Öğretmen Komisyonu İftarı Yapıldı

0
150

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu, 5 Haziran Salı günü Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda iftar programı düzenledi.

İftar programına; Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, İl Milli Eğitimden şube müdürleri, Öğretmen Komisyonu Başkanı Hıdır Akaslan, eğitim yöneticileri, komisyon üyeleri ve 500 civarında davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan iftar programında daha sonra Bülbülzade Vakfı’nın tanıtım filmi izlendi. Ardından Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Hıdır Akaslan kürsüye gelerek bir selamla konuşması yaptı.

Hıdır Akaslan, Ramazan’ın kutlu günler olduğunu ve gönüllerin merhametle dolduğunu belirterek şunları dile getirdi: “Kutlu günlerdeyiz. Gönüllerin merhametle dolduğu vakitlerin taat ve ibadetle geçirildiği Ramazan günlerindeyiz. Ramazan ayı sevgili Peygamberimizin Hira günlerinden de anlayacağımız gibi bir muhasebe ayıdır. Kendimizi ideallerimizin gerçekleşmesi için mücadele ettiğimiz, kurumlarımızı hesaba çektiğimiz günlerdir. Toplum hizmetinde bulunarak adalet, merhamet gibi değerlerin uğrunda çalışmak gerçekten zor bir iştir. Bu faaliyetlerde bulunanlar bireysel konforlarından vazgeçmelidirler. Derneklerimizde, sendikalarda, vakıflarda, kamu kurumlarında taliplisi olduğumuz bu toplum hizmeti sırasında maalesef kendimize ait özel konforlar oluşturmaya başladık. Oysa bu konforlardan vazgeçebildiğimiz kadar işlerimizin hakkını verebiliriz. Zira bulunduğumuz makamlarımızdan imkânlardan kolay vazgeçemememiz bu açıdan da sorgulanmalıdır.

İbn Haldun Moğolları tarif ederken ‘rüzgâr gibi geçici’, Osmanlının varlığını ise ‘derya gibi derin’ olarak tanımlamıştı. Bu, sizin millet olarak dünya görüşünüz ve medeniyet anlayışınızla doğrudan alakalı olan bir meseledir. Coğrafyayı ve zamanı değiştirip dönüştüren köklü eserler, izler bırakmadığınız takdirde tarihte anılmaya dahi değer görülmüyorsunuzdur. Hayata dair kuşatıcı ve deruni anlayışımızın olması gerekir ve tabi ki bu felsefeyi sonraki nesillere aktarabilecek ocaklarımız ve mekteplerimiz bulunmalı.

Eğitim-öğretim işini yalnızca okul binasına hapsetmediğimiz için vakıf insanıyız. Vakıf insanı olarak vakıf içerisinde, mahallemizde, ailemizde kısaca hayatın her alanında eğitim öğretim işlerinin takipçileri olmalıyız. Vakıf içerisinde alanımızla ilgili veya ilgili olduğumuz alanlarda söz söyleyip icraatlarda bulunmalıyız. Mahallemizde karakter eğitimi yapmamıza ortaokul, lise öğrencilerinin hayatı tanımasına, varlığı anlamlandırma çabasına destek vermemize engel neler var ki?

Burada hepimiz anne babayız, kendi çocuklarımızın geleceği için endişeler duyuyoruz. Yaz geldiği zaman İslam’ın da emirlerini öğrenebileceği bir yaz okuluna biz de ihtiyaç duyuyoruz. Üniversite kazanan çocuğumuz olduğu vakit yurda ve ideal sahibi bir topluluğa çocuğumuzu emanet etmeyi bizler de istiyoruz. Çocuğumuz okul dışında da kendi idealleri doğrultusunda bir terbiyeden geçsin istiyoruz. Aslına bakarsanız vakıf içerisinde yaptıklarımız kendimiz için yaptıklarımızdır.”

Selamlama konuşmasının ardından iftar programı sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.