Öğretmen Komisyonu’nda Seçim Heyecanı

0
217

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu’nda komisyon başkanlığı ve üyelikleri için 17 Temmuz Salı günü seçim yapıldı.

Bülbülzade Vakfı’nın kuruluş esasları arasında yer alan kurumsal önderlik katılımcı meşveret ilkeleri gereği Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu’nda komisyon başkanlığı ve üyelikleri için seçim yapıldı.

17 Temmuz Salı günü yapılan seçimde Divan Kurulu başkanlığına Hamdi Keleş, Divan Kurulu üyeliğine ise Adem Er seçildi. Kadın öğretmen Komisyonu üyelerinin de katılarak oy kullandığı seçim sonucunda eski komisyon tekrar seçildi.

Seçim sonucunda öğretmen komisyonu Başkanı Mehmet Hıdır Akaslan bir teşekkür konuşması yaptı. Akaslan konuşmasında şu hususlara değindi:

Hayat iman ve cihaddır

“Hayat iman ve cihad demişti, sevgili peygamberimizin dostu Hz. Ebubekir. Önce âlemlerin Rabbine ihlâs ile iman edip sonrasında bir ömür mücadele… Bu anlayış sürekli bir hareketi, mücadeleyi, devinimi öngörüyor aslında. Tembellik, atalet, bıkkınlık olmaksızın ya da tarihi bir durakta kalıp bekleme yapmadan ömrümüzün nihayetine kadar çaba ve gayret… Bu anlayışla yola revan olduk, inandığımız değerlerimizin uğrunda mücadele, hep bir gayret, bir işi bitirince yenisine sarılma cesareti ve heyecanıyla. Ömrümüzün ve yaşadığımız her bir günün Rabbimizin bize sunduğu ve asla telafisi olmayan bir fırsat ve imkân olduğuna inanarak.

Hayatta fail olmayı tercih etmeliyiz

Yaşamda edilgenliği değil, fail olmayı tercih etmeliyiz. Ancak unutmamalıyız ki fail olmanın kendine ait yükü ve sorumluluğu vardır. Bunu omuzlamayı göze alabilenler tarihin yapıcılarıdır. Sıradan olmanın hayatı hiç yaşamamış gibi yiyip bitirdiğini fark etmeliyiz. Tarihin, ailemizin, işimizin, okulumuzun öznesi olmak birçok defa zorlanacağımız, kendi dostlarımızdan sabır ve yardım talep edeceğimiz yükleri yüklenmektir.

Bülbülzade Vakfı ideallerimizin gerçekleşeceği bir ocak

Hayata ve insana dair nelerin var olmasını ya da olmamasını istiyorsak gönüllüsü olduğumuz kurumumuz aracılığı ile onları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda vakfımız bizim istikbale dair beslediğimiz umutlarımızın da mekânıdır. Vakıf içerisinde yaptığımız her bir faaliyet hakikatte kendimiz için yaptığımız çalışmalardır.

Her birimizin sığınılacak liman misali samimi dostluklara ihtiyacı var. Kadim dostlukların olgunlaştığı mekânlara sahibiz. Her birimiz babayız, anneyiz, çocuklarımız var ve bunlara dair endişeler sahibiyiz. Bu şehirde ne kadar bahtiyar insanlarız ki kendi çocuklarımız ve ümmetin çocukları için emin, huzur dolu mekânlara sahibiz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.