkeden başlayan bu süreç İslam dünyasını ve tüm dünyayı yönetecek.

Tarihi Allah yazar, biz nerede duracağımıza karar veririz

Bu süreçte iyi bir sınav verdik hamdolsun. Her açıdan kıymetli bir değerle karşı karşıya geldik. Burada kadınıyla erkeğiyle her kesime ulaşmamız lazım. Bu süreci millet olarak iyi yönetemezsek bu fırsatı Allah elimizden alır.

İyi yönetemediğimiz yerleri görüyorsunuz. Allah Afganistan’ı geri aldı, Sudan’ı geri aldı, Mısır’ı geri aldı. Aliya’nın dediği gibi; ‘tarihi Allah yazar, biz nerede duracağımıza karar veririz.’ Bu yeni sorumluluğun metanetiyle, daha çok çalışmamız lazım. Bu dönemde öğretmenlerimizin çok daha kuşatıcı, kapsayıcı olması lazım.

Bir toplum için en büyük felaket örgütsüzlüktür

Bir toplum için en büyük felaket dağınıklıktır. Suriye’yi görüyoruz, bir organize yok, bir lider yok. Bu yapıların devleti ele geçirme amacını, hedefini ortadan kaldırmak için devletin de milletin olması lazım. İnşallah bu süreçte milletin devletini kurarız, o zaman ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ olur. 

Buradaki amaç camiaların devleti ele geçirmesi değil, buralardaki kaliteyi arttırmaktır. Buradaki çabayı bir araya getirmektir. Bunun yolu devleti millete açmak, milletin yapmaktan geçiyor. O zaman da zihinlerin çoğu boşa çıkar. Sadece bu toprağın düşmanları bu tür kalkışmalarda bulunur.”

Konuşmaların ardından öğretmen komisyonu üyeleri tarafından süreç değerlendirildi. Değerlendirmelerin ardından toplantı sona erdi.